YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7247
KARAR NO : 2023/1595
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1652 Esas, 2021/870 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/454 E., 2019/367 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının T/02261, 2013/90398, 2013/90404 sayılı; “LESCON”, “lescon”, “şekil” markanın sahibi olduğu, spor ayakkabıları tasarımı, imalatı, satışı ve dağıtımı işiyle iştigal ettiğini, müvekkilinin ürünlerinin tasarımını kendisinin yaptığını, gerek marka gerek tasarımlar için emek ve para harcayarak tanıtım çalışmalarında bulunduğunu, davalının marka başvurusu ile müvekkilinin markaları karşılaştırıldığında, davalının 2017/10389 sayılı “şekil” marka başvuru dizaynının müvekkilinin tescilli tanınmış markalarında kullanılan şekil dizaynına ayniyet derecesinde benzer olduğunu, her iki firmanın da spor giyim sektöründe faaliyet göstermesi dolayısıyla hedef kitlesinin, pazarlanan malların ve satış kanallarının aynı olduğunu, dolayısıyla yapılan kötü niyetli tescil müracaatının, müvekkilinin 1990 yılından bu yana gösterdiği çaba, emek, yatırım ve tanınmış marka oluşundan haksız şekilde faydalanmayı hedeflediğini, davalının, müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olması gerekirken bu markaya ayniyet derecesinde benzer olan markasını tescil ettirmek istemesinin açıkça kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 10.11.2018 tarih ve 2018/M-9509 sayılı kararının iptali ile 2017/10389 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların, ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bütüncül bakış açısına göre karşılaştırıldığında, marka işaretleri bakımından markalar arasında belirli düzeyde görsel benzerlik bulunduğu, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markaların mal/hizmet listeleri kapsamında 25 ve 35 inci sınıfta yer alan mallar/hizmetlerin bulunduğu, 25 ve 35 inci sınıfa dahil mallar/hizmetler bakımından, dava konusu marka ile davacının başvurunun reddine mesnet olarak ileri sürdüğü markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dosya içeriğinde davalının marka tescilinin kötü niyetli yaptığına dair delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nın 10.11.2018 tarih ve 2018/M-9509 sayılı kararının iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve terkin konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu marka başvurusu ile davalı markası arasında karıştırılacak kadar benzerlik bulunmadığını, somut olayda kanuni şartlar gerçeklememiş olduğundan ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanun’u 6 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.