YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6213
KARAR NO : 2022/7711
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/03/2021 tarih ve 2019/473 E. – 2021/237 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı …. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, … ilçesinde kayıtlı bulunan 1190 parsel sayılı taşınmazın bakanlık tarafından turizm amaçlı olarak davacı şirketlerden ….’ye 2040 yılına kadar tahsis edildiğini, irtifak hakkının 1997 yılında üst hakkının da 2002 yılında tapuya tescil edildiğini, diğer davacı … Golf A.Ş.’nin ise bu bölgede turizm işletmeciliği belgesi alarak işletmeci sıfatı ile yer aldığını, davacı şirketlerin bölgede verdiği hizmetlerin bir vekil eli ile görülmesine karar verildiğini ve bunun için de davalı şirket ile anlaştıklarını, taraflar arasında sözleşme yapıldığını, ancak davalı tarafın iyi niyetle ifa yükümlülüğüne uygun davranmadığını, hesap verme borcunu ifa etmediğini, talimatlara aykırı davrandığını, bu itibarla da davacıların son çare olarak vekalet sözleşmesini sona erdirdiğini, davalı şirketi azlettiğini, ancak davalı şirketin azledildiği hususunu tebellüğ etmiş olmasına rağmen davacılar adına hizmet vermeyi sürdürdüğünü ve tesislerden çıkmadığını ileri sürerek; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğunun ve bu ilişkinin azil beyanı neticesinde sona erdiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların içinde bulundukları ekonomik güçlükler nedeniyle bungalov alanıyla ilgili hizmetleri içerir hak ve yetkilerini yapılan sözleşmeyle davalıya devrettiklerini, davacı şirketlerdeki pay sahiplerinin değişmesiyle yeni pay sahiplerinin ekonomik gelirden nemalanmak amacıyla ve davalıya yapılan devrin bağlayıcılığından kurtulmak maksadıyla haksız olarak dava açtıklarını, davacıların bungalov alanında hizmet verilen kullanıcılara karşı verdileri yazılı taahhütte davalı şirketin hizmetlerine devam edeceğini açıkça taahhüt ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmelerin karma nitelikte sözleşmeler olduğu, bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında sözleşmenin olağanüstü fesih yoluyla sona erdirilebileceğinin tespit edilmiş olması da nazara alınarak davacıların talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı …. vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı …. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı …. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ….’den alınmasına, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.