Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6353 E. 2023/1087 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6353
KARAR NO : 2023/1087
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1735 Esas, 2021/661 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2016/513 E., 2017/417 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 60.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı banka vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … A.Ş. ile ticari ilişki içinde toplam 150.000,00 TL sipariş karşılığı olarak çekleri tanzim ederek verdiğini ancak siparişe konu malları teslim alamayan müvekkilinin davalıdan siparişi iptal etmelerini ve çeklerini iade etmelerini istediğini, davalı … A.Ş. 03.10.2016 tarihli yazılı belge ile siparişe konu malları teslim edemeyeceğini beyan ederek çekleri iade edeceğini taahhüt ettiğini; ancak halen teslim etmediğini, banka sisteminden yapılan araştırmada dava konusu çeklerin T.İş Bankası A.Ş. Bozüyük Şubesine davalı … A.Ş.’nin kullandığı veya kullanacağı kredinin teminatı olmak üzere rehin cirosu yapılarak davalı banka yedinde bulunduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin dava konusu çeklerden dolayı borcunun bulunmadığını, mal teslim edilmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığını, çeklerin tanzim ediliş nedenini gösteren 23.07.2015 tarihli yazılı belgeler ve çeklerin bedelsiz kaldığını ve iade taahhüdünü içeren 03.10.2016 tarihli yazılı taahhütnamenin de delil niteliğinde olduğunu, davalı … A.Ş. tarafından diğer davalı … Bozüyük Şubesine yapılan rehin cirosunun geçersiz olduğunu, davalı bankanın da yasal ve meşru hamil olmadığından çekleri iade etmesi gerektiğini, ancak davalı bankanın kredi teminatında bulunduğundan bahisle çekleri iade etmediğini belirterek dava konusu çeklerden dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde, keşideci tarafından hamil bankaya karşı çekin teminat olduğu iddiasının ileri sürelemeyeceğini, çekin temlik cirosu ile devralındığını, davalı şirketin bankaya borçlu olduğunu, davalı bankanın davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkiyi bilmediğini, bankanın iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Diğer davalı şirket cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 31.10.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli, 30.11.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli, 31.12.2016 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çeklerin arkasında yazan “Bedeli Teminattır” ibaresi nazara alındığında söz konusu cironun rehin cirosu mahiyetinde olduğu, davaya konu 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çekin arkasında “teminat” ibaresi bulunmasa da davalılar arasındaki kredi sözleşmesi, kredinin tutarı ve diğer çeklerle beraber ciro edilmiş olması bu çekin de aynı kredi borcuna teminat olarak verildiğini gösterdiği, bu sebeplerle anılan ciroların rehin cirosu olduğu ve geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı … AŞ. ile davalı banka arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden anılan firmaya borçlu cari hesap şeklinde işleyen krediler kullandırıldığını, bu kredi nedeniyle de davalı bankanın SNT A.Ş.’den halen yüksek miktarda alacaklı olduğunu, davaya konu çeklerin ise SNT Toprak Ür. İnş. Mak. Gıda Dan. Paz. San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan temlik cirosuyla ciro ve teslim yoluyla davalı bankaya geçtiğini, davacının davalı bankayı muhatap alarak menfi tespit talep etme hakkı olmadığını, davalı bankanın yetkili hamil olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı bankanın kötü niyetli olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak tedbir kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile davalı bankanın uğradığı ve uğrayacağı zararlara karşılık olmak üzere davacının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 4 çekten 303250 seri numaralı çek dışındaki çeklerin arkasında yer alan davalı şirket tarafından diğer davalı bankaya yapılan cirolar rehin cirosu niteliğinde olup bu hususun İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu, belirtilen çekler yönünden Mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu edilen 303250 seri numaralı çekte yer alan ciro 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 689 uncu maddesinde açıklanan biçimde rehin cirosu niteliğinde olmadığı gibi rehin cirosu olduğunu gösterir her hangi bir ibareyi de taşımadığı, Mahkemece davalılar arasında akdedilen kredinin teminatı olduğu gerekçesi ise çek üzerinde ya da taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde bu yönde bir kabulü gerektirir kayıt yer almaması bakımından hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının her iki davalıya yönelik açtığı 31.10.2016 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli; 30.11.2016 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli; 31.12.2016 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı … Ür. İnş. Mak. Gıda Dan. Paz. San. ve Tic. A.Ş.’ye yönelik olarak 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının T. İş Bankası A.Ş.’ye karşı 01.04.2017 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli çek yönünden açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşideci tarafından hamil bankaya karşı çekin teminat olduğunun iddia edilemeyeceğini, çekin temlik cirosu ile devralındığını, davalı bankanın yetkili hamil olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalı bankanın kötü niyetli olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekler nedeniyle borçlu olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı banka vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davalı Banka Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı bankaya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.