Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5920 E. 2022/7388 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5920
KARAR NO : 2022/7388
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16.03.2021 tarih ve 2014/923 E. – 2021/150 K. sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu bononunda içine bulunduğu 5 adet bononun zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, davalının kötüniyetli bir şekilde bonoyu iktisap ettiğini, ayrıca bonoda usulüne uygun bir ciro zinciri bulunmadığını, müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu senedi ciro yolu ile edinen iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, zayi nedeni ile verilen iptal kararının iptali amaçlı dava açması ve bu hususta mahkememize delil sunması amacı ile davalı tarafa süre verildiği, davalı tarafından Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/105 esas numarası ile Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle ) davası açıldığı, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/105 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde, Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davası olduğu, tarafların davayı takip etmemeleri nedeniyle 11/12/2018 tarihinde işlemden kaldırıldığı, bu tarihten 3 aylık yasal süresi içinde davanın yenilenmediği ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, hakkında iptal kararı verilen bononun iptaline ilişkin davada esasa dair bir karar verilmemişse de, iptal edilen bonodan kaynaklı takip yapılamayacağı bozma kararında da belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Adıyaman 1.İcra Dairesi Müdürlüğü’nün 2011/2486 esaslı takibe konu 20/11/2010 tanzim tarihli ve 20/12/2010 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı davalıya borcunun olmadığının tespitine, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyiz başvuru şartlarından olan ve HMK 344 maddesinde belirtilen temyiz harçları ile temyiz avanslarını hiç yatırmadığı anlaşıldığından davalı tarafa temyiz yoluna başvurma harcı, nispi temyiz harcı ile temyiz avansını yattırması için bir haftalık süre verildiğini içeren muhtıranın davalı vekilinin elektronik posta adresine tebliğ edildiği, 03/03/2021 tarihinde yapılan tebliğe rağmen 1 haftalık kesin süre içeresinde ilgili harç ile avansı yatırmadığı gerekçesiyle davalı tarafça ilgili temyiz harç avansını tamamlatılması konusunda 03/03/2021 tarihinde tebliğ olunan muhtıraya rağmen yasal süre içerisinde eksiklik tamamlanmadığından, HMK’nın 344 maddesi gereğince davalı tarafın temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece, davalı vekilinin 26.02.2021 tarihli dilekçesi üzerine verilen 16.03.2021 tarihli ek kararla, davalı tarafa temyiz yoluna başvurma harcı, nispi temyiz harcı ile temyiz avansını yatırması için bir haftalık süre verildiğini içeren muhtıra davalı vekiline 03.03.2021 tarihinde yapılan tebliğine rağmen 1 haftalık kesin süre içerisinde muhtıra gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiş ise de, mahkemece verilen 10.02.2021 tarihli kararın taraflara 07.03.2021 tarihinde tebliğinin yapıldığı, böylece karar henüz tebliğ edilmedilmeden eksik harçların yatırılması için muhtıra çıkartıldığı ancak temyiz süresi içerisinde harç ve giderlerin yatırıldığı anlaşıldığından, mahkemece, muhtıraya rağmen eksik harçların tamamlanmadığından bahisle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılarak davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine geçilmiştir.
2-Dava, zayi nedeniyle iptaline karar verilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafından Kıymetli Evrakın İptali (Zayi Nedeniyle ) kararının iptali talebiyle dava açıldığı, tarafların davayı takip etmemeleri nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği , ve bu kararın kesinleştiği, hakkında iptal kararı verilen bononun iptaline ilişkin davada esasa dair bir karar verilmediği, bu nedenle iptal edilen bonodan kaynaklı takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile Adıyaman 1. İcra Müdürlüğünün dayanağı olan 20.11.2010 tanzim, 20.12.2010 ödeme tarihli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafından zayi nedeniyle bononun iptali kararının iptaline ilişkin bir dava açılıp hüküm alınmadan iptal edilen bonoya dayalı takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalının takibe dayanak yaptığı bonodan doğan haklarını ortadan kaldıracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair 16.03.2021 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.