Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6571 E. 2023/1014 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6571
KARAR NO : 2023/1014
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Taze” ve “Tazedirekt” ibareli seri markalarının sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2016/41012 sayılı “Tazetüket+Şekil” ibareli marka başvurusuna iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şahısça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının, yeşil renkte yazılmış Taze kelimesi ile siyah renkte yazılmış Tüket kelimesinden ve bu ibarenin üzerinde yer alan uç uca eklenmiş iki adet buğday başağı figüründen oluştuğu, davacı markalarının ise Taze kelimesi ile buna eklenmiş “eve, para, direk, direkt, com, getir, gelsin, kapınızda” gibi kelimelerden ve “herşeyin alası, hesaplı tazelik kapınızda” gibi sloganlardan oluştuğu, davacı markalarının ayırt edici esaslı unsuru ya da esaslı unsurun bir parçası olan Taze kelimesinin, davalı markasının da esaslı unsuru konumunda olduğu, bu kelimenin, çekişme konusu olan “35/01 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. 35/02 Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. 35/03 İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.” bakımından herhangi bir çağrışımsal etkisi bulunmadığı, markalar arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik sebebiyle davalı markasını gören bir tüketicinin, davalı hizmetinin, davacıya bağlı olduğu yanılgısına kapılması kuvvetle muhtemel olduğu, “Taze Tüket” markasının, davacının Taze Direkt ya da Taze Getir gibi markaları ile aynı seri içinde bulunduğunun ve/veya marka sahibi işletmelerinin bağlantılı olduğunun düşünülmesi iltibas kapsamında olduğu, tüketicilerin, önceden bildikleri Taze Direkt markasının zihinde bıraktığı imajdan hareketle, “seçici tutma” yoluyla yeni karşılaştıkları Taze Tüket markasını aynı/aynı tür hizmetler üzerinde gördükleri takdirde tercih etme olasılıklarının oldukça yüksek olduğu, Taze Tüket ibareli davalı markası ile davacının Taze ibareli markalarının iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, davalı başvurusunun kapsadığı ilâna konu çekişmeli hizmetlerin tamamı (35/01, 02, 03 alt grupları) yönünden taraf markaları aynı/aynı tür hizmetleri kapsadığı, sair iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptal talebi yönünden davanın kabulü ile YİDK’nın 12.05.2017 tarih, 2017-M-3498 sayılı kararının davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden iptaline, hükümsüzlüğü talep edilen marka henüz tescil edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taze ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, zayıf bir marka olduğunu, davacının türetilen başka markalara katlanmak zorunda olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.