Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6549 E. 2023/1409 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6549
KARAR NO : 2023/1409
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/3618 Esas, 2021/1357 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul (Kapatılan) 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/228 E., 2017/78 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.

İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL’nin avans faizi ile birlikte işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının marka hakkına tecavüz etmesi ve benzer kullanımı nedeniyle marka değerinin düşmesinden dolayı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibarıyla trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar yalnızca davalı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Anılan karar taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de davacı vekilinin, istinaf etmeyerek kabul ettiği İlk Derece Mahkemesi kararı ile temyiz ettiği Bölge Adliye Mahkemesi kararı arasındaki reddedilen miktarı temyiz edebileceği gözetildiğinde anılan miktarın 40.000,00 TL’ye tekabül ettiği anlaşılmıştır.

Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen ve davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 40.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kullanarak meşhur hale getirdiği “Katık Döner” markasını, 30.12.2011 günü 2011/18784 başvuru numarası ile 35 ve 43 üncü sınıflarda “Çoban Katık Döner” ibaresi ile marka olarak tescil ettirdiğini, davalının adına tescilli markasının ismini ve logosunun birebir aynısını ürünlerinin üzerinde, tabelalarında, reklamlarında ve basılı olarak broşürlerinde kullandığını tespit ettiğini, tespit dosyasında tecavüzün varlığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, kullanımın müşterileri nazarında işletmesel bağlantıya sebep olacağını, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/64733 soruşturma nolu dosyasıyla şikayette bulunduklarından iddianame düzenlendiğini ve ceza davasının açıldığını, davalının eylemlerine halen devam ettiğini ileri sürerek davalı hakkında marka hakkının tecavüzünün önlenmesi adına gerekli önlemlerin alınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline, kararın Türkiye genelinde yayın yapan bir gazetede ilanını talep etmiştir. Davacı vekili 12.12.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 50.000,00 isim ücreti ve 45.000.00 TL 18 aylık royalty ücreti olmak üzere toplamda 95.000,00 TL’ye yükselttiklerini, alacak kalemlerine 29.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının logosunu kullanmadığını, Kadir Çerman’a ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde kayıtlı 2006/53941 tescilli “KATIK” markasının lisanslı kullanıcısı olduğunu, davacının logosu ile kendi logosunun farklı olduğunu, hak sahibi oldukları “KIRPINTI” ibareli logonun şeklini kullandıklarını, davacının tescilli markasını tescilli olduğu şekilden farklı kullandığını, üçüncü kişilere ait birçok benzer markanın bulunduğunu, tarafların iştirak alanlarının farklı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 sayılı “Çoban Katık Döner” markasının sahibi olduğu, davalının ise TPMK nezdinde tescilli 2016/53941 sayılı ile kayıtlı “Katık” şekil markasının lisanlı kullanıcısı olduğu, ancak davalının kullanımının lisans hakkına sahip olduğu 2006/53941 sayılı “Katık” şekil markasının kapsamını aştığı, kullanımın davacının tescilli markasına yanaştığı, davacı ile davalı arasında işletimsel bir bağ oluşturacak şekilde algı oluştuğu, davalının davacının markasına tecavüz ettiği, davalının haksız kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL maddi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL’nin avans faizi ile birlikte işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının marka hakkına tecavüz etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandığı 2006/53941 sayılı şekil markanın tescilli olduğunu, müvekkilinin kullandığı marka ve logoda “katık” isminin belirgin olarak kullanıldığını, davacının “katık döner” ismi için TPMK’ya yaptığı başvurunun müvekkilinin markası nedeniyle reddedildiğini bildiklerini, davacının 2011 yılında tescil ettirdiği “Çoban Katık Döner” ibareli logosundan farklı logo kullandığını ve “Çoban Katık” ibaresini değil müvekkilinin “KATIK” markasını haksız olarak ön plana çıkararak kullandığını, müvekkilinin kullandığı logoda da “KATIK” markasının kullanıldığını, tarafların logolarında yuvarlak şekil dışında benzerlik bulunmadığını ve birçok markanın logosunda yuvarlak şekil ve kırmızı beyaz renklerin kullanıldığını, hiç kimsenin kendi hukuka aykırı eyleminden hukuka aykırı sonuç çıkarmasını ümit edemeyeceğini, müvekkilinin dosyaya sunduğu 2013/97909 tescil numaralı “KIRPINTI” markasının logosuna bakıldığında müvekkilinin “KATIK” markasının logosu ile birebir aynı olduğunun görüleceğini, “KIRPINTI” markasının da Cemre Döner’in sahibi Mehmet Aydın’a ait olduğunu, davacının markasının “Çoban Katık Ağız Tadımız” şeklinde olduğunu, müvekkilinin lisans aldığı markanın ise “KATIK” şeklinde olduğunu, müvekkilinin “kırpıntı” markasındaki şekli kullanmasına marka hukuku yönünden engel bulunmaması gerektiğini, mahkemenin müvekkilini haksız yere tazminata mahkum ettiğini, davacının “KATIK ÇOBAN” logosu ile müvekkilinin kullandığı “KATIK” logolarının fevkalade benzerlik bulunmadığını, mahkemenin davacı tarafın sunduğu ve her zaman oluşturulabilecek örnek lisans sözleşmesine dayanarak 50.000,00 TL lisans bedeli tespit etmesinin hatalı olduğunu, TPMK’dan lisans sözleşmelerinin tescilli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin de lisans sözleşmesi verdiğini, onların lisans bedelinin 30.000,00 TL olarak belirlendiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL royalty bedeli kararlaştırıldığı dikkate alınmadan 58.250,00 TL’ye hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin markasının 30.000,00 TL lisans bedeli ile devredildiğine yönelik beyanının ise yargılama sırasında delillendirmediği gibi her markanın lisans değerinin farklı olduğu, davacı markasının yurt dışına da lisans verdiği ve diğer lisans sözleşmeleri, aylık royalty bedeli, mahkemenin dikkate aldığı ihlal süresi de dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince 10.000,00 TL isim hakkı bedeli ile dava tarihine kadar tahakkuk edecek 8.250,00 TL royalty bedeli olmak üzere toplam 18.250,00 TL lisans bedelinin somut olayda hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının marka başvurusunun müvekkilinin lisans sahibi olduğu marka nedeniyle reddedildiğini, tecavüz oluşturacak bir kullanımları olmadığını, lisans sözleşmesi ile kullanım hakkı bulunan markayı kullandıklarını, davacının ise markasını kendi marka hakkı dışında lisans yoluyla müvekkilinin hak sahibi olduğu markaya yanaşarak kullandığını, kullanımlarının ana unsurunun “KATIK” ibaresi olup şekil ibaresinin de yine müvekkili şirketin sahibine ait “KIRPINTI” ibareli markadan kaynaklandığını, davacının hak sahibi olduğu markanın “katık” ibaresinden ibaret olmadığını, kullanımlarındaki ortak noktaların sektörden kaynaklandığını, hükmedilen tazminat oranının da kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava konusu uyuşmazlık, davacının “Çoban Katık Döner” markası karşısında davalının “Katık Döner + şekil” biçimindeki kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün söz kosunu olup olmadığı, buna dayalı olarak varsa tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ve ilan taleplerinin yerinde olup olmadığıdır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi

3. Değerlendirme
Mahkemece her ne kadar davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket temsilcisinin yargılandığı ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında iltibas oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış kararın re’sen bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B.Davalı Temyizi Yönünden
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.