Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7419 E. 2022/8652 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7419
KARAR NO : 2022/8652
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.07.2021 tarih ve 2020/103 E. – 2021/477 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 27.09.2003 tarihli bayilik sözleşmesine istinaden davalılardan … adına kayıtlı taşınmaz üzerinde 30.10.2007 tarihinden başlamak üzere 20 yıl süre ile intifa hakkı tanındığını, Rekabet Kurulu kararıyla sözleşmenin süresinden önce feshi sebebiyle 18.09.2010 tarihinden sonraki süreye tekabül eden ve sözleşmenin feshi tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte, akaryakıt istasyonu için yapılan yatırım bedelleri, yatırım teşvik desteği, duran varlık- inşaat bedelleri ile sair ödemelerin işlemiş faiziyle birlikte bakiyesi toplamı olan 324.391,31 TL’nin 18.09.2010 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini ve intifa bedeli olarak ödenen ve bakiye süreye tekabül eden işlemiş faiziyle 43.258,39 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte malikten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, Rekabet Kurulu tarafından verilen karar neticesinde 18.09.2010 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini, ancak davacı şirket tarafından vadeli ve peşin akaryakıt ikmali yapılmadığı için akaryakıt istasyonunun faaliyetinin 20.03.2009 tarihinde sona erdiğini, intifa hakkı için 40.000.-TL tutarında bir ödeme yapılmadığını, işletme yatırım desteği olarak belirtilen 200.000,00 TL’nin şirkete bağış olarak verildiğini, akaryakıt istasyonunun inşası için duran varlık-inşaat bedeli olarak gösterilen ödemenin davalı taraflara yapılmadığını, inşa masraflarının davalılarca karşılandığını, otomasyon sistemlerinin davacı tarafından satın alındığını, yapılan sözleşme çerçevesinde davacı şirketin hiçbir yatırım almadığı gibi kazandırdıkları ortadayken intifa ve yatırım bedelinin istenmesinin gerçek dışı olduğunu, cari bakiyenin 76.304,00 TL olduğunu, bu bakiyeyi yasal faiziyle ödemeyi kabul ettiklerini, şirketin faaliyette bulunduğu akaryakıt istasyonunun 18 ay kapalı kaldığını bu nedenle 18.09.2010 tarihinden sonra başka bir dağıtım şirketinin ürünlerinin satımına başlanmamış olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin mevcut olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarında ticaretin fiilen devam ettiğine ilişkin somut bir tespite yer verilmediği gibi davacı tarafından da davalı şirketin sözleşmenin feshinden sonra ticaretine fiilen devam ettiği kesin olarak ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan kayıtlardan da davalı şirketin fiilen her hangi bir satış yapmadığı, dava dışı Gön-Pet şirketinin ise ilk olarak 2019 yılında bayilik lisansı aldığı gözetildiğinde davalı şirketin davacı şirket ile sözleşmesinin feshinden sonra fiilen ticari faaliyetine devam etmediği kanaati oluştuğu, bozma ilamında akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği” hususuna yer verildiği, öncelikle davalının yatırımlarına devam edip etmediğinin tespiti gerektiğine işaret edildiği, benzer konuda verilen Yargıtay kararında açıkça kalıcı yatırımların sözleşmenin feshinden sonra ticarete devam edilmesi halinde istenebileceğinin karara bağlandığı, Rekabet Kurumu’nun 2002/2 sayılı Tebliği uyarınca davalı şirketin sözleşmenin fesih edildiği 18.09.2010 tarihinden sonra ticaretine devam etmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının kalıcı yatırım bedelini ve diğer bedelleri talep edemeyeceğinin kabul edildiği, dava konusu intifa hakkının dava tarihi itibariyle terkin edilmediğinin dosyada mevcut tapu kayıtlarından anlaşıldığı, intifa hakkı terkin edilmeden bakiye intifa bedeli yönünden dava açılamayacağı gözetilerek bu talep yönünden de erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan kalıcı yatırım bedellerinin tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıdaki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 02.06.2015 tarihli 2014/17471 Esas-2015/8137 Karar sayılı ve 21.10.2019 tarih 2018/2185 Esas 2019/4849 Karar sayılı ilamlarında mahkemece mahallinde keşif yapılarak davacı tarafından iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı hususlarının tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının tespit edilmesi halinde bunun davacı tarafınca talep edilebileceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamlarına uyulmuş olmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bozma ilamları ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında davalının fiilen ticaretine devam ettiği ve kalıcı yatırımların taşınmaza değer kattığı sabittir. Mahkemece taşınmaza değer katan kalıcı yatırımların dava tarihi itibariyle değerinin belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.