YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6081
KARAR NO : 2023/1417
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/704 Esas, 2021/871 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/433 E., 2020/239 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av. …..dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya inşaat malzemesi sattığını ancak bedelini tahsil edemediğini, alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, takibin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı uyarınca durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Aysu Mimarlık ve Mühendislik Ltd. Şti.’nin ortağı ve yöneticisi olduğunu, dava dışı şirketin yapmış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca Güneysu İlçesinde inşaat yaptığını, müvekkilinin şirketin ortağı ve yöneticisi sıfatıyla şirket tarafından yapılan inşaatta kullanılmak üzere dava dışı şirket adına davacıdan hazır beton satın aldığını, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki olmadığı gibi şirket ortağı ve yöneticisi sıfatıyla müvekkilinin şahsi sorumluluğuna da gidilemeyeceğini, davacının dava konusu alacağını dava dışı şirketten istemek yerine müvekkili aleyhine icra takibi yapmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanca satın alındığı iddia edilen malzemelerin teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinde yer alan şantiye adının dava dışı Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. olduğu ancak faturaların davalı adına düzenlendikleri, davalının şirket müdürü ve %20 pay oranına sahip ortağı olduğu, davacı ile davalı arasında başkaca ilişki bulunmadığı, davacı yanca dava dilekçesinde delil olarak yemin deliline de dayanılmadığından dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre uyuşmazlık konusu yapılan faturalara konu alacağın davacı ile davalının ortağı olduğu Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı, davalı …’nın takip talebinde takip borçlusu olarak şahsen gösterildiği ancak davalının şirket temsilcisi olması dışında şahsi olarak sorumluluğunu gerektirecek başkaca bir ticari ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile arasında inşaat malzemesi satışı için sözleşme kurulduğunu, davalı Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. ortağı olduğunu şahsen sorumlu olmadığını ileri sürmüşse de şirketin ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığını, bağlantılı bileşik ikrarda bulunan davalının iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu, mahkemece bu hususta re’sen araştırma yapılması gerekirken yapılmadığını, dosyada yer alan ödeme makbuzları, davalının imzasını taşıyan faturalar ve ödeme belgeleri ile akdi ilişkinin ispat edildiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, delil başlangıcı bulunması halinde tanıkla ispatın mümkün olduğunu, yeminli tanık ifadeleri ile iddiaların ispat edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında doğrudan doğruya ticari ilişki bulunduğunun ispat edilemediği, alacağın dayanağı olan inşaat malzemelerinin davalı tarafından kendi adına değil ortağı ve yöneticisi sıfatıyla dava dışı şirket adına satın alınıp bu şirkete ait inşaatta kullanıldığı, bu haliyle dava konusu alacağın borçlusunun dava dışı şirket olduğu, davacının şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satım nedeniyle fatura alacağına dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının ticari ilişkiyi kiminle kurduğu ve davacının dava dışı şirket ortağı olarak şirket borçlarında şahsen sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 573 üncü maddesinin 2 nci fıkrası ve 602 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı davalıya sattığı inşaat malzemeleri nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmektedir. Davalı ise davacıyla arasında şahsi bir ilişki bulunmadığını, ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. adına hareket ettiğini savunmaktadır. Mahkemece, davalının savunmasına itibar edilerek ticari ilişkinin tarafının dava dışı Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. olduğu, davalının dava konusu fatura borcundan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı, davalı ve dava dışı Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkide tarafların sıfatları tam olarak ortaya konulmamıştır.
2. Dosya kapsamından ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere, dava konusu faturalar davalı adına düzenlenmiş olduğu gibi, daha önceki tarihli faturalar da davalı adına olup, davacı şirketin ticari defterlerinde de müşteri … olarak kayıtlıdır. Yine davacı tarafın yevmiye defterinin 122, 151, 165, 180 ve 182 numaralı yevmiye maddelerinde davalı … tarafından yapılan çek, havale ve cari hesap geliri gibi tahsilatlar kayıtlıdır. Bu sebeple davacı alacağının tahsili için davalıya karşı takip başlatmıştır. Davalı taraf, ortağı ve yetkili olduğu Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. adına hareket ettiğini savunmuş ise de, mahkemece Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. nin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmamış, davacı ile ilgili kayıtlar bulunup bulunmadığı, dava konusu faturaların kayıtlı olup olmadığı, davacı tarafa ticari ilişki kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Yine davacının ticari defterlerinde görünen ödemelerin esasen kim tarafından yapıldığı, davalı …’nın bu ödemeleri kendi şahsi hesaplarından mı şirket hesaplarından mı yaptığı, bu ödemelerin Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. kayıtlarında da görünüp görünmediği araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece eksik inceleme ile sonuca varılmış olup, yukarıda ifade edilen hususlardaki eksikliklerin giderilmesi ve dava dışı Aysu Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. nin ticari defterleri üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılarak ticari ilişkide davacının âkidinin gerçekte kim olduğunun tereddüte mahal vermeyecek ve denetime el verişli olacak şekilde tespiti ile göre karar verilmek üzere mahkeme hükmünün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.