YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6065
KARAR NO : 2022/3649
KARAR TARİHİ : 09.05.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2016-09.09.2020 gün ve 2014/307 – 2016/362 sayılı asıl ve ek kararı onayan – bozan Daire’nin 01.04.2021 gün ve 2020/6865 – 2021/3225 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı Maboteks Maraş Boya Tekstil San. ve Tic. A.Ş’ne 27.05.1998 tarihinde 1.100.000 DEM tutarında ihracatçı kredisi kullandırıldığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine borçlu firmaya 09.04.1999 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsil edilebilmesi için 2000 yılında başlatılan icra takiplerinin de sonuçsuz kaldığını, davalılar ile borçlu …arasında organik bağ bulunduğunu, kredinin kullanıldığı, takibe aktarıldığı ve hala devam eden süreçte gerek borçlu firmaların ortakları gerek ortakların yakın akraba oldukları kişiler ve çalışanlar tarafından yeni şirketler kurularak ticari faaliyetlerin bu şirketler tarafından devam ettirildiğini, borçlu şirketin ortağı …’in şirketin diğer bankalara olan borçlarını farklı kişiler adına temlikname aldırarak kendisinin ödediğini belirttiğini, davalı …’in de bir çok dosyada temlik alacaklısı olduğunu, ayrıca …’in e-mail adresinin “[email protected]” olduğunu, dolayısıyla kredi borçlusu Maboteks A.Ş’nin ortak ve kefili olan … ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunun açık olduğunu, satışı yapılan müvekkili bankaya ipotekli gayrimenkul ile ilgili ekspertiz raporunda taşınmaz üzerinde Aren Tekstil firmasının tabelası bulunduğunun belirlendiğini, dava dışı borçlu şirketin hukuki boşluk ve ticari hayatın kendisine tanıdığı imkanlardan yararlanarak başka nam ve unvanlarla aynı kişilerce perde arkasından faaliyetlerini devam ettirdiğini, bu kapsamda kredi borçlusu ile davalı firma arasında fiili ve organik bağ olduğu ve borçlunun müvekkili bankadan mal kaçırmak amacıyla faaliyetlerini bu şirket üzerinden sürdürdüğünü ileri sürerek, tahsilde tekerrür olmamak üzere 5.500.000,00 TL banka alacağının işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen asıl kararın davalılar vekilince, davalı şirketin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek kararın ise davalı şirket vekilince temyizi üzerine, Dairemizce ek kararın onanmasına ve asıl kararın davalı şahıslar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 44,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı şirketten alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, alınmadığı anlaşılan 169,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.