Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6000 E. 2023/1049 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6000
KARAR NO : 2023/1049
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki endüstriyel tasarımın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin piyasalarda Rambo ibareli ürün olarak bilinen kurusıkı tabanca modeli ile ilgili tasarım çalışmaları yaptığını, yaptığı çalışmaları kayıt altına almak amacıyla Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/62 D.İş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti yaptırdığını, tasarım aşaması bittikten sonra ilk üretimleri yaptığını, firmaya ait www.kralav.com adresinde yayınlanması maksadıyla web hizmet sağlayıcı firmaya 01.10.2012 tarihinde talimat verdiğini, ilgili ürünün tasarım çalışmalarının sonuçlandırılması ve gerekli izin işlemleri için Sanayi Bakanlığına 03.10.2012 tarihinde başvuru yapıldığını, nihai tasarımlar için 30.11.2012 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna (TPMK) başvurularak 2012/07532 nolu tasarım tescil belgesini aldığını, müvekkili firmanın davaya konu ürün görselini internet sitesinde yayınlamasının hemen akabinde davalı tarafın bu görselleri olduğu gibi alarak tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının dava konusu tasarımı müvekkilini engellemek amacıyla kullandığını, Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/340 E. sayılı dosyası ile müvekkilinin 2012/07532 nolu tasarımının hükümsüzlüğünü talep ettiğini, bu sebeplerle davalının 2012/06346 sayılı tasarım belgesinin gerçek tasarım sahibi olmadığının tespitine, bu tasarımın gerçek sahibi olmamasına rağmen davalı adına tescil edildiğinin tespitine, dava konusu 2012/06346 sayılı tasarım tescil belgesinin müvekkili firmaya devredilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kurusıkı tabancaların tasarımlarını yaptığını, davacı firmanın ise taklit ürün üreterek müvekkili firmaya zarar verdiğini, davacının ikaz edilmesine rağmen haksız rekabete devam ettiğini, davacı aleyhine İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/228 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacının müvekkilinin davaya konu tasarımını neredeyse birebir aynı olacak şekilde 2012/07532 no ile 2 ay sonra tescil ettirdiğini, tüm hakları müvekkiline ait olan tasarımlar üzerinden fayda sağlamaya çalıştığını, müvekkiline ait 2012/06346 nolu tasarımın davalı şirkete ait 2012/07532 nolu tasarımdan daha önce kamuya arz edildiğini, Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/62 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun davayı ispat edemeyeceğini, müvekkilinin hakkı kendisine ait olan bir tasarımda yenilik ve farklılık ekleme haklarına sahip olduğunu, davacının web sitesinde iddia edilen şekilde bir ürün gözükmediğini, ürün markasının kullanılmadığını ayrıca web sitesine konulan resmin delil olarak kullanılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2012/06346 sayılı tasarım tescilinin 03.10.2012 başvuru tarihinden itibaren davalıya tescil edilen silah tasarımı yönünden koruma sağladığı, davacının tasarımın kendisine ait olduğunu ispat yönünden delil olarak bildirdiği “…’a ait hotmailde kayıtlı elektronik posta adresinde bulunduğu iddia edilen 29.09.2012 tarihli e-mail ve ekinin sunulamadığı”, … tarafından Ersel Selçuk Gül’e ait [email protected] mail adresine 01.10.2012 tarihinde gönderilen ve [email protected] mail adresi üzerinden Outlook programına düşen kopyasından arşivlenerek oluşturulmuş Outlook programı arşivinin sunulabildiği, sunulan deliller doğrultusunda bilgisayara kayıtlı olan ve incelenen mail ve eklerinin iddia edilen tarihte gönderildiğinin kesin ispatının mümkün olmadığı, kaldı ki Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/62 D.İş dosyasında alınan 08.01.2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, tarihlerin tutarlı olmadığının saptandığı, e-mail ekinde gönderilen ürün görseli ile davacı tarafa ait 30.11.2012 başvuru tarihli 2012/07532-1 numaralı tasarım tescili ve davalı tarafa ait 03.10.2012 başvuru tarihli 2012/06346 sayılı tasarım tescilinin “benzer olarak algılandığı” bilirkişi raporunda beyan edilmişse de davacının tasarımının daha önce oluşturulduğunu, tasarımın gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu ve davalı tarafça gasp edildiğini kanaat verici delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, raporda sunulması gerektiğine değinilen hotmail uzantılı elektronik iletiyle ilgili şifre temin edilip mahkemeye sunulduğunu ve ek rapor talep edildiğini, mahkemenin bu talebi süreden, ıslah talebini ise esastan reddettiğini, bunun üzerine taraflarınca alınan uzman görüşünün sunulduğunu, bilirkişi raporu ile uzman raporunun tamamen farklı olduğunu, bilirkişinin raporunda tartışılmayan hotmail uzantılı elektronik iletinin şifresinin uzman görüşünde değerlendirildiğini, gerekçeli kararda da uzman görüşünün değerlendirilmediğini, ıslah talebinin reddinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin gasp iddiası ile ilgili olarak müvekkili ile reklam ajansı … -Aysel İnal ve müvekkili ile yayıncısı Multimedya Bilgisayar ve Güvenlik Sistemleri- …arasında teati edilen elektronik mesajlar olduğunu, bahsi geçen elektronik mesajların tarafları olan ismi geçen firmaların bu hususlara ilişkin imzalı beyanlarının dosyada yer aldığını, elektronik mesajların gasp iddiasında delil olarak kullanılabileceğini, elektronik mesajın ve ekindeki ürün fotoğrafına göre müvekkilinin RAMBO markalı ürünü davalının başvuru tarihi olan 03.10.2012 tarihinden önce tasarladığının sabit olduğunu, mahkemenin ilk iki rapordan sonra itiraz üzerine yeni bilirkişi heyeti görevlendirdiğini, 28.12.2017’de bilgisayarın mahkeme salonunda hazır edildiğini; ancak inceleme tarihi itibarı ile hotmail şifresinin haklı gerekçelerle bilirkişi incelemesine sunulamadığını, çünkü verilen sürede muhattap …’ın aramalara karşın şifre verilerini bulamadığını bildirdiğini, 4 gün sonra 02.01.2018 tarihinde mahkemeye şifre verilerine ulaşıldığı bildirilerek rapor alınmasının talep edildiğini, mahkemenin davanın başından beri dosyada fiziki çıktısı bulunan hotmail yazışmasını hesap üzerinden incelemeden imtina ederek süreye uyulmadığı, sonradan delil sunulduğu gibi değerlendirme yaparak taleplerini reddederek hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, hesap bilgilerinin ticari sır saklama garantisi verilerek üçüncü kişi ikna edilerek alınabildiğini, ikinci rapor ve uzman mütalaasına göre elektronik mesajlara ait tarihlerin sahih tarihler olduğunu, üzerinde değişiklik yapılamadığının açık olduğunu, ikinci raporda da Ersen Multimedya’nın bilgisayar kayıtlarının güvenilir olduğunun belirtildiğini, e-posta tarihinin değiştirilmesinin zor hatta olanaksız olduğunu, raporda tarihlerde bir oynama yapıldığı ile ilgili sergilenmiş bir kanaat olmadığını, maillerin tarihlerinin gerçek olduğunu, mahkemenin itirazları değerlendirmeden eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tasarımın daha önce kendisi tarafından oluşturulduğunu ispatla yükümlü olduğu, bu hususta elektronik posta deliline dayanmış ise de aşamalardaki bilirkişi raporlarına göre bilgisayara kayıtlı olan elektronik posta ve eklerinin davacının iddia ettiği tarihte gönderildiğinin ispatlanamadığı, davacının sunduğu uzman mütalaasında davacının süresinde bilirkişi incelemesine sunmadığı verilere göre inceleme yapıldığı görülmekle dosyadaki bilirkişi raporları ve delil durumuna göre bu aşamada esas alınamayacağı, mahkemenin 21.11.2017 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararında davacının itirazları doğrultusunda rapor alınması için davacı vekiline …’a ait posta adresinde inceleme yapılması hususunda gerekli bilgilerin açıkça gösterilerek kapalı zarf ile sunması hususunda süre verildiği, sürenin tarih ve saat olarak açıkça yazılı olması nedeni ile kesin süre mahiyetinde olduğu, kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının belirtildiği, ara kararın usulüne uygun olduğu, davacı vekilinin inceleme gününe değin ek süre talep etmediği gibi inceleme gününde verileri hazır etmediği, bu durumda karşı taraf lehine kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında davacı vekilinin yeni rapor talebinin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ıslah talebinin ise süre geçirildikten sonra ıslah ile yeniden süre talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2012/06346 sayılı tasarım belgesinin gerçek hak sahibi olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 94 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 141 ve 145 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 19 uncu maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.