YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6227
KARAR NO : 2023/1279
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki genel kurul kararının butlan ile sakat olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının pay sahibi olduğu davalı şirketin 04.06.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, diğer iki ortağın oyları ile oy çokluğu ile alınan 6 ncı maddedeki davacının şirket ortaklığından çıkarılması kararının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 622 nci maddesinin yollamasıyla 6102 sayılı Kanun’un 447 nci maddesi hükmüne göre hukuka aykırı ve butlan ile sakat olduğunu, şirketten çıkarılma ile ilgili olarak ana sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığını, mahkeme kararı da olmadığını, bir ortağın kendi iradesi dışında şirket ortaklığından çıkarılabilmesi için sözleşme hükmü veya mahkeme kararı gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin 04.06.2018 tarihli olağanüstü genel kurulunun 6 ncı maddesi ile alınan davacının şirket ortaklığından çıkarılma kararının, butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının butlan ile sakat olduğunun tespiti istenen 6 ncı madde ile ilgili olarak bu maddenin iptali yönünde bir eda davası açması gerekirken, tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı noksanlığından reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın dayandığı 6102 sayılı Kanun’un 447 nci maddesindeki butlan sebeplerinin 6 ncı madde kararında bulunmadığını, davacının şirket ortaklarından … …’ye şiddet uygulaması ve bu konuda hakkında ceza davası bulunması nedeniyle haklı olarak ve usulünce ortaklıktan çıkarılma kararı alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un 622 nci maddesinin yollaması ile 447 nci maddesi gereğince kararın batıl olduğunun tespiti ile ilgili olarak verilecek bir mahkeme kararının, butlanı istenen genel kurul kararının başlangıçtan itibaren geçersiz olduğu anlamına geleceği, kararın iptali yönünde açılan bir dava sonucunda verilecek bir iptal kararının ise geçmişe yürürlüğünün bulunmaması bu arada, iptal kararı verilinceye kadar geçen süreçte davacı aleyhine gelişen durumların bulunabileceği, dolayısıyla kararın butlan ile sakat olduğunun tespitini istemekte davacı tarafın hukuki yararının bulunduğu, 04.06.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde toplantı tutanağının 6 ncı maddesinde, “Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/95 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak, …’nin bu davada basit yaralama suçundan sanık olarak yargılandığı, …’nin … …’yi darp ettiğine yönelik dava olduğu” gerekçesiyle ve diğer ortaklar … … ile …’nin olumlu oyları sonucunda oy çokluğu ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, davacı … vekilinin bu karara muhalefet şerhinin bulunduğu, limited şirketlerde ortağın şirketten çıkarılmasının, şirket ana sözleşmesinde gösterilen sebebin gerçekleşmesi ve mahkeme kararı bulunması halinde mümkün olduğu, ortağın hakkında diğer ortağa yönelik basit yaralama suçundan ceza davası bulunması gerekçesinin, ortaklıktan çıkma ve çıkarma ile ilgili 6102 sayılı Kanun hükümlerine uygun bir gerekçe olmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 04.06.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan şirket ortağı davacı …’nin ortaklıktan çıkarılmasına dair 6 numaralı kararının, butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, 04.06.2018 tarihli 6 sayılı ortaklıktan çıkarılmasına dair kararın iptali istemiyle icra ve infaz kabiliyeti olan eda davası açma imkânı varken, icra ve infaz kabiliyeti olmayan tespit davası açmasında hukuki yarar olmadığını, davacı, şirket ortağı olduğundan müvekkili ile arasında hukuki ilişki ve şirkette payı (hakkı) olduğunun kabulü gerektiğini, bu nedenle genel kurul kararı ile şirket ortaklığından çıkarıldığını, payına (mülkiyet hakkına) el konulmadığını, davacı 6 sayılı kararının sahte olduğunu iddia etmediğinden, 6 sayılı kararın butlanının tespiti için dava açmasında hukuki yararı olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, davanın esasına ve sonucuna etkili olan Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/387 E. sayılı dava dosyasına ve şirket öz sermayesinin tespiti için açmış oldukları derdest 2018/433 E. sayılı dosyasına kararda yer vermediğini, tartışmadığını, dolayısıyla kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesine aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin taleple ve bildirilen delillerle bağlı olduğunu, davacının dilekçesinde, 6 sayılı kararın şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu iddia etmediğini, delil listesinde şirket ana sözleşmesini delil olarak göstermediğini, davacı …’nin … …’ye karşı basit yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğunu, mahkemenin taleple bağlı olduğu, davacının talebi ve bildirdiği delil ile bağlı kalmaksızın 6 sayılı kararın butlan olduğunun tespitine karar vermesinin, 6100 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının, şirketi zarara uğrattığını, davacının Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından incelemeye alındığını, davacının diğer ortağı darp etmesi ve SPK tarafından inceleme alınması nedeniyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, her iki nedenin de 6102 sayılı Kanunun 447 nci maddesinde sayılan butlan nedeni olarak kabul edilmediği halde, İlk Derece Mahkemesi kararı ile butlan nedeni olarak kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesine göre hukuken korunmaya değer güncel bir yararın bulunması halinde, tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun belirlenmesinin talep edilebileceği, iptal edilen kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğuracaklarından, davacının şirket ortaklığından çıkartılmasına dair alınan kararın butlan ile sakat olduğunun tespitini talep etmekte güncel ve korunmaya değer hukuki yararı bulunduğu, dava konusu uyuşmazlıkta, 6102 sayılı Kanun’un 622 nci maddesi yollaması ile 640 ıncı maddesi uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği, 6102 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesinin birinci fıkrası şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebeplerin öngörülebileceğini düzenlediği üçüncü fıkrasında şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması halini saklı tutulduğu, maddenin birinci fıkrası uyarınca, şirket sözleşmesinde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması için sebepler öngörülmüş ise, şirket genel kurul kararı ilgili ortak ortaklıktan çıkarılabileceğinin düzenlendiği, 6102 sayılı Kanunun 640 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, şirket sözleşmesinde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması için sebepler öngörülmemiş ve ortağın şirketten çıkarılmasına mesnet durum, esas sözleşmede öngörülen hallerden birinin kapsamına girmiyor ise, ilgili ortağın ortaklıktan çıkarılması mahkeme kararı ile mümkün olacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/2320 E., 2020/295 K. sayılı kararı), davalı şirket ana sözleşmesinde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması için sebepler öngörülmediği, dolayısıyla genel kurul tutanağında belirtilen davacı …’nin, diğer şirket ortağı … …’ye yönelik basit yaralama eylemi nedeniyle davacının ortaklıktan çıkartılmasına dair kararın ana sözleşmeye, 6102 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesine ve pay sahibinin Kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını ortadan kaldırması nedeniyle 6102 sayılı Kanun’un 447 nci maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının olağanüstü genel kurulda davacının SPK tarafından incelemeye alınması, şirket ortağını darp etmesinin ortaklıktan çıkarılma için haklı neden olduğu, şirket genel kurulunun devredilmez hakkının tespit davasıyla engellenemeyeceğini, olağanüstü genel kurul toplantısına, davacının veya vekilinin alınmaması halinde, davacı 6 no.lu genel kurul kararının butlan olduğunun tespitini veya iptali isteyebileceği, somut olayda, davacı usul ve yasaya uygun olarak olağanüstü toplantıya davet edildiği ve davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği, dolayısıyla, davacının 6102 sayılı Kanun’un 447 nci maddesine dayanarak, işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı, tespit dava sonucunu beklemeden, 6 no.lu kararın iptali istemiyle eda davası açtığından, dava şartı noksanlığından, 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesi gereğince davanın usul yönünden reddi talep edildiği, taleple ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devam edildiğini, tanık deliline dayanılmış olunmasına rağmen, tanıklar dinlemelerine karar verilmediğini, davacının, davalı şirket ortağını darp ettiği kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davacının ortaklıktan çıkarılması haklı nedene dayandığı, Bölge Adliye Mahkemesinin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile kesinleşmiş mahkeme kararını göz ardı ederek karar verdiğini, davalının davacının ortaklıktan çıkarılma kararından sonra, şirket ortağının ortaklıktan çıkarılma davası açacağı sırada, davacının tespit davası açması nedeniyle, davalının dava açma hakkını kullanamadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı şirket genel kurul kararıyla ortaklıktan çıkarılmasının hukuka uygun olup olmadığı, davacının söz konusu kararın butlanla sakat olduğu iddiasını tespit davası yoluyla talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un 640, 447 nci maddeleri hükmü.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.