Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6158 E. 2023/1587 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6158
KARAR NO : 2023/1587
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/507 Esas, 2021/548 Karar
KARAR : Kısmen kabul-kısmen red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/228 E. 2017/163 K.

Taraflar arasındaki patent hakkına tecavüz, tazminat ve patent belgesinin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2013 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. …..ile davalılar karşı davacılar vekili Av……. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
1 Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili şirkete ait TR …….(EP……1) sayılı ve TR 2010/10234 (EP….1) sayılı patent belgelerine bağlanmış buluşlardan doğan haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasına, patente tecavüz suretiyle oluşturulan ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan araçların şekillerinin değiştirilmesine veya patentten doğan haklara tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına, şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı karşı davalı vekili ıslah dilekçesi ile 1.5680.146,00 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

3. Davacı-karşı davalı vekili karşı davada cevap dilekçesinde; müvekkiline ait patentlerin yeni olduğunu savunarak karşı davanın reddini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı karşı davacılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin eylemlerinin patent hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı karşı davacılar vekili karşı dava dilekçesinde; karşı davada davalı şirkete ait patentlerin yeni olmadığını ileri sürerek patent belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı karşı davalıya ait TR 2010/10234 T4 sayılı incelemeli patent belgesinin davalı karşı davacıya ait TR 2004/00107 sayılı 21.01.2011 tescil tarihli patent belgesindeki patent karşısında yeni olmadığı tekniğin bilinen durumuna dahil olduğu, buluş basamağı taşımadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, TR 2008/04019 T4 sayılı patent belgesinin ise yenilik özelliğini koruduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalıların, davacı tarafın TR 2008/04019 sayılı patent belgesinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet ettiklerinin tespitine, patente tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, patente tecavüz eden (501000/ACV 72909501 ve 551000/DC 66-006504 kodlu) ürünlere ve münhasıran üretimde kullanılan araçlara el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, 1.247.827,37 TL maddi tazminatın (davalı AKS Elektromekanik San ve Tic. A.Ş nin sorumluluğu 332.318,72 TL ile sınırlı olmak üzere) 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan 18.12.2009 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı davada yapılan yenilik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, tüm istemlerdeki unsurların D11 dökümanı ile resim üzerinden karşılaştırıldığını ancak ayrıntılı değerlendirme yapılmadığını, karşılaştırmanın eksik ve hatalı olduğunu, değerlendirmenin hükümsüzlük talebinde bulunan tarafın sunduğu patent başvurusundan önce başvurusu yapılmış ancak patent başvurusundan sonra yayınlanmış D11 dökümanı dikkate alınarak yapıldığını ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle karşı dava yönünden verilen kısmen kabul kararının kaldırılarak karşı davanın reddine, asıl davanın ise kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; oransallık ve tükenmişlik ilkelerinin tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, haksız fiilin işlendiği tarih olarak dava tarihinin veya delil tespit tarihinin esas alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde manevi tazminat talep edilmediğini, ıslah dilekçesi ile ileri sürüldüğünü, karşı davada D11 belgesinin kamuya yayılma tarihinin başvurunun yayın tarihinden önce olduğunu, bu belgenin hem yenilik hem de buluş basamağı açısından kullanılması gerektiğini, davacıya ait TR …… numaralı patentin ana isteminin yeni olmadığını, davacının her iki patent yönünden de öncelik hakkının bulunmadığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek re’sen dikkate alınacak sebeplerle de gözetilerek asıl dava yönünden verilen kabul kararı ile karşı davada verilen ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu, taraf itirazlarını karşıladığı, ürünlerin başka üretimde kullanılması sebebiyle tükenme ilkesinin dava konusu uyuşmazlıkta söz konusu olmadığı, yenilik ve öncelik durumuna ilişkin yapılan değerlendirmelerin isabetli olduğu, davacı-karşı davalının dava dilekçesinde manevi tazminat talebinde bulunmadığı ve ıslah yoluyla yeni talep eklenemeyeceği, manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmemesi gerekirken tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı, her ne kadar 18.12.2009 tarihinde davacı tarafından ihtarname gönderilmiş ise de ihtarname içeriğinde borç ve ferilerine ilişkin bir belirleme yapılmadığı gibi, ihtarnamenin temerrüt olgusunun gerçekleşmesine ilişkin gerekli koşulları taşımadığı, dolayısıyla temerrüdün gerçekleşmediği, bu sebeple alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülemeyeceği, eldeki davanın bir kısmi dava olduğu gözetilerek, dava edilen kısım yönünden dava tarihinin, ıslah edilen kısım yönünden ise ıslah tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiği gerekçeiyle davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davalıların davacı tarafın TR …… sayılı patent belgesinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet ettiklerinin tespitine, patente tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi, patente tecavüz eden (501000/ACV 72909501 ve 551000/DC 66-006504 kodlu) ürünlere ve münhasıran üretimde kullanılan araçlara el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, 1.247.827,37 TL maddi tazminatın (davalı AKS Elektromekanik San ve Tic. A.Ş nin sorumluluğu 332.318,72 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan 100.000,00 TL’nin dava tarihi olan 25.08.2011 tarihinden, bakiye kısım yönünden ise 23.05.2017 ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hükmün ilanına manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kısmen kabulü ile karşı davalı davacı adına tescilli TR 2010/10234 T4 patent belgesinin hükümsüzlüğüne, TR 2008/04019 T4 sayılı patent belgesinin hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ilaveten dava dilekçesinde maddi ve manevi hakları saklı kalmak kaydıyla talepte bulunulduğunu, dolayısıyla ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talebinde bulunulabileceğini, tazminat miktarı yargılama ile ortaya çıkacağından ihtarnamede miktar belirtilememesinin anlaşılır olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava patent hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat, karşı dava ise patent belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, patent belgesinin hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı ve patent hakkına tecavüzün olup olmadığı, tazminatın miktarı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname (551 sayılı KHK) 131 inci ve 144 üncü maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 39 uncu madde

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler karşı davaya yönelik kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen toplam manevi tazminat miktarı 50.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla asıl davada taraf vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin reddi gerekmektedir.

4. Davalının eyleminin aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiği nazara alınarak talep gibi ihtarname tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gözden kaçırılarak hüküm tesisi de doğru olmamıştır.

5. Davacı talebinde, üretimde kullanılan araçların öncelikle şekillerinin değiştirilmesini bu mümkün olmazsa imha edilmesini talep etmiştir. Koşulların oluşması halinde münhasıran dava konusu ürünlerin üretiminde kullanılan araçların imhasına karar verilebilecek olup talep aşımı da yaratacak şekilde makinelerin imhasına karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca KARŞI DAVA YÖNÜNDEN ONANMASINA,

2.Taraf vekillerinin asıl davada manevi tazminata ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

3. Taraf vekillerinin asıl davada verilen karara yönelik bozma kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

4. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yek diğerine verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.