YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6243
KARAR NO : 2023/1170
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “FİT” ibareli 29, 30 ve 32 nci sınıf ürünleri içeren, 2007/32835 “FİT” ibareli 29, 30 ve 32 nci sınıf ürünleri içeren, 2013/60855 “FİT İNDEKS” ibareli 29, 30 ve 32 nci sınıf ürünler ile 35 inci sınıf hizmetleri içeren, 2013/29479 “FİT İNDEKS” ibareli 29, 30 ve 32 nci sınıf ürünler ile 35 inci sınıf hizmetleri içeren, 2013/29468 “FİT X” ibareli 29 ve 30 uncu sınıf ürünler ile 35 inci sınıf hizmetleri içeren, 2013/39392 “FİT” ibareli 29, 30 ve 32 nci sınıf ürünleri içeren 2000/4524 (müddet) sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 21.08.2014 tarihinde “SHAKE&FİT+şekil” ibareli 29, 30, 32, 35 ve 43 üncü sınıf ürün ve hizmetlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2014/68052 kod numarası verilen başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilân olunduğunu, bunun üzerine iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) tarafından 2017/M-7735 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetli başvurunun tescilinin müvekkilinin “FİT” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil başvurusu yapılan markanın tescili hâlinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı, cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markalarının FİT, FİT, FİT İNDEKS, FİT İNDEKS, FİT X, FİT esas unsurlu oldukları, davalının 2014/68052 sayılı başvurusunun kapsamında bulunan 29, 30, 32, 35 ve 43 üncü sınıf ürün ve hizmetlerin davacının markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, davacının FİT ibareli markalarının 29, 30, 32, 35 ve 43 üncü sınıftaki gıda ürünleri ve bununla ilgili hizmetlerin sunumu bakımından bu özelliği itibariyle zayıf bir marka olduğu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığı, davacının FİT, FİT, FİT İNDEKS, FİT İNDEKS, FİT X, FİT ibareli markalarıyla davalının “SHAKE&FİT+şekil” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasında FİT ibaresinin yalnız bulunmadığı, “SHAKE&FİT+şekil” ibaresinin bütün olarak bulunduğu, “FİT” ibaresi ile özgün biçimde yazılmış “SHAKE&” ibare ve şekillerinin ayrılmaz biçimde birleştirildiği ve yeni, önceki anlamlarından arınmış tamamen farklı bir görsel, sescil ve anlamsal etki bırakan yeni bir işaret oluşturulduğu, diğer yandan FİT ibaresinin gıda sektöründe yer alan mal ve hizmetler bakımından diyet amaçlı zindeliği koruyan ve yüksek kalori içermeyen ürünleri tanıtmak amaçlı kullanılmasının bu yargıya varılmasını zorunlu kıldığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli olduğunu gösterir bir emare olmadığı, tanınmış markaların da ancak iltibas yaratacak derecede benzerlerine karşı korunabileceği, başvuru davacının markalarıyla benzer olmadığından davacının markalarınının tanınmış olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, Kurum kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda “FİT” ibareli markaların zayıf marka olduğu ve bu sebeple korunmayacağı ifade edilmiş ise de bunun yerinde olmadığını, müvekkili şirket markaları ile davalıya ait markanın belli sınıflar bakımından iltibas oluşturduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmesine rağmen Mahkemece aksi yönde karar verildiğini, Mahkemece dava konusu markalara konu emtianın ucuz emtia olduğu ve bunun karıştırılma ihtimalini arttırdığının dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin raporlarında da belirlediği üzere, davalı …’ın marka başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetler yönünden malların, aynı, benzer, ilişkili olduğu, dolayısıyla anılan 556 sayılı KHK’nın ilgili maddesinin aradığı ilk şart olan emtia benzerliğinin somut uyuşmazlıkta sağlandığı, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, davalının “SHAKE & FIT” ibareli markasında, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, “SHAKE” ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, taraf markaları arasında ibareler yönünden de iltibas bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde görsel ve işitsel benzelik bulunduğu, Mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, diğer taraftan, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK’nın 2017-M-7735 sayılı kararının hükümde sayılı hizmetler yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2014/68052 sayılı “SHAKE & FİT” + şekil ibareli marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; iltibas tehlikesinin saptanmasında markanın bütünü itibarı ile dikkate alınması gerektiğini, davalı markası ile davacı markaları arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davalı markasında farklı bir şekil unsurunun yer aldığını, “FİT” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, kötü niyet iddiasının delillendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı …’ın marka başvurusuna davacı tarafından davalı Kurum nezdinde yapılan itirazın reddine dair kararın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.