Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7208 E. 2023/1948 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7208
KARAR NO : 2023/1948
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/243 Esas, 2021/256 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilâmına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av….. ile davalı vekili Av. ….. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait silonun 12.06.2005 tarihinde meydana gelen yangın sonucu hasar gördüğünü, davalının 8.325.820,00 TL ödeme yaptığını, konveyör galerilerini taşıyan çelik ayakların yangın nedeniyle zarar görmediği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, yaptırdıkları incelemede çelik ayaklarda yangın sonucu hasar oluştuğunu belirlediklerini, aralarındaki sözleşmede temerrüt faizinin %42 olarak tespit edildiğini ileri sürerek 1.287.800,00 TL’nin %42 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çelik ayakların yangın sonucu hasar görmediğini, zararın teminat kapsamında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mersin (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ‘nin 22.05.2014 tarih, 2012/38 E. ve 2014/148 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.10.2015 tarih, 2014/13522 E. ve 2015/10069 K. sayılı kararıyla gerçek zarar miktarının belirlenmesinin gerektiği, çelik ayakların hurda değerinin hesaplamasının denetime elverişli olmadığı, davacının ilk talep tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerçek zarar miktarının 1.017.480,50 TL olduğu, dosya içindeki zararın giderilmesi talebine dair faks mesajına bakıldığında davalı … şirketine 24.12.2007 tarihinde ulaşmış olduğu ve sigorta şirketince kaşelendiği, zarar miktarına bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.017.480,50 TL alacağın 24.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %42 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihi yönünden bozma ilamına uyulmadığını, müvekkili tarafından davalıya gönderilen iadeli taahhütlü faks mesajının 12.12.2007 tarihinde gönderildiğini, sigorta şirketinin de yine bu tarihli başvuruya istinaden cevap verdiğini, faks mesajının davalı … tarafından kaşelendiği tarih olan 24.12.2007 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin açıkça sözleşmeye aykırı olduğunu, sözleşmede ilk talep tarihinden itibaren faiz işletileceğinin belirtildiğini ileri sürerek arz edilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararı temyiz etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının bozma ilamına uygun olmadığını, bozma sonrası yapılan yargılamada yangın tarihinden sonra çelik ayakların yeniden inşa bedelinin hesaplandığını oysa rayiç bedelin hesaplanması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen protokolde ayakların ihale bedelinin 1.128.600,00 TL olduğu belirtilmişken, kararda bu miktarın da üzerinde 1.134.353,00 TL belirlenmesinin hatalı olduğunu, müteahhide ait olmayan masrafların hesaplamaya dahil edildiğini, müteahhit kârı eklenmesinin hatalı olduğunu, tüm masrafların davacıya ait olması halinde müteahhit kârı olarak hesaplanan %25 oranının çok yüksek olduğunu ve denetime dayalı bir mesnedinin bulunmadığını, rayiç bedel hesaplaması yapılırken çelikteki fire oranı hesaplamasının ve bunun davacı zararı olarak kabul edilmesinin dayanağının bulunmadığını, fire oranı eklenerek hesaplama yapılmasının tazminat hesaplama usulüne uygun olmadığını, sovtaj tutarının belirlenmesinde raporlar arasında çelişki olduğunu, ilk karar uyarınca icra dosyasına ödeme yapıldığını ve davacı tarafından tahsil edildiğini, Mahkemece ödenmiş olan miktara hüküm tarihi olan 30.03.2021 tarihine kadar faiz işletilmesine karar verildiğini, yapılan ödeme göz önünde bulundurularak davanın konusuz kaldığına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek arz edilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1283 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Dairemizin 07.10. 2015 tarih, 2014/13522 E. ve 2015/10069 K. sayılı bozma ilâmında, davalı … şirketinin davacı sigortalının uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olduğu, gerçek zarar miktarı belirlenirken Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5 inci maddesi uyarınca sigortalı şeylerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymetlerinin esas alınması gerektiği belirtilmiş, Dairemizin 23.03.2017 tarih, 2016/2839 E. ve 2017/1750 K. sayılı ilamında ise ihale şartnamesindeki yeni değer hükmünün Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1 maddesindeki düzenleme uyarınca sigorta poliçesine dahil edildiğine dair açık bir hüküm bulunmadığından bahisle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

3. Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen sigorta örtüsü altındaki 11 adet çelik ayağın rizikonun gerçekleşme anındaki tazmin kıymeti esas alınmayarak, yeniden imalatı halinde katlanılacak maliyet üzerinden bir hesaplama yapılarak bozma ilâmının gereğinin yerine getirilmemesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.