Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6626 E. 2023/1157 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6626
KARAR NO : 2023/1157
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/691 Esas, 2021/1087 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2019/460 E., 2020/39 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/638 E. sayılı dosyasında takip dayanağı çekin davalının babası olan … tarafından bankaya ibrazında banka tarafından keşideci imzasının müşterinin imzası ile uyumlu olmadığı gerekçesi ile işlem yapılmadığını, çekin bankaya ibrazından sonra davalıya ciro edildiğini, ibrazdan sonra cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, yazılı olmaması nedeniyle temlikin geçerli olmadığını ve çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankaya ibrazdan sonra yapılan cironun alacağın temliki hükmünde olması nedeniyle ayrıca bir temlik sözleşmesine gerek olmadığını, müvekkilinin yetkili hamil olması nedeniyle davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının süresinde imzaya da itiraz etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu edilen çekin; 15.01.2016 keşide tarihli, 89.000,00 TL keşide bedelli, … keşidecili, … lehtarlı, … cirantalı, … cirantalı, 25.01.2016 ibraz tarihli, ibraz tarihinden sonra davalı tarafından ciro edilmiş çek olduğu, ibrazdan sonra son hamil olan … tarafından davalı …’a yapılmış bir ciro olmadığından dolayı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 790 ıncı maddesi uyarınca davalı yetkili hamil sayılamayacağı, bu nedenle dava konusu çekten dolayı alacaklı sıfatına sahip olmadığından anılan çeki kambiyo senetlerine özgü icra yolu ile icra takibine konu edemeyeceği, davacının imza inkarına yönelik itirazının ise maddi bir durumun araştırılmasını gerektirmesi nedeniyle davacı yararına bir iddia olduğu, davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesinde de bu husus araştırılmadan davalının yetkili hamil olmadığından dolayı davalarının kabulüne karar verilmesini talep edildiğinden davalının bu hususun araştırılmasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/638 E. sayılı dosyasındaki takibe konu 15.01.2016 keşide tarihli, …’nın keşidecisi olduğu, 89.000,00 TL miktarlı çekten dolayı davacı …’nın davalı …’a borçlu olmadığının tespitine, tazmiant talebinin reddine karar verilmiştir.

V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince istinaf mahkemesinin gerekçeli kararında belirtildiği şekilde imza araştırmasının yapılmadığını, borçlulardan …’nın davacının oğlu olduğunu, davacı tarafından Süleyman’a çek imzalama yetkisini içeren vekalet verildiğini ancak ilk derece mahkemesince bu hususun değerlendirilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak çekin borçlusunun davacı … olduğu, lehdarının … olduğu, … tarafından …’ya, … tarafından da …’a ciro yapıldığı, 25.01.2016 tarihinde çekin … tarafından Halk Bankası Serik Şubesine ibraz edildiği, ibrazdan sonra çekin ciro olmaksızın …’a geçtiği, takibe dayanak çekte ,ibrazdan sonra son hamil olan … tarafından davalı …’a yapılmış bir ciro olmadığından davalı … çekin yetkili hamili olmadığı, bu nedenle istinaf istemlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında kambiyo senedine özgü yapılan icra takibinden sonra borçlu tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece imza incelemesi ve vekalet yetkisi hususların araştırılmasının gerekli olup olmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 790 ıncı ve 793 üncü maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.