YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6484
KARAR NO : 2022/7758
KARAR TARİHİ : 03.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.04.2021 tarih ve 2020/476 E. – 2021/387 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili nezdinde sigorta örtüsü altına alınan 380 karton koli, 46.500 adet telefon aksesuarının Çin’den İstanbul Atatürk Havalimanı’na kadar nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtiaların sağlam ve eksiksiz olarak yüklendiğini, uçağın İstanbul Atatürk Havalimanına varışını müteakip 03.04.2014 tarihinde yapılan incelemelerde taşınan emtialardan 90 kolinin ambalajının yırtık, ezik ve ıslak olduğuna dair tutanak tutulduğunu, ayrıca bir koli emtianın da eksik olduğunun tutanak altına alındığını, emtiaların ambalajlanması amacıyla depoya sevk edildiğini, depoda ambalajlama işlemi sırasında yapılan ayıklama sonrasında hasarlı koli sayısının 63’e düşürüldüğünü, müvekkiline yapılan hasar ihbarı sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda toplam hasarın 82.871,27 TL olduğunun tespit edildiğini, bu bedelin 18.06.2014 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkilinin, hasara uğrayan ürünler ile kaybedilen ürünlerin kilogramı esas alınarak belirlenen 12.344,49 SDR karşılığı 41.770,00 TL üzerinden davalıya karşı rücu hakkının bulunduğunu, bu hususta davalıya yapılan başvuru sonrasında davalının sadece kayıp emtiaya ilişkin ödeme teklifinde bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.770,00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yasal sürede ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, müvekkili aleyhine Montreal Sözleşmesi’nin 22/6 maddesi uyarınca yargılama giderlerine ve faize hükmedilemeyeceğini, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı nezdinde sigorta örtüsü altındaki emtianın davalı havayolu taşıma şirketi tarafından taşınırken hasar gördüğü, davalı çalışanları tarafından bir kolinin zayi olduğu ve 90 kolinin hasarlı olduğunun tespiti karşısında zararla ilgili davalıya ayrıca ihbara gerek olmadığı, Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre bilirkişi tarafından davalının azami sorumluluğunun 12.344,49 SDR ve davacının ödeme tarihindeki Türk parası karşılığının 40.788,66 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 40.788,66 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.089,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.