Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7288 E. 2022/8633 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7288
KARAR NO : 2022/8633
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.03.2021 tarih ve 2020/377 E. – 2021/68 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “CEVİZLİ BAHÇE SİPAHİKÖY+ Şekil” ibaresini marka olarak tescil için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2016/05992 kod numarasını alan başvuruya davalı şahısça kendisine ait 2012/86773 sayılı “Ceviz Ağacı Bahçesi” ibareli ve 2012/86775 sayılı, “Ceviz Bahçesi” ibareli markalar mesnet gösterilmek suretiyle itirazda bulunulduğunu, Markalar Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda itirazın kısmen kabulüne karar verildiğini ve marka başvurusunun 29. sınıfta yer alan “ceviz, kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin” mallar ile 30. Sınıfta yer alan “Bal, arı sütü, propolis” malları bakımından reddedildiğini, Markalar Dairesi’nin anılan kararına karşı yapmış oldukları itirazın ise nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin başvurusuna konu marka ile davalının itirazına mesnet tuttuğu markalar arasında iltibas tehlikesine yol açacak bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şahıs vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalının itirazına mesnet tuttuğu markaların, “Ceviz Ağacı Bahçesi” ve “Ceviz Bahçesi” ibareli markalar olduğu, mesnet markalarda yer alan ibarelerin, başvuru markası kapsamında yer alan 29. sınıftaki “Ceviz ve kuru yemişler, fındık ve fıstık ezmeleri, tahin” malları yönünden doğrudan tanımlayıcı olmasa da tanımlayıcıya yakın ve herkesin kullanımına açık ibareler olduğu, bu nedenle mesnet markalar anılan mallar bakımından ayırt edicilik düzeyi zayıf marka konumunda olduğu, bu itibarla, “Cevizli Bahçe Sipahiköy” ibaresinden ve iki sincap şeklinden oluşan başvuru markasının, mesnet markalardan farklı olarak içerdiği “Sipahiköy” ibaresi ve şekilden dolayı 29. sınıftaki mallar yönünden iltibas tehlikesini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2016/05992 başvuru sayılı markanın kapsadığı 29.ncu sınıftaki mallar yönünden TPMK’nın 2017-M-3009 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/05992 başvuru sayılı markanın kapsadığı 30. sınıfta yer alan “Bal, arı sütü, propolis.” mallar bakımından daha önce mahkememizce verilen davanın reddi şeklindeki kararının Yargıtay 11.HD’nin 12.10.2020 Tarih ve 2020/92 Esas, 2020/3984 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğinin tespiti ile aynı konuda tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK’nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır. Yine, davaların birleştirilmesine karar verilmesiyle sadece davaların yargılamaları birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini korumaktadır.
Mahkemece, duruşmada “davanın kabulüne, Türkpatent’in 2017-M-3009 sayılı YİDK kararın iptaline ilişkin hüküm tefhim edilmiş olup, yazılan gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise “davanın kısmen kabulüne, 2016/05992 başvuru sayılı markanın kapsadığı 29.ncu sınıftaki mallar yönünden TPMK’nın 2017-M-3009 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2016/05992 başvuru sayılı markanın kapsadığı 30. sınıfta yer alan “Bal, arı sütü, propolis.” mallar bakımından daha önce mahkememizce verilen davanın reddi şeklindeki kararının Yargıtay 11.HD’nin 12.10.2020 Tarih ve 2020/92 Esas, 2020/3984 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğinin tespiti ile aynı konuda tekrar karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Hüküm infazda tereddüt yaratacak nitelikte kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında çelişki yaratılmıştır. Bu itibarla, mahkemece Yargıtay denetimine elverişli ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.

(2) Bozma sebep ve şekline göre davalı … vekili ve davalı TPMK vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı … vekili ve davalı TPMK vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.