YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6653
KARAR NO : 2023/1513
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; LİFTA ibareli markanın 5. emtia sınıfında 2009/06358 tescil numarasıyla davacı adına tescil edildiğini, davalı şirketin aynı, benzer emtia sınıfında 2017/96528 başvuru numarasıyla LYPSTA ibareli markanın adına tescil başvurusunda bulunduğunu, markanın yayınlandığını, davacı tarafından marka yayınına yapılan itirazın reddine ve YİDK kararıyla markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiğini, ancak markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, emtia sınıflarının aynı, benzer olduğunu, ürünlerin beyaz reçeteli olarak satılması nedeniyle ortalama tüketiciye hitap ettiğini, davacı markasının tanınırlığının yüksek olduğunu, başvuru konusu markanın davacının seri markası olarak düşünülebileceğini iddia ederek 22.10.2018 tarih ve 2018-M-8799 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2017/96528 sayılı LYPSTA ibareli markanın 5. sınıftaki emtiaların tümü hakkında hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu markaya haiz ürünün kolestrol seviyesini düzenleyen, kalp rahatsızlıkları riskini azaltan bir ilaç olduğunu, ürünün özel bir alıcı kitlesine hitap ettiğini, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal farklılığın tüketiciler tarafından algılanabileceğini, davacı markasına haiz ilacın etken maddesinin Tadalafil olduğunu, etken maddenin son ve ilk hecesinin birleştirilerek markanın oluşturulduğunu, bu nedenle davacının markasının zayıf marka olduğunu ve erkeklerde erektil disfonksiyon tedavisi için kullanıldığını, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; markaların görsel, işitsel olarak farklı olduğunu, arasında kavramsal benzerlik bulunmadığını, tüketicilerin ilaç konusunda ortalamanın üzerinde dikkat gösterdiğini, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının LYPSTA işaretini davalıdan önce kullandığını ispata yarar delillerin dosya kapsamında bulunmadığı, davalının marka başvurusunun davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru konusu marka ve davacı markalarının 5. sınıf emtia grubunda yer aldığını, LYPSTA markasının davacının LİFTA ve LİFA-S markaları ile görsel ve işitsel bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, ürünlerin reçetesiz olarak da temin edilebildiğini, bu nedenle alıcı kitlesinin aynı zamanda ortalama tüketici olduğunu, ürünlerin içeriklerinin ve kullanım alanlarının farklılık arz ettiğini, bu nedenle karıştırılması halinde tüketicilere büyük zararlar verebileceğini, ayrıca davacı markasının sulanması sonucunu doğurabileceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri gereğince Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusuna konu LYPSTA ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği LİFTA ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının başvurusuna konu LYPSTA ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği LİFTA ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.