Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6343 E. 2023/1321 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6343
KARAR NO : 2023/1321
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI :2019/1565 Esas, 2021/848 Karar
HÜKÜM Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2 Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/382 E., 2019/6 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2016/69838 numaralı “YEDİGÜN YEMEK CATERING” ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden marka başvurusunu 30, 35, ve 43. sınıflarda yer alan hizmetler için yaptığını, davalının başvurduğu markanın, müvekkili şirketin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası ve 35 inci maddesi gereği tanınmış “YEDİGÜN” markalar ve iltibas yaratacak derecede aynısı olduğundan bahisle davalı Kurum’a yapılan itirazın sayılı Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile kısmî olarak kabul edildiğini, ancak müvekkili şirketin “YEDİGÜN” markasının 40 yılı aşkın bir süredir sektörde ve tüketiciler arasında 7’den 70’e çok iyi bilinen ve tercih edilen bir meyveli gazoz markası olduğunu, ilgili sınıflarda “YEDİGÜN” şeklinde oluşturulmuş bir başka markanın daha bulunmadığını, dolayısıyla bu kullanım şeklinin son derece özgün olduğunu, buna ek olarak turuncu renginin ilgili ürünler bakımından müvekkili ile özdeşleştiğini, davalının markasında, onlarca rengin bulunduğu renk skalası içinde aynı şekilde turuncu rengi kullanmasının markalar arasındaki benzerliği üst seviyeye çıkardığını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı markasına ilişkin itirazlarının tam kabulü gerektiğini ileri sürerek davalı TPMK YİDK’nın 21.08.2017 tarihli ve 2017-M-6838 sayılı kararının itirazlarının reddine dair kısmının iptaline ve tescili hâlinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usûl ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin catering sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı ile faaliyet konularının farklı olduğunu, müvekkilinin marka örneği üzerinde lacivert rengin çoğunlukta bulunduğunu, beyaz renkte yazı ve tonları aynı olmayan koyu turuncu yazının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markaları ile dava konusu marka başvurusunun kapsamında kalan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” açısından 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı markasının 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü bendi anlamında “gazlı içecekler” sektöründe tanınmış marka olduğu, ancak tanınmışlığını ileri sürdüğü markasına verilecek zararın ya da markasının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası bulunduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak delil sunulmadığından başvurunun, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” dışında kalan mal ve hizmetler için reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebebin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalı TPMK YİDK’nın 2017-M-6838 sayılı kararının 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından davacının itirazının reddi yönünden iptaline, davalı adına tescilli markanın 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu ve aynı maddenin dördüncü fıkrası koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvurunun kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ve aynı maddenin dördüncü fıkrasının koşullarının da davacı yararına oluşmadığını ileri sürerek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelemesine gelince; davalı şirketin 2016/69838 numaralı “YEDİGÜN YEMEK CATERING” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğu, davacının “YEDİGÜN” asıl unsurlu markalarına dayalı olarak iltibas, tanınmışlık, eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet iddialarıyla başvuruya itiraz ettiği, itirazın nihai olarak YİDK’nın 2017-M-6838 sayılı kararıyla kısmen reddedildiği, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yapılan değerlendirmeye göre, dava konusu başvurunun “YEDİGÜN YEMEK CATERING” ibaresinden oluştuğu, başvuruda yer alan “YEMEK CATERING” ibaresi ile şekil ve renk unsurlarının ayırt ediciliğe bir katkısının olmadığı, başvurunun asıl unsurunun “YEDİGÜN” ibaresi olduğu, davacı markalarının da “YEDİGÜN” asıl unsurundan oluştuğu, taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin meydana gelebileceğinin kabulü gerektiği, emtia karşılaştırılmasına gelince; davalı şirketin başvurusu kapsamında 30, 35 ve 43. sınıftaki mal ve hizmetlerin bulunduğu, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında ise 29, 32 ve 33. sınıf malların yer aldığı, başvuru kapsamında yer alan 43/1. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin” itiraza mesnet markaların kapsamında bulunan 29, 32, 33. sınıftaki yiyecek ve içecek malları ile yakın ilişki içinde ve benzer olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 43/1. sınıf hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceğinin kabulü hakkındaki ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalının başvurusunun kapsamında yer alan 43/2. sınıf “Geçici konaklama hizmetlerinin” de, davacının markalarının tescilli bulunduğu 29 ve 32. sınıftaki yiyecek ve içecek malları ile ilişkilendirilebilecek mal ve hizmetlerden oldukları ve yakın ilişki içinde bulunduğu, zira “geçici konaklama hizmetlerinin” kafe ve restoran hizmetlerini de kapsadığı, günü birlik dinlenme yerlerinin açık alanlarının da yiyecek ve içecek tüketen müşterilere hizmet verecek şekilde düzenlendiği nazara alındığında işletmesel bağlantılandırma riskinin yüksek olması nedeniyle 43/2. sınıftaki hizmetler yönünden de taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ihtimalinin meydana gelebileceğinin kabulü gerektiği, aksi yöndeki mahkeme kararının doğru olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının itirazına mesnet markalarının Türkiye’nin en bilinen gazlı içecek markalarından olduğu, davacı markalarının bu denli eski, köklü ve çok tanınmış olması karşısında, davalı markasının başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki yiyecek ve içecek mallarının tamamı ile 29 ve 30. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetlerinde ve gıda sektörü ile ilişkili bulunan 43/2 “Geçici konaklama hizmetleri” ve 43/3 “Gündüz bakım (kreş) hizmetleri” emtiasında tescili halinde, tüketicilerce davacının bu mal ve hizmetlerde de faaliyette bulunmaya başladığı düşüncesi oluşacağı ve davalının davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanması veya davacı markalarının sulandırılması ihtimalinin gerçekleşebileceği, dolayısıyla anılan mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının davacı yararına oluştuğu, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda belirtilen aksi yöndeki değerlendirmelere iştirak edilmediği, iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan ayrıca bir bilirkişi incelemesine görülmediği, somut uyuşmazlık yönünden mahkemece, açıklanan gerekçelerle başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf malların tamamı ile 29 ve 30. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri ve 43/1, 2, 3. sınıf hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin isitnaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı TPMK YİDK’nın 21.08.2017 tarihli ve 2017-M-6838 sayılı kararının 30. sınıftaki kararda sayılı hizmetleri ile 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.” bakımından davacının itirazının reddi yönünden iptaline, sair yönden iptal isteminin reddine, davalı şirket adına 18.09.2017 tarihinde tescil edildiği anlaşılan 2016/69838 numaralı markanın, iptaline karar verilen sınıflar bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair yönden hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iltibas tehlikesinin tespitindeki ilkelerden birinin de markanın bütünü itibarı ile nazara alınması olduğu, davalı markası “yedigün yemek catering” ibaresinin bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim açısından davacıya ait “yedigün” ibareli markalar ile kısmen benzerlik gösterse de kapsamdan çıkarılan mal ve hizmetlere bakıldığında iltibas kapsamında olduğu değerlendirilen mal ve hizmetlerin başvuru markasının kapsamından çıkarıldığı geriye kalan mal/hizmet yönünden ise iltibas tehlikesinin olmadığını, 556 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası açısından KHK’da nisbi red sebebi olarak düzenlenmiş hale göre tanınmış markanın başka mal ve hizmetlerde kullanılmasının önlenebilmesi için mezkur fıkrada sayılan üç şarttan birisinin varlığının gerektiğini, somut olayda bu şartların gerçekleşmediğini, belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … başvurusuna davacı tarafça yapılan itirazın kısmen reddine dair kararın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.