Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5903 E. 2022/7605 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5903
KARAR NO : 2022/7605
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.07.2018 tarih ve 2015/948 E. – 2018/877 K. sayılı kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.02.2021 tarih ve 2020/147 E. – 2021/116 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket, davalı … ve davacı şirket arasında 10/07/2006 tarihinde imzalanan sözleşmesi kapsamında, davacıya, davalılardan …’un sahibi olduğu taşınmaz üzerinde, taraflar arasındaki önceki sözleşmeden bakiye kalan intifa hakkı süresine eklendiğinde toplamı 19 yıl olan 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurulu Kararı gereği davacı ve davalılar arasındaki bayilik sözleşmesinin 17/05/2011’de sona ermesi nedeniyle, 15 yıllık intifa hakkı sebebi ile davalı şirkete verilen intifa ivaz bedelinin hakkın kullanılmayan kısmına denk gelen bakiye bedelin tahsili için açılan davada, dava tarihi itibarı terkin gerçekleştirilmediğinden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, 26/06/2013 tarihinde terkinin gerçekleştiğini belirterek bakiye intifa ivaz bedelinin davalı şirket ile davalı …’dan tahsiline; taraflar arasındaki ariyet sözleşmesi gereği davalı şirket adına düzenlenen hizmet bedeli faturasına konu alacağın davalı şirket ile davalı …’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, yetki ve zamanaşımı itirazlarını ileri sürmüş, esasa ilişkin olarak da davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalının yetki ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshinin sonuçları ile ilgili 12. maddesinde “malik işlememiş olan intifa süresine tekabül eden bakiye intifa ivazını geri ödeme tarihindeki Merkez Bankası Döviz Satış Kuru üzerinden Yeni Türk Lirası olarak P.O. ya iadeten ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt etmişlerdir.” şeklinde düzenlendiği, bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının 17/05/2011 tarihinde zorunlu olarak sona erdiği, peşin ödenen 20.000,00-USD tutarındaki intifa hakkının bakiye kalan 14 yıllık sürenin hiç işlemeden geçersiz hale geldiği, kullanılmayan intifa süresine karşılık 22.067,67 USD’yi davacının talep edebileceği, davacının ayrıca sabit kıymet satış faturası ile otomasyon sistemi demontaj hizmet bedeli faturasına dayalı alacak talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesinde, davacı şirket tarafından davalılara ariyeten tahsis edilen menkul malların ve yapılan sabit yatırımların bedelini davalıların iade ve tazmini ile yükümlü oldukları kararlaştırıldığı, davacı şirketin bu hususta davalı şirkete 188,33 TL tutarında sabit kıymet satış faturası ve davalı şirkete ait istasyonun demontaj hizmet bedeli olarak 881,41-TL tutarında faturalarından kaynaklanan toplam 1.069,74-TL alacağı bulunduğu ve davalılardan …’un ortağı olduğu … İnşaat lehine bayilik sözleşmesi kapsamında doğmuş ve doğacak her türlü yükümlülüğü 750.000,00 TL üst sınıra kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile üstlendiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 22.067,67 USD’nin 29/11/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince tespit edilecek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki T.C.M.B döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalılardan … İnşaat Tic. San. Tur. Ltd. Şti ile … müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı şirkete ödenmesine, 1.069,74 TL’nin 29/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan … İnşaat Tic. San. Tur. Ltd. Şti ile … müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Karar davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, 17/05/2006 tarih ve 764 yevmiye numaralı işlemle 19 yıllığına davacı lehine tesis edilen intifa hakkının, davacı vekilinin “…taşınmaz üzerinde lehtarı olduğumuz intifa hakkının tamamının çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini vekaleten talep ederim.” şeklindeki beyanı üzerine tapunun 26/06/2013 tarih ve 1092 sayılı işlemi ile tekin edildiği, davacının, akdin erken feshi ve Rekabet Kurulu kararı gereğince intifanın kendiliğinden sona erdiğini ileri sürerek, sona erme tarihinden itibaren karşılıksız kalan intifa ödemesinin iadesini istediği ancak bakiye dönem için intifa bedeli talep edilebilmesi için intifa hak sahibinin bu konuda hakkını saklı tutması gerektiği halde bunun yapılmadığı anlaşıldığından eldeki davada artık intifanın kullanılmayan kısmı için davacının hak talep edemeyeceği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından ilk derece mahkemesi hükmünün kesinleşen kısmının tekrarı ile istinaf yoluna başvuran davalı yönünden esas hakkında yeniden karar verilmesine, intifa ivaz bedeli yönelik davanın davalı … İnşaat Ticaret San. ve Turizm Ltd. Şti. yönünden reddine, davalı … yönünden kabulüne, alacak davasının kabulüne, intifa ivaz bedeli 22.067,67 USD’nin 29/11/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince tespit edilecek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalı …’dan alınarak, davacıya verilmesine, fatura alacağı 1.069,74 TL’nin 29/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar … İnşaat Tic. San. Tur. Ltd. Şti. ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi sebebiyle bakiye intifa ivaz bedeli ile ariyet sözleşmesi gereği davalı şirket adına düzenlenen hizmet bedeli faturasının davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 11/02/2021 itibariyle temyiz kesinlik sınırı 78.630,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, davacının 67,889,84 dava değeri üzerinden açmış olduğu davası ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince davacı taleplerinin ayrı ayrı kabulüne karar verildiği, kararın davalı şirket vekilince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kararı istinaf eden davalı şirket yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle intifa ivaz bedeline yönelik davanın davalı şirket yönünden reddine, davalı … yönünden kabulüne, alacak davasının kabulüne karar verildiği, tarafların temyize getirdiği miktarların temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun’un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu karar verilebileceğinden, davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz istemlerinin miktar yönünden REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinini Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.