Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7222 E. 2023/2150 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7222
KARAR NO : 2023/2150
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1593 Esas, 2021/823 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/37 E., 2019/157 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1988 yılından bu yana pastacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ”FO” markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde gerek tek başına, gerekse sair kelimeler ile birlikte tescilli olduğunu, müvekkilinin ”FO” markasının TPMK nezdinde 1993 yılından bu yana koruma altında olduğunu ve müvekkilinin 30 yıla yakın kullanımı sonucu sektöründe bilinen bir marka haline geldiğini, müvekkilinin 2012/31108 sayılı ”fobakery” markasının davalıya devredildiğinin öğrenildiğini, davalı adına tescilli markanın müvekkilinin ”FO” ibareli markaları ile benzer olduğunu, aynı ve benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkili markaları ile seri marka izlenimi yarattığını, markanın, müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimali nedeniyle hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek davalının 2012/31108 sayılı ”fobakery” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın dava tarihi itibariyle müvekkili adına kayıtlı olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dava konusu markanın tescil tarihi dikkate alındığında davacı tarafın beş yıl boyunca sessiz kaldığı göz önünde bulundurulduğunda davanın süre yönünden reddi gerektiğini, taraf markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2012/31108 tescil sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar, 35. sınıftaki tüm hizmetler ve 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” ile davacının 2003 10052 sayılı “FO”, 2004 03585 sayılı “FOJÖLE”, 2004 14370 sayılı “FOJEL”, 2005 23760 sayılı “FO”, 2008 69414 sayılı “FO”, 2009 15394 sayılı “FO FÎRST CLASS”, 2011 109422 sayılı “FO TOZ KAYMAK” ve 2012 08732 sayılı “FO” markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 2012/31108 tescil sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki tüm hizmetler yönünden ve ayrıca 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” bakımından ortalama tüketicinin ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının 2012/31108 tescil sayılı markasını gördüğünde davacının 2003 10052 sayılı “FO”, 2004 03585 sayılı “FOJÖLE”, 2004 14370 sayılı “FOJEL”, 2005 23760 sayılı “FO”, 2008 69414 sayılı “FO”, 2009 15394 sayılı “FO FÎRST CLASS”, 2011 109422 sayılı “FO TOZ KAYMAK” ve 2012 08732 sayılı “FO” ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama tüketici nazarında bu markaların aynı işletmeye ait marka, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı işletmelere ait markalar olduğu konusunda izlenimi doğurabileceği (yanılgı yaşabileceği) bu açıdan taraf markaları arasında bu mallar/hizmetler yönünden gerek mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 8/1 -b maddesindeki gerekse 6769 sayılı Sınai Mülkiye Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6/1 maddesindeki iltibas nedeniyle 2012/31108 tescil sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki tüm hizmetler yönünden ve ayrıca 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” yönünden 6769 sayılı Kanun’un 25/1-5 maddesindeki hükümsüzlük koşulu oluştuğundan bu kısımlar yönünden davanın kabulü gerekmiş, iltibas oluşturmayan kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ,dava konusu 2012/31108 tescil sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki tüm hizmetler yönünden ve ayrıca 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” yönünden markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, dava konusu markanın kapsamında yer alan “Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri.” yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; 2012/31108 sayılı Fobakery markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğini, 43. sınıfta kalan diğer hizmetler yönünden davanın kısmen reddine karar verildiğini, markanın tümden hükümsüz kılınması gerektiğini, karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın dava tarihi itibari ile müvekkili adına kayıtlı olmadığını, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davacı markaları ile müvekkili markası arasında benzerlik bulunmadığını, denetime elverişli olan rapor alınmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2012/31108 sayılı markanın dava tarihinde ve halen davalı adına tescilli olduğu, davalının 2012/31108 tescil sayılı markasının kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar, 35. sınıftaki tüm hizmetler ve 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” açısından davalının markası ile davacının yukarıda belirtilen “FO” esas ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 6769 Sayılı Sınai Mülkiye Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6/1 inci maddesindeki iltibas nedeniyle 2012/31108 tescil sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki tüm hizmetler yönünden ve ayrıca 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” yönünden hükümsüzlük koşulunun oluştuğu, dava konusu markanın kapsamında yer alan “hayvan bakım evleri hizmetleri” yönünden, markalar arasında sınıfsal bir benzerlik bulunmadığı gibi davacının mesnet markalarının tanınmışlığının dosya kapsamında ispat edilemediği, ayrıca tanınmışlıktan yararlanma, haksız yarar sağlanması, itibarına zarar verilmesi gibi durumların da dosya kapsamına göre sabit bulunmadığı, davalının markasının kötüniyetli olarak tescil edildiğinin ispatlanamadığının anlaşıldığı, davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın kapsamında yer alan “Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri dahil)” yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, davacının mesnet markalarının kapsamında 29, 30, 32, 33. sınıfların da bulunduğu, davalının markasının kapsamında bulunan, 43. sınıf; “Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri dahil)”nin davacının mesnet markalarının kapsamında bulunan bu mallar ile ilişkilendirilebilecek nitelikte olduğu, 43/2. sınıftaki “yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinin” kafe hizmetlerini de kapsadığı, günü birlik dinlenme yerlerinin açık alanlarının da yiyecek içeçek tüketen müşterilere hizmet verecek şekilde düzenlendiği, bu benzerliğin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin çeşitli kararlarında da benimsendiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 2019/2205 E., 2020/367 K. ve 14.01.2020 tarihli; 2019/35 E., 2019/7063 K. ve 11.11.2019 tarihli, 2020/2324 E., 2021/3559 K. ve 12.04.2021 tarihli.), bu itibarla davalının markasının kapsamında bulunan 43. sınıf; “geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri dahil)” yönünden de hükümsüzlük koşulunun oluşmuş olması nedeniyle, bu sınıf yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile 43. sınıf; “Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri dahil)” yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile , dava konusu 2012/31108 tescil sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki tüm hizmetler yönünden ve ayrıca 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.”, “Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri dahil). yönünden markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, fazlaya ilişkin, dava konusu markanın kapsamında yer alan 43. sınıftaki “Hayvan bakım evleri hizmetleri.” istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilerek 43. sınıfta kalan diğer hizmetler ”Hayvan bakım evleri hizmetleri” yönünden ise davanın kısmen reddine karar verildiğini, dava konusu markanın tümden hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek davanın kısmen reddine yönelik kısım bakımından bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markanın dava tarihi itibariyle müvekkili adına kayıtlı olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu markanın tescil tarihi dikkate alınarak davacı tarafın beş yıl boyunca sessiz kaldığı göz önünde bulundurulduğunda, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği dava konusu markanın, davacı tarafın markaları ile benzer olmadığını, denetime elverişli rapor düzenlenmeden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.