YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6329
KARAR NO : 2023/1195
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :…Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM :Esastan Ret
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi … tarafından müvekkillerinin murisi …aleyhine Geyve İcra Müdürlüğünün 2008/659 E. sayılı dosyası ile 06.08.2008 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığını, icra takibine konu kambiyo senedinin gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiğini, bedelinin kötü niyetli olarak davacılardan 27.06.2018 tarihi itibarıyla tahsil edildiğini, senet üzerinde alacaklı ve borçlu olarak görünen … ve …ın kardeş olduklarını, …ın 01.03.2007 tarihinde vefat ettiğini, icra takibinde tebligatların davacıların gerçek adreslerine değil, köy adreslerine yapıldığını, bu şekilde takibi kesinleştirerek taşınmazların üzerine haciz konulduğunu, senedin tanzim tarihinin 18.11.1997 olduğunu, senedin üzerinde sonradan 2008 olarak değişiklik yapıldığını, vade tarihinin 01.01.2006 olarak gösterildiğini, …ın ise 01.03.2007 tarihinde vefat ettiğini, muris hayatta iken sözlü ya da yazılı borç bildiriminde bulunulmadığını, davacıların borçlu olmadığı bir parayı icra tehditi altında alacaklıya ödediğini, cebri icra tehdidi altında davalılara ödenen 292.954,68 TL’nin 68.000,00 TL’sinin 11.09.2011 tarihinden, 224.954,68 TL’sinin 27.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, davaya konu senedin bu davadan önce Geyve Sulh Ceza Mahkemesinin dosyasına, tebligat yapılacak hallerde isim veya adresi yanlış bildirmek ve atılan imzanın kötüye kullanılması suçlarından yargılama konusu olduğunu, …’ın anılan davadaki beyanında ölen abisi …a 100.000,00 TL para verdiğini, karşılığında 90.000,00 TL civarında senet tanzim edildiğini; ancak abisinin borcunu ödemeden vefat ettiğini, bunun üzerine senedi takibe koyduğunu, senet kendisine verildiğinde bedeli ve tarihinin yazılı olduğunu belirttiğini, davacıların iyi niyetli olmadıklarını, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların, murislerinin davalıların murisleriyle kardeş olduğunu, murisleri hayatta iken karşı tarafın murisine bono verdiğini; ancak bononun aralarındaki anlaşmaya uygun doldurulmadığını, bedelsiz olduğunu iddia ettikleri, senedin sonradan anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğu iddiasının yazılı delillerle ispat edilemediği, taraflar her ne kadar yemin deliline dayanmış ise de yeminin konusunun suç teşkil etmesi ve tarafların bononun keşidecisi ve lehtarı olmaması sebebiyle yeminin hatırlatılmayıp ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortada çelişkili ifadeler, hile ve kötü niyet olduğunu, bu hususlar değerlendirilmeden, bildirmiş oldukları deliller nazara alınmadan ve tanıkları dinlenmeden davanın reddine karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların, murislerinin davalıların murisine borçlu olmadığını, bononun vadesinin, bono zamanaşımına uğradıktan sonra eski tarihli olarak davalıların murisi tarafından doldurulduğunu ileri sürdükleri, bu iddialarını yazılı delille ispatlamaları gerektiği; ancak bu konuda yazılı delil sunamadıkları, bonodaki yazıların farklı kalemle yazılmasının, tek başına bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı icra takibi nedeniyle haksız yere tahsil edilen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesinin yedinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.