Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7225 E. 2023/1727 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7225
KARAR NO : 2023/1727
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1671 Esas, 2021/933 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/144 E., 2019/134 K.

Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2015/56047 başvuru numaralı “DOK TATLIM” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazların nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin tanınmış “SÜTAŞ” markasına dayanan “TATLI” ve “TATLIM” ibareli seri markaları bulunduğunu, dava konusu “DOK TATLIM” ibareli marka ile müvekkilinin seri markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin (birinci) fıkrasının b bendi anlamında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin TATLI ve TATLIM ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu markanın 29 uncu ve 35 inci sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, başvurunun müvekkilinin ticari itibarından yararlanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 06.03.2017 tarih ve 2017-M-1169 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları benzer olmadığı gibi faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, müvekkilinin 1968 yılından beri faaliyette bulunduğunu, Türkiye’nin ilk yağ fabrikalarından biri olduğunu, müvekkilinin, davacının SÜTAŞ ibareli markasından haksız olarak istifade etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında yer alan “tatlım” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, dava konusu markadaki asli unsur “DOK”, davacının itirazına mesnet markalardaki asli unsur “Sütaş” ibaresi olduğundan kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davaya konu 2015/56047 sayılı “DOK TATLIM” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, bir kısım mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunsa da taraf marka işaretleri görsel ve işitsel olarak benzer olmadığı gibi markalar arasında bağlantı kurma ihtimalinin de bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin olmadığı markaların benzer olmaması nedeniyle davacının davaya mesnet gösterdiği markaların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü açısından davalının markasının tesciline engel bir durum oluşturmadığı, kötü niyet iddialarının ve davacı şirketin 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında davalı markasına itiraz etme hakkı olduğunun ispatlanamadığı, tarafların 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı iddialarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkilinin itirazına mesnet seri markaları arasında iltibas tehlikesi olduğunu, dava konusu markayı gören tüketicilerin davalı ile müvekkili arasında işletmesel bağ kuracağını, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış markalarının içeriğini sulandırıcı nitelikte olduğunu, dava konusu marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, mahkemece taraf markaları arasında benzerlik olmadığı kabul edilmişse de aksi yönde Yargıtay kararları olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu “DOK TATLIM” ibareli marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.