Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7183 E. 2021/6895 K. 06.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7183
KARAR NO : 2021/6895
KARAR TARİHİ : 06.12.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ergani 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.04.2019 tarih ve 2018/323 E. – 2019/124 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı asil tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın alacağı nedeniyle davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asıl duruşmadaki beyanında, icra dosyasında bulunan sözleşmedeki kaşe ve imzanın kendisine ait olduğunu, takibe uğrayan ve kefil olarak gözüktüğü kredi sözleşmesinin, kendi kullandığı kredi sözleşmesini imzaladığı esnada bilgisi dışında kendisine imzalatılmış olabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın genel kredi sözleşmesine istinaden yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının genel kredi sözleşmesindeki kefaleti sebebiyle sözleşmede belirtilen limit dahinde 818 sayılı Borçlar Kanunu gereğince sorumlu olacağı, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile davalı kefilin ihtarname masrafı ve işlemiş faiz olmak üzere 16.871,85 TL üzerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Ergani İcra Müdürlüğü’nün 2012/461 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 16.871,85 TL üzerinden devamına, dava konusu alacağın likit olmaması ve yargılamaya muhtaç olması nedeniyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı asılın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Bankacılık konusunda uzman bilirkişi yerine avukat bilirkişiden rapor alınmış olması usule uygun değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bankacı bilirkişi görevlendirilerek, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak, 04.02.2010 tarihli kefalet limiti bulunan genel kredi sözleşmesinde, davalı kefilin kefalet limiti dahilinde sorumlu olacağı değerlendirilmek ve davalıya 06.11.2012 tarihinde noter aracılığıyla gönderilen hesap kat ihtarının 21.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 3 günlük ödeme süresi sonunda 25.11.2012 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilmek suretiyle davalının sözleşme kapsamında sorumlu olacağı miktar hesaplattırılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken konusunda uzman olmayan avukat bilirkişinin raporuna dayanılarak yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 06/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.