YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6393
KARAR NO : 2022/7980
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.01.2021 tarih ve 2019/467 E. – 2021/81 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … ile yaptığı 01.10.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli sağlık sigorta poliçesi ile sigorta kapsamına alındığını, müvekkilinin sigorta primlerini düzenli olarak ödediğini, 27.11.2010 tarihinde davalının anlaşmalı kurumlarından olan …Hastanesine diz ağrısı şikayeti ile başvuran müvekkiline yapılan muayene sonunda Patella Bozukluğu tanısı konulduğunu, müvekkilinin durumu sigorta şirketine bildirerek hastanede yapmış olduğu masraf ve tetkik ücretlerini talep ettiğini, ancak sigorta şirketinin 07.12.2010 tarihli yazılı cevabı ile “önceki mevcut hastalık” sebebi ile muayene, tetkik ve kontrol giderlerinin sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, müvekkilinin hastaneye son 2-3 aydır eğilip kalkarken dizinde duyduğu ağrılar nedeniyle başvurduğunu ve daha evvel yaşanan bir sorunla ilgili olmadığını, sigorta şirketinin ödeme yapmayarak müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yaptığı masrafların şimdilik 6.000,00 TL’yi bulduğunu, müvekkilinin bunun yanında manevi açıdan da kayba uğradığını, yaşadığı performans kaybı nedeniyle işten çıkarıldığını ileri sürerek, 6.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 01.01.2010-2011 vadeli Sağlık Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, poliçe vadesi içinde meydana gelen hastalık ve kaza sebebiyle yapılan tedavi masraflarının poliçe şartları ve muafiyetleri içerisinde teminat kapsamında olduğunu, davacının poliçe öncesi meydana gelen bir rahatsızlığının poliçe vadesi içinde nüksetmesi sonucu talebinin reddedildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu ile bozma incesi alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, yapılan tıbbi değerlendirmede dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu yapılan tedavi giderlerinin sağ femur lateral kondil seviyesindeki ekzositozun tetkik ve tedavisi ile ilgili olduğu, sağ femur lateral kondil seviyesindeki ekzositozun kaza yaralanması ile ilgili olmadığı, kaza anında oluşmayacağı, kaza öncesinde mevcut olduğu, bu nedenle davacının önceki rahatsızlığı ile dava konusu hastalığı arasında illiyet bağının bulunduğu tespit edildiğinden ve 21/10/2001 tarihinde çekilen grafide tespit edilen, kaza öncesinde mevcut olan rahatsızlıkla ilgili yapılan tedavilerin 01/01/2010/01/01/2011 vadeli poliçe teminatı kapsamında olmadığı ve ayrıca poliçede manevi zararlar yönünden teminat bulunmadığı gerekçesiyle hem maddi tazminat talebi yönünden, hem de manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.