Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7428 E. 2022/8427 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7428
KARAR NO : 2022/8427
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.06.2021 tarih ve 2014/555 E. – 2021/105 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile hafriyat işleri yapan davalı arasında, davalıya ait iş makinesiyle 118 saat kepçe çalışması bedeli karşılığı senet verdiğini, senedin ön yan tarafına bu hususun yazıldığını, ancak senet miktarının fahiş yazılarak takibe girişildiğini, senet üzerinde tahrifat yapıldığını, kepçenin 118 saat çalışma bedeli karşılığı dışındaki senet miktarını kabul etmediklerini, müvekkiline nakit para verilmediğini ileri sürerek takibe konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve % 40 tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline verilen senedin borç senedi olduğunu, icra dosyası ve senet aslında davacının belirttiği yan taraftaki ibarenin olmadığını, davacının imza inkarında bulunmadığını, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu davacının kanıtlaması gerektiğini, davacının senedin fotokopisine böyle bir ibareyi sonradan yazmış olabileceğini savunarak davanın reddine ve %40 dan az olmamak üzere davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın İİK’in 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olduğu, ceza dosyası kapsamına göre davaya konu senette davacının iddia ettiği ibarelerin bulunduğuna ilişkin fotokopi halindeki davacı tarafından sunulan belge dışında delil bulunmadığı, kesinleşen ceza dosyasındaki deliller dikkate alındığında sanıkların mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı, senede ekli olduğu belirtilen koçan üzerinde belirtilen sözler yazılı olsa bile bunun senet içeriğiyle ilgili olduğuna ilişkin ibare bulunmadığı, senedin bu sebeple verilmesi halinde bunun o bölüme yazılmasının ve geri kalan kısmının boş olarak verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının senedin boş olarak verildiği ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını aynı güçteki bir delille çürütmesi gerektiği, yazılı delil ibraz edilmediği, davacı tarafça davalıya yemin teklifinde bulunulduğu, davalının yemin teklifini kabul edip, yemin ettiği, davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını ispat edemediği, İİK’in 24. maddesi gereği davalı-alacaklının takibin tedbir kararı ile durduğundan davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçeleri ile, davanın ispatlanmadığından redine, asıl alacağın %40 oranında hesaplanan 60.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.11.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 20.09.2002 tanzim tarihli kambiyo senedini, 118 saatlik kepçe çalışması karşılığı davalıya boş olarak verdiğini, ancak davalının bonoyu daha sonra anlaşmaya aykırı doldurarak icra takibine konu ettiğini, Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2007/7322 sayılı dosyasında takibe konulan bononun fotokopisinin ödeme emri ile birlikte kendisine tebliğ edildiğini, tebliğ edilen bono fotokopisinin sol tarafında “118 saatlik çalışma karşılığı verildiğinin” yazılı olmasına rağmen İcra Müdürlüğünde daha sonra bu bölümün bonodan yırtılarak çıkarıldığını beyanla bononun anlaşmaya aykırı doldurulan bölüm yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Olay nedeniyle, davalı, davalı vekili ve icra memuru aleyhinde kamu davası açılmış ve eylemin sabit olmadığı gerekçesiyle haklarında ceza mahkemesince beraat kararı verilmiş olup ceza yargılamasında alınan Adlı Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığının 02.11.2016 tarihli raporunda 6.5. maddesinde “İnceleme konusu senedin sol kenarının forma kesim olmadığı, söz konusu kenar boyunca herhangi bir mürekkep bakiyesine rastlanmadığı, mutat matbu senetler gözönünde bulundurulduğunda inceleme konusu senette evvelce mevcut sol bölümün mevcut sol kenar boyunca kesilerek senet yüzeyinden koparılmış olduğu” mütalaa edilmiştir.
İcra takibine konu bono davalı alacaklı yedinde iken takibe konu edilmiş olup, İcra Müdürlüğüne tevdi edilen bono aslının fotokopisi ödeme emri ekinde davacı borçluya tebliğ edilmiştir.
Davacıya tebliğ edilen bono fotokopisinin son kenarında yine davacıya ait el yazısı ile yazılmış “118 saatlik kepçe çalışması karşılığı bononun düzenlendiği” bonoya ilave edilmiş olup daha sonra bu bölüm bono aslından kesilerek çıkartılmıştır.
Bononun borçlu isim ve adresi, imza ile 20.09.2002 tanzim tarihindeki yazı ve rakamların davacı eli ürünü olduğu gibi, bono fotokopisinin sol kenarındaki yazılarında davacı eli ürünü olduğu anlaşılmaktadır.
Bonodaki diğer yazılar (vade, miktar vs.) davacının eli ürünü olmadığı adlı tıp raporu ile bildirilmiştir.
Bu halde dava konusu bononun tanzim tarihi, borçlu isim-adres ve telefon numarası ile bononu sol tarafındaki açıklamanın davacı tarafından yazılarak bononun davalıya tevdii olunduğu, davalının bononun diğer kısımlarını doldurarak icra takibine başvurduğu, bononun icra müdürlüğüne tevdi edildiğinde sol taraftaki yazının da mevcut bulunduğu, bononun bu hali ile fotokopisinin davacı borçluya tevdi edildiği, daha sonra icra müdürlüğündeki bono aslından, bononun sol tarafındaki yazının senet yüzeyinden koparıldığı görülmektedir.
Dosya içeriğinden dava konusu bononun 118 saatlik kepçe çalışması nedeniyle düzenlendiği, ancak davalı alacaklının kendisine vade-miktar vs. kısımları boş olarak verilen bonoyu anlaşmaya aykırı doldurduğu anlaşılmakla dava kabul edilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının temyiz isteminin reddi ile davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına yönelik çoğunluk görüşüne karşıyım.