Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7429 E. 2022/8482 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7429
KARAR NO : 2022/8482
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/08/2021 tarih ve 2021/222 E. – 2021/364 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Uzarlar Gıda Med. İnş. Tem. Nak. San. Tic. Ltd. Şirketi’ne, 01/11/2013 keşide, 18/11/2013 ödeme tarihli, 17.000.-TL bedelli senet verdiğini, söz konusu senedin ödenmesi için Akbank T.A.Ş. … Şubesi’ne götürüldüğünü, belirtilen bedelin tahsili için senedin Bitlis Şubesi’ne gönderildiğini, ancak Bitlis Şubesi’nce müvekkilinin hesabında para olmasına rağmen ödemenin yapmadığını ve müvekkiline ödeme protestosu çekildiğini, gereksiz yere protesto çekilerek müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, haksız protesto yüzünden ticari itibarı zedelenen müvekkilin manevi zararı olduğunu, ayrıca bankaya protesto masrafı ödediğini, 10.000.- TL manevi, 94,97 TL maddi zararın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil bankanın yerleşmiş uygulamalarında banka nezdinde müşteriye ait hesapta yeterli miktarda para bulunmasına rağmen, müşterinin daha önceden bu konuyla ilgili bir bildirimde bulunmaması halinde, ödemenin yapılmadığı, davacı şirketin bankaya ödeme yapılmasına dair talimatı olmadığını, ayrıca davacının haksız protesto ile mesleki şeref ve itibarının zedelendiği iddialarında gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin 2005, 2006, 2007 ve 2008 yıllarına ait karşılıksız çek bilgilerinin mevcut olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili 31/05/2021 tarihli tam ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ettiğinden taraflar arasında bononun ödenmesine ilişkin sözleşme bulunduğu hususun araştırılması istenilmiş olduğundan 6100 sayılı HMK’da taraflarca getirilme ilkesi bulunuyor ise de davacının talebi doğrultusunda davalı bankaya müzekkere yazılarak taraflar arasında bu hususta herhangi bir anlaşma olup olmadığı, daha önce davacı tarafından bu doğrultuda talimat verilip verilmediği, bu şekilde ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmış, 30/06/2021 havale tarihli cevapta tüm bu sorulara olumsuz yanıt verildiği gerekçesiyle taraflar arasında davacının borçlu olduğu bonoların ödenmesine yönelik sözleşme bulunduğu iddiası ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.