YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7381
KARAR NO : 2022/8542
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04.06.2021 tarih ve 2021/3 E. – 2021/378 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Bileks Ltd.Şti.’ne kullandırılan krediye davalı …’nin kefil olduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada …’nin icra takibine vaki itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davanın davalılar vekili, takip konusu borcun asıl borçlu tarafından ödendiğini, davanın süresinde açılmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden önceki kararda dava red edildiği ve bu hususa ilişkin bir bozma yapılmadığı ve karar şeklen kesinleşmiş durumda olduğundan asıl davanın reddine,birleşen dava açısından ise takip talebinde birleşen dava davalısı …’den asıl alacak yönünden 10.000,00 TL ile sınırlı talepte bulunulduğu, birleşen dava davalısı vekilince (yenileme sonrası) sunulan itiraz dilekçesinde 10.000,00 TL asıl alacak borcunun itirazsız kabul edildiğine dair açık beyan bulunduğu, bu nedenle birleşen dava davalısı yönünden bu asıl alacak tutarı kadar takibin kesinleşmiş durumda olduğu, dava değerinin 10.000,00 TL asıl alacağa yönelik kısmıyla ilgili olarak borçlunun itiraz etmediği kısımla ilgili itirazın iptaline karar verilmesini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz istemi, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına,
2-Davacı vekilinin birleşen 2009/507 esas sayılı dosyası dosyasına yönelik temyiz istemine gelince, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının gerekçesinin 23. maddesinde de ifade edildiği üzere, birleşen dosyada sorun davalı …’nin icra takip dosyasına sunmuş olduğu 22.01.2009 tarihli dilekçenin değerlendirilmesi aşamasında ortaya çıkmaktadır. Nitekim, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan ve takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek konu, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında takip tarihi itibari ile haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Zira genel hükümlere göre açılacak alacak davalarında haklılık durumu dava tarihi itibariyle tespit edilebilirken, İİK’dan doğan itirazın iptali davalarının sonuçları farklılık arz ettiğinden bu davalarda haklılık durumunun takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda öncelikle alacak, takip tarihi itibariyle tespit edilmeli ve sonuca gidilmelidir. Somut olayda ise kabul beyanı ile bağlı olan birleşen dosya davalısı … 22.01.2009 tarihli itiraz dilekçesiyle takip tarihi itibari ile borcun 10.000,00 TL’sinden sorumlu olduğunu belirtmiştir. Birleşen dosya davalısına yönelik olarak açılan davada dava değeri 67.855,37 TL olarak gösterilmiştir. Yapılan itiraz, takipten sonra işleyecek faiz oranına, miktarına ve ferilerine yöneliktir ve mahkemece bu itiraz bakımından bir karar verilmemiştir. Eş söyleyişle mahkemece, takip tarihi itibari ile varlığı kabul edilen 10.000,00 TL ile ilgili olarak 19.03.2004 tarihinden itibaren işleyecek olan faiz, faiz oranı ve faizin gider vergisine yönelik itirazı üzerinde durulmalı ve bu konu hakkında bir inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile birleşen davaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, 30.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.