Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/702 E. 2022/6646 K. 05.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/702
KARAR NO : 2022/6646
KARAR TARİHİ : 05.10.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.02.2019 tarih ve 2015/806 E. – 2019/139 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.11.2020 tarih ve 2019/1069 E. – 2020/1224 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2022 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … ile ihbar olunan… Yönetim A.Ş. Vekili Av…. ile davalı …Ş. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili şirketten, ticari kredi hesabına ilişkin yapılan kredi sözleşmesi ile verilen rehin ve ipotek teminatları yanında baskın gücünü kullanarak ayrıca 07.03.2017 tanzim tarihli ve ödeme tarihi açık olan, borç miktarı yazılı olmayan icra takibine konu senedi aldığını, senet bankaya duyulan güven sebebiyle borçlu ve kefil taraflarca imzalanıp verildiğinden banka tarafından kötü niyetli şekilde doldurularak 600.000,00 TL bedelli borç tesis edildiğinin anlaşıldığını, müvekkillerinin boş senedi şirket borcuna teminat olsun şeklinde teslim ettiklerini, geçerli olmadığını, bankaya olan borç nedeniyle çeşitli araçların ve taşınmazların satıldığını, bedellerinin borç miktarından düşülmediğini belirterek Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2011/192 Esas sayılı icra takibine dayanak senet üzerinde yer alan yazı karakterlerinden tarih ve borç miktarının sonradan eklenip eklenmediğinin, müvekkilinin kefaletinin geçerli olmadığının ve borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili banka alacağının 09.12.2014 tarihinde … Yönetim A.Ş.’ne temlik edildiğini, alacaklı sıfatı kalmayan müvekkili bankaya açılan menfi tespit davasının öncelikle taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle reddine, davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı ile hak düşümü defi ve itirazında bulunduklarını, davacıların anılan dosyadan gönderilen ödeme emrine itiraz etmediklerini, hiçbir ihtirazi kayıt sunmadıklarını, bir kısım malvarlıklarının satışının yapıldığını, davaya konu senedin müvekkili bankaya teminat cirosu ile değil temlik cirosu ile devredildiğini, bankanın yetkili hamil olduğunu, davacı tarafın senet metninin sonradan ve gerçeğe aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan … Yönetim A.Ş. vekili; Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2011/192 Esas sayılı dosyasının müvekkili şirkete 09.12.2014 tarihinde temlik edildiğini, temlik tarihindeki alacak miktarının faiz ve masraflar hariç 194.112,93 TL olduğunu, icra dosyasına 10.01.2015 tarihi itibariyle gelen tahsilat bulunmadığını belirtmiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2011/192 Esas sayılı dosyasına dayanak 600.000,00 TL bedelli bonodaki imzaların davacılar tarafından kabul edildiği, senet metninin sonradan ve gerçeğe aykırı olarak doldurulduğu ve teminat olarak verildiği hususlarının yazılı belge ile kanıtlanamadığı, icra takibinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığı, icra takibinden sonra yapılan tahsilatların ve ödemelerin takip dosyasında değerlendirileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacıLAR vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; alacak devir sözleşmesinde dava konusu alacağın dava tarihi olan 10/04/2015 tarihinden önce 09/12/2014 tarihinde ihbar olunan … Yönetim Anonim Şirketi’ne devredildiği, açılan davada davalı bankanın taraf ehliyeti (pasif husumet) bulunmadığı, öte yandan, davalı bankaca 09/12/2014 tarihli Temliknamenin takip dosyasına sunulmaması nedeniyle davacı yanın temliknameden haberdar olmadan davalı …Ş. aleyhine işbu menfi tespit davasını açtığı, dava tarihinden sonra dava konusu alacağın devredildiğini davacının öğrenmiş olması göz önünde bulundurulduğunda davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1).b-2.maddesi gereğince kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı banka yönünden kaldırılmasına, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine, alınmadığı anlaşılan 80,70 TL temyiz ilam harcı ile 397,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
05/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.