YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7357
KARAR NO : 2023/1461
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/321 Esas, 2021/468 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/144 E., 2018/27 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilini uzun yıllardan bu yana ” TAHMİS KAHVESİ” ,”TAHMİS” ve türevleri ile kahve üretimi yaptığını aynı zamanda Gaziantep’te bulunan tarihi Tahmis Kahvesi olarak biline turistik bir mekanı işlettiğini, müvekkiline ait TAHMİS ibareli marka ile davalı adına tescilli OSMANLI TAHMİS KAHVESİ ibareli markaların aynı sınıflarda tescilli olduğu gibi aynı ürünlerde kullanıldığını, davalı markasının tescilinde kötüniyet olduğunu, müvekkilinin TAHMİS esas unsurlu bu markayı uzun yıllardır kullandığı gibi TAHMİS ibaresi kahve ve kafe sektöründe meşhur hale geldiğini, aynı iş alanında faaliyet gösteren davalının da müvekkiline ait markanın tanınmışlığında faydalanmak amacıyla benzer bir marka oluşturma kaygısına girerek işbu dava konusu markayı oluşturup tescil ettirdiğini, davalının bu markayı kullanması müvekkiline ait işletmenin devamı olduğu kanısını uyandırdığını,”TAHMİS” ibaresi müvekkilinin markasının ayırt edici ve esaslı unsuru olduğunu, davalının iltibasa sebep olacak şekilde OSMANLI TAHMİS KAHVESİ şeklinde markasının müvekkili markası ile iltibas oluşturduğunu, müvekkili adına tescilli kahve, kuru yemiş ve şekerlemeler yönünden hükümsüzlük talep edildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/91832 nolu ”Osmanlı Tahmis Kahvesi” markasının kahve, kuruyemiş ve şekerlemeler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türk kahvesi sektöründe dededen ve babadan aldığı mirası devam ettirdiğini, her ne kadar resmiyette 1939 yılı olarak yer alsa da fiilen 1900’lü yılların başından bu yana dede-baba ve torun silsilesi içinde müvekkilinin kahve işi ile uğraştığını, müvekkilinin markalaşmış olarak yıllardır kahve sektöründe olduğunu, davacının kendisine ait tanınmışlığından müvekkilinin faydalandığı yönündeki iddialarının kabul edilemez olduğunu, Tahmis ibaresinin genel bir ifade olduğunu ve ayırt edicilik bakımından zayıf unsur olduğunu, Tahmis ibaresinin çok sayıda firma tarafından farklı eklerle kullanıldığını, müvekkilinin Tahmis ibaresini Osmanlı ve Kahvesi ekleriyle birlikte kullandığını, davacı markası ile iltibas, benzerlik oluşturmadığını, anonim bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli marka, davalı adına 2015/91832 nolu “Osmanlı Tahmis Kahvesi” 11.11.2015’de başvurularak, 19.06.2017 tarihinde sicile kaydedildiği, markanın 30. sınıf malları arasında kahve ve sair mallarla şeker ve hububat, mısır çerezleri de bulunduğu, davacı, kendi marka emtiasındaki 3 çeşit ürün bakımından kısmi terkin talebinde bulunduğu, talebini “kahve, kuru yemiş, şekerlemeler” bakımından sınırladığını, davacı hükümsüzlük talebine dayanak olarak önceki tarihi taşıyan benzer markasını gösterdiği, davacının üstün hak iddia ettiği markada sözcük ve şekil unsurları bulunduğu, markanın koyu renk zemin içinde “TK” kısaltması “tahmis + Türk Malı” şeklinde olduğu, marka 29 ve 30. sınıflarda belirtilen kuru yemiş, kahve ve şekerleme için kayıtlı olduğu, davacının 29.09.1994’te başvurarak sicile kaydettirdiği markanın 29.08.1995 tarihinde bültende yayınlandığı, davacının aynı zamanda “Tahmis” adıyla kahvehane, kafe işlettiğini belirtmiş olup, ibareyi hem ürün hem de kafe hizmeti bakımından tanıttığını belirttiği, davacının öncelik talep ettiği sözcük bu markada akılda kalan ana unsur niteliği taşıdığı şekil ve kısaltma ile “Türk Malı” ibarelerinin yan unsur niteliğinde olduğu, aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşıdığı söylenemeyecek olan davalı markası ise, genel görünüm itibariyle tamamen farklı olduğu, bu markada “Osmanlı Tahmis Kahvesi” sözcükleri şeklin ortasında yer almakta ve vurgulanmakta olduğu, ayrıca Osmanlı Tuğrası üst kısımda, Since 1939 ibareleri ise altta yer aldığı, bu marka da 30. sınıfta olup, aynı sektöre ilişkin mal markası olduğu, iki markanın ortak kısmının sadece “Tahmis” sözcüğü olduğu, sözcük, Arapça kökenli, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre “kahve ve benzeri şeyleri kavurma; kavrulmuş ve öğütülmüş kahve satan yer” anlamında olduğu, bu sözcükler dibekte hazırlanan kahveye ilişkin yöntemi işaret ettiği, diğer deyimle, “Tahmis” ibaresi kahve malını doğrudan doğruya tanımlamamakta, bir çeşit hazırlama, üretme yöntemini ifade ettiği, zayıf olmakla birlikte, markanın ayırt edici olduğunu kabul etmek gerektiği, nitekim, ibare artık günlük dilde fazla kullanılmayan, bilinmeyen, yavaş yavaş terk edilen sözcüklerden olduğu, bu nedenle, sözcüğün marka olma vasfının kabul edileceği, davacının, 1994’ten beri ürün markası olarak tescilleyip kullanageldiği, bu isimde Gaziantep’te bir kafe işlettiği de internet erişiminden anlaşıldığı, davacı markasında “Tahmis” sözcüğünün markada ana unsur olarak yer aldığı ve günümüze dek kullanılageldiği gerçeği karşısında, ayırt edici özelliğinin güç kazandığının kabul etmek gerektiği, davalı markasının genel görünüm farklılığına rağmen yine akılda kalacak esas unsurunun (ilk markadaki) “Tahmis” sözcüğü olduğu, bununla birlikte, davacının talebi kahve dışında kuru yemiş ve şekerlemeleri de içerdiği, Kuru yemiş ve şekerlemeler bakımından ibarenin, hiçbir tanımlayıcı veya vasıf bildirici yönü bulunmadığı, Yani, kavrulmuş kahve ve benzeri gıda satan yer veya kahve vb. şeyleri kavurma dibeği anlamına gelen bu ibarenin kuru yemiş, şekerleme ürünleri için doğrudan mutlak reddi gerektiren bir yönü bulunmadığı, bununla birlikte, ibarenin “Osmanlı Tahmis” şeklinde esas unsur içermesi karşısında karıştırma ihtimali üzerinde durmak gerekltiği, davacının “TK Tahmis Türk Malı” şeklindeki markası ile davacı ürünlerini bilenlerin akılda kalan “Tahmis” sözcüğü nedeniyle davalının “Osmanlı Tahmis” markası altında sunacağı kahve ve kuru yemiş karıştırabileceği, bağlantı kurabileceğini değerlendirildiği, “Tahmis” ibaresinin bu ürünler bakımından doğrudan tanımlayıcı bir karakteri bulunmadığı ve davacı markasındaki ana unsur olarak yer aldığı göz önüne alındığından karıştırma tehlikesinin doğabileceği, “Tahmis” sözcüğü kahve ile ilgili olarak cins veya vasıf bildirmemekte, ancak bir kahve pişirme yöntemini, gerecini işaret ettiği, karıştırma veya bağlantı kurma olgusunun fiilen gerçekleştiğinin kanıtlanmasının aranmadığı, buna karşılık ortalama tüketicinin günlük tüketim konusu olan bu malla ilgili olarak yapacağı araştırma ve alım kararı gibi süreçler, üzerinde uzun süre inceden inceye düşünmeksizin işleyen türden olduğu, ortalama tüketici günlük tüketim konusu ürünleri uzun süre değerledirme yapmadan alım ya da tüketim kararlarını verdiği, ilk markanın “Tahmis” sözcüğü ile elde ettiği bilinirlikten ötürü, tüketici veya alıcı kişiler sonraki “Osmanlı Tahmis” ibaresi ile karşılaştıklarında kolaylıkla malları karıştırabilecekleri, karıştırma riskinin varlığı hükümsüzlük için yeterli olup, fiili bir karıştırmanın kanıtlanmasının gerekmediği, markanın şekerleme, kahve, çerez ürünleri bakımından ana unsuru olan “Tahmis” ibaresinin davalıya ait markada aynen yer alması nedeniyle davacının nispi öncelik hakkının gözetilmesi gerektiği, davalı markasına yayından sonra itiraz ileri sürmeyen davacının süresinde hükümsüzlük davası açtığı ,davacının “TK Tahmis” mal markasına sahip olması, bu isimle mekan işletmesi de davalının kahve, çerez ve şekerleme markasının hükümsüzlüğünü gerektirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne davalı adına kayıtlı 2015/91832 nolu “Osmanlı Tahmis Kahvesi” markanın emtiası arasında yer alan “kahve, hububattan mamul çerezler, patlamış mısır ve şekerlemeler için” hükümsüzlüğüne, terkin edilmesine, sair emtia için tescilinin devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tahmis kelimesinin genel bir ifade olduğunu ,tahmis ibaresinin yıllardır kahveciler taarfından kullanılageldiğini, davacının bu kullanımınan tekeline almak istemesinin kabul edilemez olduğunu, ayırt edcilik bakımından zayıf bir unsur olduğunu, davacı tarafından kahve ile birlikte bütün oluşturan bir ibareyi kenndisine aitmiş, kendisince tanınmış hale getirilmiş gibi göztermeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu, taraf markalarının benzerlik oluşturmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemitir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterdiği önceki markası ile davalı markasında ana unsurun Tahmis kelimesi olduğu, bu ibarenin kahvenin pişirme yöntemine ait olduğu yoksa kahvenin cinsini belirtmediği, ibare her ne kadar genel nitelikte olsa da günlük dilde kullanımına sık olarak rastlanmadığı dolayısıyla marka olma vasfının bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Tahmis kelimesinin eskiden beri kullanılagelen ve artık çok sık kullanılmasa da kültürümüzde yer etmiş sokak ve caddelere dahi verilmiş bir isim olduğu nazara alındığında kimsenin yedinde tutulamayacağını, anonim bir kelime olduğunu ayırt ediciliği zayıf, anonim bir ibare olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını, davanın kabulü yönünde kararın hatalı olduğunu ileri sürerek ve resen gözönüne alıncak nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli “Osmanlı Tahmis Kahvesi” markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.