YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6175
KARAR NO : 2023/731
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak teşkil eden bononun davacılar tarafından davacı tarafa gerçek bir borç nedeniyle değil teminat olarak verildiğini, davacı … ile davalı şirket yetkilisi …’ın aralarında bankadan kredi çekilmesi, bu kredinin davacı …’ın borçlarını ödemekte kullanılması, kredinin zaman içerisinde … tarafından ödenmesi ve kredinin sağlanabilmesi için …’ın babası diğer davacı …’a ait taşınmazın ipotek verilmesi ve ayrıca teminat olarak bono imzalanması konusunda anlaştıklarını ve söz konusu bononun davacılar tarafından imzalanarak …’a teslim edildiğini, davacı … adına kayıtlı taşınmaza banka tarafından ipotek konulduğunu, ilgili bankadan kredinin davalı şirket yetkilisi … tarafından çekildiğini, çekilen kredinin davacı …’a ödenmediğini, bononun keşide tarihinden bir gün sonrası için vadeli olmasının da bononun teminat olarak verildiğini gösterdiğini, vadenin davacı … eli ürünü olmadığını, ayrıca teminat olarak alınan bononun icra takibine konu edildiğini, bononun gerçek bir borç veya ticarete konu olmadığını, davacıların davalı şirkete veya sahibine herhangi bir borçları bulunmadığını ileri sürerek icra dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu bononun teminat için değil gerçek bir borç için verildiğini, davalının bononun keşide tarihinde bankadan kullanığı bir kredi olmadığını, davacı … taşınmazını dava dışı Sun Paz. İnş. Taah. Ltd. Şti.’nin kullandığı kredi için ipotek ettirdiğini, bu kredi sözleşmesi ile davalının ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senedin sonradan ve aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını ve senedin teminat için verildiği iddiasını ispat külfeti üzerinde olan senet borçlusunun yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesinde de davacıların iddiaları sübut bulmadığı, davacıların senet bedelinin nakden ödeme alınmadığını yazılı belge ile ispatlayamadıkları, davada tedbir kararı verilmiş ise de teminat yatırılmadığından tedbir kararının infaz edilemediği, davalı tarafın bir zararı bulunmadığından, tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu bilirkişi raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığını, şirket defterlerinin incelenmesi gerektiği taraflarından beyan edilmesine rağmen yerel mahkemece reddedildiğini, bononun miktarının yüksekliği, keşide tarihinin 04.02.2016 ödeme tarihinin bir gün sonrasına düzenlenmesi, bono üzerindeki vade tarihi hariç tüm yazıların davacı … eli ürünü olması vade tarihinin davalı şirket yetkilisince düzenlenmesi, bu miktardaki bir bononun bu kadar kısa zamanda ödenmesinin mümkün olmaması, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olması gibi hususlar dikkate alındığında iddialarımızın doğruluğu ortada olduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu iddialar doğrultusunda bono üzerinde imza ve yazı incelemesi yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, söz konusu bono üzerinde bedelinin nakden alındığına dair kayıt olmasına rağmen, davalı tarafından ticari defterinin haricinde bu bedelin davacıya nakden ödendiğine ilişkin bir kayıt sunulmadığını, ticari defter kayıtları da bono tarihinden sonra kendisince oluşturulabilecek kayıtlar olduğunu ve bilirkişi tarafından da bu kayıtlar denetimli şekilde ortaya konulmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar, dava konusu senedin teminat senedi olduğunu ve sonradan anlaşmaya aykırı şekilde vade kısmının doldurulduğunu ve takibe konulduğunu iddia ettiğini, senedin vade kısmının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ve teminat amaçlı verildiği iddiasını yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduklarını, davacılar iddialarını yazılı delil ile ispatlayamadığından ve açıkça yemin deliline dayanmadıkları gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bononun davacılar tarafından teminat senedi olarak verildiğini, kambiyo vasfını taşımadığını, davalı bankadan kredi çekildiğini inkar etse de bankadan gelen müzekkere cevabında davalı şirket yetkilisinin kredi çektiğinin anlaşıldığını, bononun keşide tarihinden bir gün sonrasına vadeli olduğunu, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların keşideci ve avalist konumunda olduğu bononun teminat olarak verilip verilmediği ve anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.