YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6599
KARAR NO : 2023/1400
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili vakıf üniversitesinin “BİRUNİ” ve “BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ” esas unsurlu markalarına yatırım yaparak ayırt edicilik kazandırdığını, davalının 2016/74142 numaralı “BİRUNİ GENETİK” markasının tescili için başvuru yaptığını, başvurunun ilânı üzerine yaptıkları itirazın TPMK YİDK’nın 22.01.2018 tarih ve 2018/M-359 sayılı kararı ile haksız şekilde nihai olarak reddine karar verildiğini, dava konusu marka başvurusunun davacının ana iştigal alanını kapsar şekilde kötü niyetle yapıldığını, davalının tedaviye yönelik bir tıbbi faaliyetinin bulunmadığını, hastanesinin, sağlık merkezinin, doktorluk faaliyetinin olmadığını, tescili talep edilen 44 üncü sınıf hizmetlerin, davacının 41 inci sınıf hizmetlerinin devamı niteliğinde olduğunu, 44 üncü sınıf hizmetlerindeki başvurusunun reddedilmesi gerektiğini, dava konusu markaların benzer olduğunu ileri sürerek davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 35 yıldır sağlık sektöründe faaliyet gösteren Türkiye’nin önde gelen tahlil laboratuvarlarından birisi olduğunu, müvekkilinin “BİRUNİ” ibareli seri markalarının 20 yılı aşkın bir süredir korunduğunu, yoğun kullanım ve pazarlama faaliyetleri neticesinde, başta sağlık hizmetleri olmak üzere eğitim, seminer, konferans ve yayıncılık gibi hizmetler bakımından yüksek derecede bilinirliğe sahip bulunduğunu, müvekkilinin 2014 yılının ikinci yarısında davacının “BİRUNİ ÜNİVERSİTESİ” ibareli marka kullanımlarından haberdar olduğunu, bunun üzerine ihtarname keşide edilerek tüm mütecaviz kullanımlara son verilmesinin istendiğini, ancak davacının gönderdiği ihtarname ile marka tecavüzü ve haksız rekabeti kabul etmediğini, davacının marka başvurularına devam ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, “BİRUNİ” markalarının tescilli ve gerçek hak sahibinin davalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının 42 ve 44 üncü sınıf hizmetlerde tescili istenirken davacı markalarının 09, 16 ve 41 inci sınıf mal ve hizmetleri kapsadığı, eğitim öğretim hizmetleri kapsamında kalan fakülteler vasıtasıyla verilen tıp eğitimi hizmetlerinin, hastane ve sağlık kuruluşları tarafından sunulan tıbbi hizmetler ile benzer olduğunun söylenemeyeceği, dolayısıyla dava konusu markaların emtia sınıflarının farklı olduğu, her ne kadar dava konusu markalar arasında işaretsel benzerlik var ise de somut olayda emtia benzerliği koşulu gerçekleşmediği, dava konusu markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiası bakımından delil sunmadığı, davacının kötü niyet iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kanunla kurulduğunu, dolayısıyla üniversitenin isminin kanunla belirlendiğini, müvekkili üniversitenin kurulmasına dair hükmün, hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hem de 556 sayılı KHK karşısında özel hüküm niteliğinde olup dava konusu itiraz edilen markanın bu nedenle de reddine karar verilmesinin gerektiğini, bunun yanı sıra davalı yan adına tescil başvurusu yapılan “Biruni” esas unsurlu markanın, müvekkili şirket markaları ile aynı/benzer hizmetlerde kullanıldığını, bu nedenle özel kanunla kurulan müvekkili üniversitenin işbu marka müracaatına ilişkin itirazları doğrultusunda 42 ve 44 üncü sınıfta reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin “Biruni” ibareli markasının kullanılmadığının tespit edildiğini, bu nedenle İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/242 E., 2016/23 K. sayılı dosyasında, davalı şirketin 41 inci sınıftaki markasının iptaline karar verildiğini, davalı şirketin markasını sadece 44 üncü sınıfta yer alan “laboratuvar hizmetlerinde” kullandığını, buna karşılık davaya konu marka için 42 ve 44 üncü sınıflarda yer alan hizmetlerde başvuru yaptığını, “Biruni” unsuruna müvekkili tarafından ayırt edicilik niteliği kazandırıldığını, bu durumun davaya konu markayı müvekkil markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, davalı yana ait “Biruni” esas unsurlu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, tarafların markalarının yazılış, okunuş, telaffuz bakımından ayniyet taşıdığını belirterek Mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının marka tescil başvurusu kapsamındaki 42 ve 44 üncü sınıf hizmetlerle davacının itiraza mesnet markalarının kapsamında yer alan 09, 16 ve 41 inci sınıf mal ve hizmetlerin benzer kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu durum karşısında her ne kadar taraf markaları arasında ibareler yönünden bir benzerlik var ise de, somut olayda emtia benzerliği koşulunun gerçekleşmediği, dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmış olduğu ve davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli bulunduğu iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Ayrıca, davalı şirket adına daha önceden 44 üncü sınıfta tescilli “BİRUNİ” ibareli markanın müktesep hak teşkil edeceği kabul edilmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.