Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5950 E. 2023/900 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5950
KARAR NO : 2023/900
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :…. Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili firmanın 1963 yılında İspanya’da kurulduğunu, Zara, Zara Home, Pull&Bear, Massımo Duttı, Bershka, Stradıvarıus, Oysho ve Uterque-Boastıng isimli 8 farklı marka grubu ve bu markalar altında faaliyet gösteren mağazaların sahibi olduğunu, müvekkili şirket grubunun 22’si Türkiye’de olmak üzere toplam 72 ülkede 761 tane giyim ürünlerine ilişkin MASSIMO DUTTI mağazası olduğunu ve bu şekilde tanındığını, davalıların MARTIN WRINKLE markasına ilişkin “www.martinwinkle.com” internet sitesi üzerinden müvekkilinin tanınmış şekil markasının ayırt edilmeyecek derecede benzer olan markasını izinsiz olarak kullandığını, davalının iş yerinde tespit yapıldığını, davalının ilgili ürünlerininin “Stockport Export” isimli mağazadan 11.11.2016 tarihinde fatura karşılığı alındığını, davalıların lüks bir mağazada/showroomda satış gerçekleştirerek tüketicileri yanıltıklarını beyan ederek, davalıların tescilsiz kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, davalıların kullanımının durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde; Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında davacı adına ”MASSIMO DUTTI” ibareli markanın tanınmış marka olduğuna ilişkin bir kayıt olmadığını ayrıca davaya konu edilen logoya ilişkin bir tanınmışlıktan söz etmenin de mümkün olmadığını, müvekkiline ait markanın ”MARTIN WINKLE” ibaresi olduğunu, müvekkillerinin bu markayı tercih etmesinin nedeni müvekkilerinden …’nın yeğenin adının ANDREW MARTIN BULEND WINKLE olmasından kaynaklandığını, … yeğeninin adından esinlenerek ”MARTIN WINKLE” markasını oluşturduğunu, dolayısıyla söz konusu markanın davacı markasıyla ilgisinin olmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da davacıya ait Massimo Dutti markası ile müvekkiline ait Martın Winkle markası arasında bir iltibasa neden olacak derecede benzerliğin olmadığının açıkça belirtildiğini, somut olayda davalının MARTIN WINKLE ibaresi ile birlikte kullandığı logonnun davacı logosu ile iltibas yaratmadığını, davacının tanınmışlığından faydalanmak için bu markayı tercih etmediğini, müvekkilinin mağazasının …’de olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir tanınmışlık sözkonusu ise bunun sadece Massimo Dutti markasına ilişkin olduğunu, tüketicilerin müvekkiline ait logoyu görüldüğünde davacıya ait logonun akla geleceği iddiasını kabul etmenin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın şekil ibareli markası ile davalı yanın fiili kullanımına konu olan ve davalı işyerinde yapılan keşifte rastlanılan ürünlerde yer alan MD şekil ibareli tescilsiz markaların tasarlanış biçimi olarak benzer olmaları, taraf markalarının aynı ürünlerde kullanılması, hitap ettikleri tüketici kitlelerinin aynı olması nedeniyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci maddesinin (b) bendi anlamında benzer olduğu gibi 556 sayılı KHK’nın 9 uncu maddesi kapsamında da marka hakkı ihlali olduğu, davalı işyerinde yapılan incelemede bu logonun kullanıldığı 4 farklı ürün grubunun bulunduğu bu kapsamda davalının bu ürün gruplarında kullandığı ibare ile davacının 2012/07559 kod numaralı tescilli markasından kaynaklanan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflara ait marka ve logolar arasında bir benzerlik bulunmadığını, müvekkiline ait markanın ”MARTIN WINKLE” ibaresi olduğunu, müvekkillerinin bu markayı tercih etmesinin nedeni müvekkilerinden …’nın yeğenin adının ANDREW MARTIN BULEND WINKLE olmasından kaynaklandığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ön planda olan kullanımının “MASSİMO DUTTİ” olduğunu, müvekkillerinin … gibi bir semtte satış yaptığını, davacı markaları ile aralarındaki fiyat farkının oldukça yüksek olduğunu, bunun da hitap edilen tüketici kitlesi nazarında iltibas oluşturmadığını, hükme esas alınan raporun yetersiz ve hükme elverişli olmadığını, heyette sektörde uzman bilirkişi bulunmadığını, internet sitesinin kapatıldığını, burada herhangi bir satış yapılmadığını, işyerinde yapılan keşif esnasında da herhangi bir satış yapılmadığını beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka ile davacı markalarının tasarlanış şekli ve biçim bakımından ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, markaların kullanıldığı emtiaların birbirinin aynısı olduğu, her iki firmanın da aynı sektörde faaliyet gösterdiği, bu benzerliğin ortalama tüketici nazarında işletmesel bağ algısı oluşturabilecek nitelikte olduğu, her ne kadar internet üzerinden marka kullanımı ve satış faaliyeti tespit edilememiş ise de davalıya ait iş yerinde yapılan keşifte 4 farklı ürün grubunda logo kullanımının tespit edildiği, dava tarihinde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin koşullarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların kullanımının davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci ve 9 uncu maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.