YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6596
KARAR NO : 2023/1336
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1412 Esas, 2021/648 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/461 E., 2019/151 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına 2016/06246 nolu tescilli tasarıma davalı Flekssit Büro Mobilyaları San. ve Tic. A.Ş. tarafından itiraz edilmesi üzerine YİDK tarafından 2016/06246 – 3, 4, 6 sıra numaralı tasarımların reddine yönelik verilen YİDK’in 2017/T-665 numaralı kısmen kabul kararının iptaline, 2016/06246 – 3, 4, 6, numaralı tasarımların yeni ve ayırt edici olması sebebi ile başvurular yönünden tekrar kabulu ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın YİDK kararının iptali istemi olduğundan tescil kararı verilemeyeceği, davacı tasarımının ileri sürülen dökümanlar karşısında yeni ve ayırtedici olmadığı, belirgin bir farklılık bulunmadığı ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın 2016/06246 başvuru sayılı 3, 4 ve 6 sıra nolu tasarımların davalının ileri sürdüğü dökümanlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliği olduğu ileri sürülmüş ise de, benimsenen bilirkişi heyet raporunda ifade edildiği gibi bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, davacı şirketin 2016/06246 sayılı 3, 4 ve 6 sıra nolu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığı, 2016/06246 3 no.lu tasarım tescilli ürünün Flekssit Trend 2011 katoloğunda yer alan 100K00 kodlu, …Şef adlı ürün ile benzer olduğu, 2016/06246 4 nolu tasarım tescilli ürünün Flekssit Trend 2011 katoloğunda yer alan PTP 110K00 kodlu, …misafir adlı ürün ile benzer olduğu, 2016/06246 6 nolu tasarım tescilli ürünün Flekssit Trend 2011 katoloğunda yer alan LZE 383000 kodlu ve Zelve adlı ürün ile benzer olduğu, mesnet ürünlerin Felkssit Trend 2011 katoloğunda ve satış listelerinde yer aldığı, davacının dava konusu yaptığı tasarımların yenilik ve ayırtedicilik vasfını haiz olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edici nitelik kriterlerini haiz olduğunu, özel olarak tasarımcılar tarafından çizilerek oluşturulduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirkete ait 2016/06246 – 3, 4, 6 numaralı tasarımlara itirazda mesnet gösterdiği ürünlerin görsel olarak ilk bakışta dahi farklılıklarının anlaşılabildiğini, bunun yanı sıra müvekkiline ait ürünlerde kullanılan malzemelerin, ürünlerin tasarlanış biçimlerinin, fonksiyonel özelliklerinin tamamen farklı olduğunu, müvekkiline ait 2016/06246 – 2 numaralı tasarıma yönelik itirazın reddedilmesi nedeniyle 2016/06246 – 3 numaralı itirazının da reddinin gerektiğini, kurumun davaya konu 2017/T-665 numaralı kararının çelişki içerdiğini, esasen tasarımların ve itiraza mesnet gösterilen ürünlerin yeterince incelenmediğini, müvekkili şirketin tasarımlarının tüketiciler nezdinde bilinen ve tercih edilen ürünler olduğunu, hiçbir şekil ve surette kabul anlamına gelmemekle birlikte tasarım hukukunda “esinlenme serbestisi ilkesi” kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacı şirketin, dava konusu yapılan, 2016/06246 sayılı 3, 4 ve 6 sıra nolu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığının belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davacı adına kayıtlı 2016/06246 sayılı 3, 4 ve 6 sıra nolu tasarımların iptaline yönelik YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 5, 6 ,7, 10,11 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.