YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6299
KARAR NO : 2023/1058
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1545 Esas, 2021/812 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/73 E., 2019/350 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptâli ve markanın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2017/65711 sayılı DURABET+şekil ibareli marka tescil başvurusunun, davalı şirketin 2016/21009, 2015/96139, 2015/96129, 2015/96123, 2015/96070, 2015/96056, 2015/96049, 2014/31753, 2014/35833, 2014/31725, 2014/31747, 2014/31746, 2014/31733, 2013/70873, 2008/ 41854, 2009/52248, 2008/41860, 2008/41859, 2008/41858, 2008/41857, 2008/41856, 2008/41853, 2008/41852, 2008/41851, 2008/41850, 2008/41849, 2008/41848 sayılı ve dura-stone20, duraderz, durasera, duraser, durafix, duracera, dura tile, duraconstruction, duracity, duracourt-palace, durayapı, durahome, dura-flex+şekil, dura-roof, dura-decor+şekil, dura-tiles+şekil, dura-vits+şekil, dura-sanitary+şekil, dura-mosaic+şekil, dura-kim+şekil, dura-fix+şekil, dura-crystal+şekil, dura-bath+şekil, dura-banyo+şekil, dura-bagno+şekil, dura-akvit+şekil ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazı sonucunda, diğer davalı Türk Patent ve Marka Kurumu(“TürkPatent”) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(“YİDK”) tarafından nihai olarak reddedildiği, oysa müvekkilinin Türkiye’de tanınmış, sektörün önde gelen bir şirketi olduğunu, “DURABET” ibaresinin müvekkili adına tescilli marka olduğunu, 30.09.2009 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile korunduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili adına tescilli bulunan “DURABET” markasının, logo değişikliği ile yeniden tescilinin amaçlandığını, markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi anlamında bir benzerliğin bulunmadığını, “dura” ibaresinin çimento, beton sektöründe çok kullanılan bir ibare olup, İngilizce “Durability” (sağlamlık) kelimesinden geldiğini, bu sebeple “DURA” kökünün ilgili emtia bakımından herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını ileri sürerek, TürkPatent YİDK’nın 13.12.2018 tarih ve 2018-M-10714 sayılı kararının iptali ile 2017/65711 başvuru numaralı “DURABET+şekil” markasının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TürkPatent vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 19.sınıftaki malların, redde dayanak markanın kapsamındaki mallarla aynı/benzer bulunduğu, başvurunun standart karekterle yazılmış DURABET+şekil ibaresinden oluştuğu, gerek tek başına ve gerekse bir bütün olarak esaslı unsurunun DURABET ibaresi olduğu, ayrıca DURA ibaresinin kırmızı bir renk ile oluşturulmasının, DURA ibaresinin ön plana çıkmasına neden olduğu, itiraza mesnet marka tescillerinin de ya sadece DURA ibaresinden ya da davaya konu marka başvurusuna benzer şekilde, en baş kısmında DURA ibaresi ve bu ibareden sonra gelen ek ibarelerden (örneğin STONE20, ROOF ibaresi) oluşturulduğu, yine itiraza mesnet markalarda, DURA ibaresinin kırmızı renkli bir kare formun içerisine yerleştirildiği ve beyaz renk ile tasarlandığı, bu durumun taraf markaları arasında benzerliğe yol açtığı, davaya konu DURABET ibareli marka başvurusunun, davalıya ait seri markalar içerisine sızabilmesi ve bu nedenle de davalı markalarını çağrıştırması ve sonuçta da karıştırılması ihtimalinin ortaya çıkabileceği, başvurunun itiraza mesnet markalardan 2016/21009 sayılı marka ile oldukça benzer bir şekilde tasarlanmış olduğu, tüm bu nedenlerle davaya konu marka başvurusu özelinde, davacıya ait önceki tarihli marka tescilinin kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, dosya içerisinde DURABET ibareli markanın tanınmış olduğu yönünde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını, DURA ibaresinin 30.09.2009 tarihinden itibaren ilk kez müvekkilince kullanıldığını, müvekkilinin önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 19. sınıf malların, redde dayanak markanın kapsamındaki mallarla aynı olduğu, başvuruda DURA ibaresinin kırmızı bir renk ile oluşturulmasının, DURA ibaresinin ön plana çıkmasına neden olduğu, itiraza mesnet marka tescillerinin de ya sadece DURA ibaresinden ya da davaya konu marka başvurusuna benzer şekilde, en baş kısmında DURA ibaresi ve bu ibareden sonra gelen ek ibarelerden (STONE20, ROOF gibi) oluşturulduğu, yine itiraza mesnet markalarda da DURA ibaresinin kırmızı renkli bir kare formun içerisine yerleştirildiği ve beyaz renk ile tasarlandığı, bu durumun taraf markaları arasında benzerliğe yol açtığı, davaya konu DURABET ibareli marka başvurusunun, davalıya ait seri markalar içerisine sızabilmesi ve bu nedenle de davalı markalarını çağrıştırması ve sonuçta da karıştırılması ihtimalini ortaya çıkarabileceği, ayrıca dava konusu başvurunun DURA ibaresinin öne çıkarılması suretiyle itiraza mesnet markalarla oldukça benzer bir şekilde tasarlanmış bulunduğundan, davacının önceki tarihli 2009/51345 numaralı ve tamamı aynı yazı karakteriyle ve bitişik şekilde yazılmış DURABET ibareli markasının, işbu davaya konu başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak bahşetmesinin mümkün olmadığı, zira dava konusu başvuru ile davacının 2009/51345 numaralı önceki tarihli markasından uzaklaşıp, davalının itiraza mesnet markalarına yakınlaştığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamındaki yasal kıstaslara göre incelendiğinden davalıya ait dura-roof, dura, durastone-20 markaları ile müvekkiline ait durabet markası arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, görünüş, okunuş ve anlam bakımından aralarında ayırt edilemeyecek tarzda bir benzerlik bulunmayan markalar arasında ilk bakışta dahi bir benzerlik bulunmadığını, tüketici nezdinde de karıştırılmayacağını, taraf markaları arasındaki tek benzerlik DURA ismi olup, bu ismin 30.09.2009 tarihli tescil ile ilk olarak müvekkili tarafından marka haline getirildiğini, bu ibarenin ayırıcılığı olmadığı düşünülüyorsa ilk kullanım hakkının zaten müvekkiline ait olduğunu, ayrıca DURA ibaresinin İngilizce lisanındaki durability(sağlamlık) kelimesinden gelmekte olup, çimento-beton sektöründe sıkça kullanılan bir ibare olduğunu, bu nedenle DURA kökünün ilgili emtialar bakımından herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu nedenle de bir kişinin tek eline bırakılamayacağını, müvekkilinin başvuru markasının, önceki markalarının devamı niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin ve ürünlerinin sektörde tanınırlığının bulunduğunu, davalının da bilinir bir firma olduğunu, bu durumun iltibas ihtimalini ortadan kaldırdığını, uzman tüketiciler tarafından ürünlerin birbiri ile karıştırılmayacağını, müvekkilinin adına kayıtlı DURABET markası var iken, bu markanın logosunda yer alan DURA ibaresinin davalıya ait olduğu kanısıyla yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2017/65711 sayılı DURABET+şekil ibareli marka tescil başvurusuna, davalının DURA ibaresini içeren markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itiraz üzerine marka başvurusunun reddine karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK’nın 13.12.2018 tarih ve 2018-M-10714 sayılı kararının iptali ile 2017/65711 başvuru numaralı “DURABET+şekil” markasının adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.