Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6493 E. 2023/1045 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6493
KARAR NO : 2023/1045
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalıdan 20.05.2017 tarihli 15.000,00 TL bedelli, 26.06.2017 tarihli 57.350,00 TL bedelli, 30.06.2017 tarihli 60.180,00 TL bedelli faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının ödeme nedeniyle borca itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket ortaklarının arkadaş olduklarını ve yaklaşık 15 yıldır para alışverişi olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin hesabına ve davacı şirket ortaklarından… ve… adına kayıtlı hesaplara zaman zaman para gönderdiğini, daha sonra tarafların dönemsel olarak mahsuplaştıklarını, bu kapsamda davacı tarafa 293.500,00 TL ödeme yapıldığını ve bunun 4.300,00 TL’sinin iade edildiğini, buna göre müvekkilinin davacıya 289.200,00 TL avans gönderdiğini, fatura bedeli olan 132.500,00 TL’nin indirilmesinden sonra davalının 156.670,00 TL alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı şirket hesabına 10.03.2017 tarihinde 15.000,00 TL ve 13.03.2017 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL gönderdiği, her iki işlem açıklamasına da “… – Borç” şeklinde bir not düştüğü, takibe dayanak faturalar 20.05.2017, 26.06.2017 ve 30.06.2017 tarihli olup yapılan ödemelerin fatura tarihlerinden önce olduğu, ödemeler karine olarak fatura tarihinden önceki bir borcun tasfiyesi için yapıldığı ve davalının ödemelerin avans olduğu iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacının… ve… hesaplarına gönderdiği paralarla ilgili açıklama kısmına herhangi bir şey yazılmadığı, taraflar arasında ödemelerin…’e veya…’a yapılacağına ilişkin bir yazılı sözleşme de bulunmadığı, buna göre davalının ödemelerin davacı yerine… ve…’a avans olarak gönderildiği yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacının ödeme iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda müvekkilinin davacı şirketin ortaklarına 240.200,00 TL para gönderdiğinin, bunun 95.000,00 TL’sinin fatura tarihlerinden sonra olduğunun belirtildiğini, Mahkemece en azından fatura tarihlerinden sonra yapılan ödemelerin fatura borcuna karşılık yapıldığının kabulü gerektiğini, 04.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin davacıya 50.000,00 TL ödeme yaptığının belirtildiğini, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, havalenin bir ödeme aracı olduğunu, ödemenin başka bir amaçla yapıldığını iddia edenin bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, buna göre davacı tarafa gönderilen ödemelerin fatura borcuna karşılık yapıldığının kabulü gerektiğini, aynı kişiye birden çok yapılan ödemenin şirkete yapılmış sayılması gerektiğini, aksini savunmanın dürüstlük ve ticari işlerde güven kuralı ile bağdaşmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının takip dayanağı faturalarda belirtilen malları teslim aldığını kabul ettiği; ancak fatura bedellerinin davacı şirket ortaklarına gönderilen paralarla ödendiğini savunduğu, buna göre ispat yükünün davalıda olduğu, davalının davalı şirket ortaklarına yapmış olduğu ödemelerin takip dayanağı faturalar karşılığında yapıldığı yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek ve ödemeye ilişkin banka hesap hareketlerinin dava dosyasına sunulduğunu, ödemelerin yapıldığı kişilerin de davacı şirketin ortağı olduğunu, tarafların aralarındaki tanışıklığa binaen dönem dönem hesaplaşıldığını, mahsuplaşma yapıldığında müvekkillerinin alacaklı olduğunu, bu alacak ile ilgili görüşmek istediklerinde kendilerine zorla senet imzalatılmaya çalışıldığını, bu hususu davacıların inkar etmediğini, buna ilişkin darp raporu bulunduğunu, ödemelerin ticari ilişkiden kaynaklandığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin davacı şirketin ortaklarına 240.200,00 TL para gönderdiğinin, bunun 95.000,00 TL’sinin fatura tarihlerinden sonra olduğunun belirtildiğini, Mahkemece en azından fatura tarihlerinden sonra yapılan ödemelerin fatura borcuna karşılık yapıldığının kabulüne karar verilmesi gerekirken bu husus değerlendirilmeden karar verildiğini, 04.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin davacıya 50.000,00 TL ödeme yaptığının belirtildiğini, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, havalenin bir ödeme aracı olduğunu, ödemenin başka bir amaçla yapıldığını iddia edenin bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, buna göre davacı tarafa gönderilen ödemelerin fatura borcuna karşılık yapıldığının kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 548 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı tarafça davacı şirketin eski yetkilisi olan…’e yapılan ödemelere ilişkin belge sunulmuş olup Mahkemece anılan ödemelerin açıklamasız olduğu ve davacı şirket dışında bir kişiye ödeme yapılması konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı gerekçesiyle davacının ödeme belgelerine itibar edilmemiştir. Ancak ticari temsilcinin ispatlayabildiği başka bir hukuki ilişki olmaksızın kabul ettiği ödemelerin, hali hazırda yetkilisi olduğu şirket defterlerinde açık olan ilişki kapsamında yapıldığının kabulü gerekmektedir. 6098 sayılı Kanun’un 548 inci maddesinde temsilciye tanınan yetkiler bu duruma cevaz vermektedir. Bu durumda Mahkemece davaya konu fatura tarihinden sonra dava dışı eski şirket yetkilisi hesabına yapılan ödemelerin faturaya dayalı ödeme olduğunun kabulü ile davalı defterlerinde kayıtlı olan borcun da davalı tarafından kabul anlamına geldiği gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
3.Davalı tarafça yine, dava dışı eski ortak… hesabına yapılan ödemelere dayanılmıştır. Anılan ödemeler bakımından Mahkemece davacı şirket defterleri üzerinde daha önceden davalı tarafından eski ortağa yapılan ödemelerin kabullenilip kabullenilmediği yani bunun taraflar arasında ticari bir teamül olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim 04.02.2019 tarihli raporda davacı defterlerinde bulunan 20.11.2016 ve 10.12.2016 tarihli ödemelerin yalnızca havale biçiminde kaydedildiği ve kimin hesabına olduğunun da belirtilmediği gözetildiğinde, davacı defterine kayıtlı davalı tarafından geçmişte yapılmış eski ortak hesabına ödeme olup olmadığının belirlenmesi önem arzetmektedir. Ancak oluşan sonuçta dahi davalı tarafından dava dışı eski ortağa yapılan ödemelerin her halükarda fatura tarihinden önce olduğu gözetildiğinde bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.