Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7242 E. 2023/1579 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7242
KARAR NO : 2023/1579
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2013/26898 sayılı “dost sürme”, 2012/90544 sayılı “dost süzme” ve 2012/81758 sayılı “dost” markalarının bulunduğunu, davalı gerçek kişi tarafından 2017/52653 sayılı “ASIRLIK DOST Zeytin ve Zeytinyağları+şekil” ibareli marka tescil başvurusu yapıldığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşılaştırmaya konu markaların esas unsurları “DOST” ibaresi olduğundan taraf markalarının tüketici nezdinde karıştırılmaya neden olacağını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğunu, müvekkili şirkete ait “DOST” markasının tanınmış marka olduğunu, bu tanınmışlık nedeniyle tüketicilerin taraf markaları arasında ilişki kurabileceğini ileri sürerek TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 06.07.2018 tarihli ve 2018-M-5467 sayılı kararının iptaline ve marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmış marka olduğu, TPMK nezdinde tanınmış marka statüsünde yer aldığı, ayrıca dava konusu marka ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunması nedeniyle de 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası hükmünde aranan koşulların oluştuğu, bu nedenlerle iptali istenen YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 06.07.2018 tarihli ve 2018-M-5467 sayılı kararının iptaline, davaya konu 2017/52653 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacı markalarının karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzer olmadıklarını, taraf markalarında ortak olarak yer alan “dost” ibaresinin, günlük yaşamda sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, zayıf ibarelerin ayırt edici niteliklerinin de düşük bulunduğunu, bu husus gözetildiğinde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “ASIRLIK DOST zeytin ve zeytinyağları+şekil” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “DOST” asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan “DOST” ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer alan “ASIRLIK” ibaresinin de “DOST” ibaresini niteleyerek daha da öne çıkardığı, “DOST” ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük bulunduğuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin uygulamasının da bu yönde olduğu, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; “DOST” ibaresinin günlük dilde yoğun olarak kullanılan ve ayırt ediciliği düşük bir ifade olduğunu, zayıf ibarelerin ayırt edicilikleri düşük olduğundan ufak bazı değişikliklerle farklılaşabildiklerini, ortalama tüketicinin “DOST” kelimesini belirli bir işletme ile bağlantılı şekilde algılamayacağını, bir bütün olarak bakıldığında markaların birbirinden farklı olduklarını, genel görünüm ve şekil itibariyle de başvuru markasına yeterli ayırt edicilik kazandırıldığını, iltibas söz konusu olmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 2017/52623 sayılı “ASIRLIK DOST Zeytin ve Zeytinyağları+Şekil” ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının yapmış olduğu itirazın, TPMK YİDK tarafından nihai olarak reddi üzerine Kurum kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.