Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6425 E. 2023/1323 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6425
KARAR NO : 2023/1323
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1962 Esas, 2021/941 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/454 E., 2019/347 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine “Bruno Perla” markasının kullanılmaması konulu İskenderun 3. Noterliğinin 26.02.2016 tarihli ve 4556 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davanın marka hükümsüzlüğüne dayanılması nedeniyle marka tescilinin 14.03.2011 tarihli olduğu öğrenildiğinden 5 yıllık süreyi dikkate alarak davayı açtıklarını, marka tescilinin 19. sınıfta doğal taşlar, yapay taşlar, doğal mermerler, yapay mermerler emtialar için alınmış olduğunu, markanın 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri gereğince ayırt edici ve tanımlayıcı özelliklerinin bulunmadığını, “Bruno Perla” markasının mermer kategorisinde bir tür doğal taş olduğunu, bu durumun mutlak anlamda hükümsüzlük sebebi oluşturduğunu ileri sürerek davalı tarafa ait 03.12.2009 başvuru ve 14.03.2011 tescil tarihli 2009/64136 marka nolu “Bruno Perla” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın İtalyanca kökenli olduğunu, Türkçe anlamının “esmer inci” olduğunu, 2008 yılında ruhsatını aldığı İskenderun’daki mermer ocağından çıkan ve kahverengi damarlı görüntüdeki mermeri “Bruno Perla” adı ile markalaştırdığın, tescil başvurusundan önce bu marka adıyla bilinen ürün olmadığını, müvekkili şirketin satışa başlamasıyla birlikte markanın tanınmaya başladığını, davacıya ait marka adı altında satılan kahverengi damarlı mermerin adeta marka ile bağdaştığını, Tursil, Mintax, Nescafe gibi marka ile ürünün bağdaştığını, bu markanın başka bir şirket tarafından kullanılmadığı gibi tescil de edilmediğini, bu markayı kullananın müvekkili şirket olduğunu savunarak davanın hak düşürücü süreden dolayı usulden reddine aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2017 tarihli ve 2016/388 E. – 2017/2107 K. sayılı kararı ile “Bruno Perla”nın mermer ile ilgisinin bulunmadığı, mermer çeşidi açısından tanımlayıcı özelliğinin bulunmadığı, ürünün siyah ve kahverengi birbirine homojen olarak dağılmış damarlı olmasının durumunun çağrıştırıcı niteliğinin de tespit edilemediği, bu nedenle davacı tarafın hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı istinafı üzerine, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının ortaya koyduğu delillerin değerlendirmediği, raporun ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olmadığı, konusunda uzman bilirkişi heyetinden oluşmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış olup, yapılan yargılama sonunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın hükümsüzlük hallerinin 556 sayılı KHK’nın 42 nci maddesinde düzenlendiği aynı zamanda mutlak tescil engeli olan 7 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin hükümsüzlük nedenlerinden biri olduğu, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren yani “tanımlayıcı” markaların tescilinin mümkün olmadığı, bir ibarenin cins, vasıf vb tasviri özellik belirtmesi nedeniyle mutlak tescil engeli olarak kabul edilebilmesi için söz konusu ibarenin üzerinde kullanılacağı ürün veya hizmetler bakımından doğrudan cins, vasıf gibi karakteristik bir özellik belirtmesi gerektiği, bunun yanında, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin son fıkrası uyarınca, bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırtedici bir nitelik kazanmış ise (a), (c) ve (d) bendlerine göre tescilinin reddedilemeyeceği, 556 sayılı KHK’nın 42 nci maddesinin son fıkrasına göre de kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış bu tür işaretlerin tescilinin hükümsüz kılınamayacağı, buna karşın başlangıçta ayırt edicilik vasfına sahip bir işaretin zaman içerisinde kullanım sonucu cins adına (jenerik) dönüşmesi nedeniyle marka tescil başvurusunun reddi ya da tescilli ise hükümsüz kılınabilmesi için bu sonucun marka sahibinin davranışlarından kaynaklanması ve marka sahibinin böyle bir sonucun doğmaması için gereken gayreti göstermemiş olması nedeniyle jenerik hale gelmesi gerektiği, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu “Bruno Perla” isimli kayacın kesilebilir, parlatılabilir, yüzeyi işlenebilir ve bunların yanında koyu kahverengi, siyahımsı yapısı ve beyaz damarlı görüntüsü ile sadece Davut Mermer firmasının ocağından çıkan bir kayaç olup görünüm olarak renginin ve beyaz damarlarının çok bariz, ayırt edici özelliği olduğu, sektörde Bruno Perla’nın bir mermer cinsi olarak bilindiği, Bruno Perla’nın kelime anlamının İtalyancada “esmer inci” anlamına geldiği ve mermer veya kayaç ismi olmadığı, Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği tarafından da sektörde üretimi yapılan mermer veya doğaltaş adı ile bilinen taşların jeolojik olarak mermer, kireçtaşı, dolomit, traverten, granit, andezit, bazalt, oniks ve benzeri kayaçlar olduğu, firmaların bu mermer veya doğal taşlara Türkçe veya başka bir dilde ticari bir isim verdiği ve bu isimleri marka olarak kullanmakta olduğu, davalının bu ismi vermesi ile bu kayacın cins ismi haline dönüştüğü, davalının marka başvurusundan önce “Bruno Perla” isminin kayaç cinsi olduğuna ilişkin hiçbir delil söz konusu olmadığından davacının hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporundaki teknik değerlendirmenin yetersiz olduğunu, delillerinin değerlendirilmediğini, karara dayanak raporun ayrıntılı açıklayıcı ve denetime elverişli olmadığını, bilirkişilerin ibarenin anlamından yola çıkarak değerlendirme yaptıklarını, literatür ve teknik bilgi araştırması yapılmadığını, bilirkişi raporuna yapılmış olan teknik itirazlarının karşılanmadığını, doğal taş ve mermer üzerine çalışma yürüten teknik uzmanın da yer aldığı yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, marka olarak tescil edilen “Bruno Perla” ibaresinin bir tür mermer taşı olduğunu, davacının web sitesinde de bir tür olarak belirtilmiş olduğunu, Türkiye Mermer Doğal Taş Üreticileri ve Mühendisleri Birliği web adresinde söz konusu ibarenin mermer kategorisinde literatüre geçmiş bir tür doğal taş olarak belirtildiğini, delillerinin bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun teknik yönden eksik olduğunu, istinaf gerekçelerine destek anlamında sunulan uzman görüşü dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, dosya kapsamındaki delillerinin incelenmediğini, Türkiye Mermer ve Doğal Taş Üreticileri ve Mühendisleri Birliği sitesinde “Bruno Perla”ya ilişkin ürün türünün doğal taş olarak belirtildiğini, Bruno Perla ürünlerinin sektörde pek çok işletme tarafından kullanılan bir tür mermeri işaret ettiğine dair delillerinin ilk derece mahkemesi kararında değerledirilmediğini, hükme esas alınan raporun çelişkilerle dolu olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu taşın cins isim haline geldiği ve mermer cinsi olarak kabul edildiği tespitine yer verildiğine göre markanın temel fonksiyonu olan ayırt edicilik vasfını yitirmiş olduğunu, raporun genelinde Bruno Perla mermer cinsi olarak belirtildiği halde içerik ile raporun sonuç kısmının çelişik olduğunu, bilirkişinin dava konusu taşın bir kayaç türü olduğuna dair literatürde veri olmadığını belirttiği ancak talep ettikleri müzekkere gereği araştırma yapılsaydı bilirkişilerin görüşünü somutlaştırabileceğini, raporda Bruno Perla isimli kayacın mermer tanımına uyabileceği, davalının mermer ocağından çıktığı ve mermer cinsi olarak bilindiği, sektörel olarak da cins isim haline dönüştüğü tespitine yer verilmekle davacının bu markaya ilişkin koruma geliştirmediği ve ismin mermer türü olarak anılmasına izin vermesi sebebi ile artık jenerikleştiği kabul edildiğinden davacının da artık kendi markasının hükümsüzlüğüne katlanması gerektiğini, davacının internet sitesinde dahi dava konusu taşı, bir taş cinsi olarak tanıttığını, “Bruno Perla”nın herkes için aynı görseli sembolize ettiğini, mermer, granit gibi kimsenin tekeline bırakılmayacak olduğunu, bilirkişilerin dahi gerekli inceleme için mahkemeyi yönlendirmesine rağmen yetersiz inceleme yapıldığını, davacının ruhsatının süreli olduğunu, bu madenden çıkan bir ürün için Bruno Perla taşı üzerinde isimden kaynaklı bir tekel yaratılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı markasının cins isim mi ilk defa davalı tarafından kullanılan bir marka olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK’nın 5 inci maddesi, 7 nci maddesinin birinci fıkrasını (a) ve (c) bentleri, 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.