Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7173 E. 2023/1213 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7173
KARAR NO : 2023/1213
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/534 Esas, 2021/683 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/252 E., 2020/874 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının As Yenilenebilir Enerji Tekstil İnş. ve San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı ve müdürü olduğunu, 28.05.2018 tarihli, 713858 sayılı, 10.07.2018 tarihli ve 713860 sayılı iki adet fatura ile davalı tarafa perdelik kumaş, iplik ve halı satıldığını, malların teslim edildiğini, ancak davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğini, müvekkilinin müdürü olduğu şirket tarafından davalıya fatura bedellerinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapılmayınca Mardin İcra Müdürlüğünün 2019/5358 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu bundan da sonuç alınamadığını ileri sürerek Mardin İcra Müdürlüğünün 2019/5358 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalının %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu üzerinde tasarruf hakkı olmadığını, davanın As Yenilenebilir Enerji Tekstil İnş. ve San. Tic. Ltd. Şti. adına açılması gerektiğini, davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin davacı ile arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, davacının da böyle bir iddiasının bulunmadığını, davacının nispi harç yatırması gerekirken mahkemece tensip zaptıyla maktu harç yatırmasına karar verilmesinin de hatalı olduğunu, ayrıca müvekkilinin As Yenilenebilir Enerji Tekstil İnş. ve San. Tic. Ltd. Şti.’ne borcu bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacının %20 oranında kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının icra takibinde talep ettiği alacak üzerinde hak sahibi olmadığı, söz konusu alacağın ancak dava dışı As Yenilebilir Enerji Teks. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından talep edilebileceği, davacının dava dışı şirketin yetkilisi ya da müdürü olmasının dava dışı şirkete ait alacağı şahsı adına takip ve dava etme hakkını kendisine kazandırmayacağı, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, aktif husumet ehliyetinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi gereğince dava şartı niteliğinde olduğu, aynı Kanun’un 115 inci maddesi gereğince davanın her safhasında re’sen nazara alınacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının As Yenilenebilir Enerji Tekstil İnş. ve San. Tic. Ltd. Şti.nin ortağı ve müdürü olduğunu, diğer ortak Mahsum Ahancı’nın bir takım usulsüz eylemleri nedeniyle şirketin işlevsiz kaldığını, davacı tarafından bu ortak aleyhine Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/360 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece bu dosya incelenmeden karar verildiğini, limited şirketlerin yönetim organının müdürler olduğunu, şirketi müdürlerin temsil ettiğini, davacının şirketin müdürü olduğunu, diğer ortağın ve müdürün usulsüz işlemleri nedeniyle şirketi zarara soktuğunu, bu yüzden davacının müdür ve müdürler kurulu başkanı olarak bu davayı açmasının yerinde olduğunu, mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendi adına değil şirket adına diğer ortak ile dava açma ve takip yapma yetkisinin bulunduğu, diğer ortağın temsil yetkisinin de halen devam ettiği nazara alındığında davacının kendi adına dava dışı şirketin alacaklı olduğu faturalarla ilgili dava açma ve takip yapma hususunda hak sahibi olmadığı, diğer bir deyişle aktif husumet ehliyeti olmadığı, mahkemece bu hususun doğru bir şekilde tespit edildiği, ancak taraf sıfatının (husumet) dava şartı olmamasına rağmen dava şartı kabul edilerek, davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, arabuluculuk ücretinin re’sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği halde mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmamasının yerinde görülmediği, bu hususların kamu düzeninden olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, re’sen İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, ve davanın aktif husumet ehliyeti (taraf sıfatı) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin As Yenilebilir… Ltd. Şti.’nin ortağı ve müdürü olup aynı zamanda müdürler kurulu başkanı olduğunu, diğer ortağın da şirketin müdürü olduğunu ancak diğer müdürün usulsüz işlemleri nedeniyle hakkında müvekkili tarafından dava açıldığını, işbu davanın şirketin menfaatine olması nedeniyle müdürler kurulu başkanı olarak davacı tarafından açıldığını, mahkemece davacının taraf ehliyeti olmadığına ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.