Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6490 E. 2023/1264 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6490
KARAR NO : 2023/1264
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın müvekkili lehine kredi sözleşmesi düzenlediğini, karşılığında miktar kısmı boş olarak imzalanmış bonoyu teminat olarak aldığını, davalının, bir kısım borcun süresinde ödenmediğinden bahisle müvekkili aleyhine icra takipleri başlattığını, borca itiraz üzerine takiplerin durduğunu, davalı bankanın duran takipler nedeniyle itirazın iptali davası açmak yerine davacı tarafından imzalandığı iddia edilen senede dayalı olarak Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2019/62095 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını ileri sürerek icra takibine dayanak bononun boş olarak verilen teminat senedi olduğunun tespitine, teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılamayacağından takibin iptaline, senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, söz konusu icra takibinin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatıldığını, bu sebeple uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, takibe konu bononun kayıtsız şartsız borç ikrarını ihtiva ettiğini, bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlarda eksiklik bulunmadığını, müvekkili bankanın yetkili hamil olduğunu, takibe konu bononun teminat senedi niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin 12.12.2019 tarih, 2019/173 E. ve 2019/293 K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin kararı istinaf ettiği, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 15.01.2021 tarih, 2020/520 E. ve 2021/40 K. sayılı kararı ile”… Somut olayda; davacı, davalı banka tarafından genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullanmış olup, davalı tarafça bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit isteminde bulunmuştur. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içerisinde bulunduğu gerekçesi ile davanın usulden reddi yönünde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.” gerekçeleriyle başvurunun esastan reddine karar verildiği, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 15.01.2021 tarih, 2020/520 E. ve 2021/40 K. sayılı kararının davacı vekiline 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 08.03.2021 tarihinde dosyanın görevli ticaret mahkemesine gönderilmesini talep ettiğinin anlaşıldığı, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.03.2021 tarih, 2021/209 E. ve 2021/185 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin talebinin süresinde olmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin gönderme kararı doğrultusunda dosyanın Mahkemenin 2021/79 E. sayısına kaydının yapıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup davacı vekiline ise 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kanun yoluna başvurulduğu zaman başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilebileceğinden, davacı vekilinin talep etme süresinin son günü 01.03.2021 tarihi olduğu, ancak davacı vekilince bu talebin 08.03.2021 tarihinde Mahkemeye ibraz edildiği, bu durum karşısında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereğince davacının davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ek karar sonrası dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken sürenin ilk karar tarihinden itibaren hesaplandığını, süresinde başvuru yapılmadığı gerekçesiyle görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesi talebinin reddine karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince talebin reddine ve dosyanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin 2019/173 E., 2019/293 K. sayılı kararı ile davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Gaziantep Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairenin 15.01.2021 tarih, 2020/520 E. ve 2021/40 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin karar verildiği, Dairelerince verilen kararın davacı vekiline 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 08.03.2021 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği, 6100 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin birinci fıkrasında, ” Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.” düzenlemesinin bulunduğu, buna göre davacı tarafça Dairenin 15.01.2021 tarih, 2020/520 E. ve 2021/40 K. sayılı kesin kararının tebliğ tarihi olan 15.02.2021 tarihinden itibaren iki hafta içerisinde görevli mahkemeye gönderme talep edilmesi gerekirken 08.03.021 tarihinde sunulan talebin iki haftalık süreden sonra gerçekleştirilmesi nedeniyle Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğundan bahisle Dairelerinden ek karar talep ettiği ve 26.02.2021 tarihli ek kararı ile talebin reddedildiği, ek karar talebi üzerine iki haftalık sürenin işlemeyeceğine dair yasal düzenlemenin de bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; banka kredi sözleşmesi ile kredinin teminatı olarak alınan bono için borçlu olunmadığının tespiti yönünden açılan davada, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, 26.02.2021 tarihli ek karar sonrası dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi taleplerinin gereği dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken ilk karar tarihinden süre hesaplanarak süresinde başvuru yapılmadığı gerekçesiyle görevli mahkemeye gönderme taleplerinin reddi yönündeki kararın haksız olduğunu belirterek ve re’sen gözönüne alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz karar harcının isteği hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.