Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7407 E. 2023/1597 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7407
KARAR NO : 2023/1597
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/486 Esas, 2021/656 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1283 E., 2020/294 K.

Taraflar arasındaki yöneticilerin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların dava dışı Bimlas Petrol Bakır ve Metal San. Tic. A.Ş.’nin yetkilileri olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirketten alacaklı olduğunu, bu alacak nedeniyle icra takibi başlatıldığını, takibin sonuçsuz kaldığını, davalıların bu şirketin hukuken ve fiilen yönetim yetkisine sahip olup şirketin borcunu ödemediğini, şirketin adreste bulunamadığını, davalıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un (6102 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket ettiklerini belirterek tüm hakkı saklı kalmak üzere, davalı şirket yöneticilerinin neden olduğu zarar miktarının tam ve kesin belirlenmesinden sonra zarardan müteselsilen sorumlu olan davalı yönetim kurulu üyelerinden alacaklı müvekkilin doğrudan zararının yasal faizi ile birlikte tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, çekin vadesinin 2007 olduğunu, davacının bahsettiği şirket ticaret sicilden kaydı silinerek tüzel kişiliğinin sona erdiğini, davacı tarafın varsayımlarının soyut olduğunu belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

2.Davalı … … cevap dilekçesinde; davacının dava dışı şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, söz konusu çekin hatır çeki olduğunu, çekin bankaya ibraz edilmediğini davacının iddialarının gerçekle bağdaşmadığını belirterek davanın reddini yargılama giderinin davacı yana yükletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un 555 ve 556 ıncı maddeleri kapsamında şirketin uğradığı zararın tazminini talep eden pay sahibi veya alacaklının tazminatın şirkete ödenmesini isteyebileceği, davacı tarafın ise zarara yönelik tazminatın şirkete değil kendisine ödenmesini talep ettiği, bu talep bakımından davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Bimlas Petrol Bakır ve Metal San. Tic. A.Ş. aleyhine 01.01.2007 vade tarihli toplamda 200.000,00 Amerikan doları bedelli (1) bir adet çek alacağı sebebiyle icra takibi başlatıldığını, ancak bu icra takibinin sonuçsuz kaldığını, davalıların bu şirketin hukuken ve fiilen yönetim yetkisine sahip olup şirketin borcunu ödemediklerini, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarının en başında özen yükümlülüğünün geldiğini, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin “tedbirli birer yönetici” olarak”şirket menfaatlerini dürüstçe korumaları” ve bu yönde hareket etmelerinin gerektiğini, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifa sırasında yapmış oldukları haksız fiillerden ve de şirket alacaklılarının uğradıkları zararlar bakımından da sorumlu olduklarını, 6102 sayılı Kanun hükümleri ışığında bakıldığında, şirket yönetim kurulu üyeleri kanunen emredici olan özen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek, şirket alacaklısı müvekkili Gülgün Budak’ın yaptığı icra takibinin sonuçsuz kalması ve bu sebep ile doğrudan zarara uğramasına neden olduklarını, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifa sırasında yapmış oldukları haksız fiillerden de sorumlu olduklarını, şirket alacaklılarının uğradıkları zararlar bakımından da yönetim kurulu üyelerinin haksız fiil sorumluluğunun da söz konusu olduğunu, davalı anonim şirket yöneticilerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülük ve görevlerini kusurlarıyla yerine getirmemelerinden dolayı, bahsi geçen icra takiplerine söz konusu olan alacaklar zamanında müvekkiline ödenmediğinden zarara yol açtıklarını, müvekkilinin davalı şirket yöneticilerinden, şirketin borcunu ödememeleri sonucunu doğurmuş olan yönetim sorumluluklarını ve görevlerini kusurlarıyla yerine getirmemelerinden dolayı oluşan doğrudan zararın tespitini ve tespit edilen zararın tazminini isteme hakkının bulunduğunu, müvekkilinin aktif husumet (sıfat) ehliyetinin mevcut olup mahkemece davaya talebe konu kanun hükümleri tatbik edilmesi gerekirken usul ve aykırı olarak hatalı bir şekilde farklı kanun hükümlerinin uygulandığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket alacaklısı tarafından açılan anonim şirket yöneticilerinin 6102 sayılı Kanun’un 553’üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sorumluluğuna ilişkin istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun’un 553’üncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.