YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7436
KARAR NO : 2022/8405
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.11.2020 tarih ve 2014/150 E. – 2020/684 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı …. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 40.415 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 06/10/1970 tarihinde Garanti Bankası … Şubesinde 8.000,00 TL tutarında mevduat hesabı açtırdığını, 31/08/1971 tarihi itibariyle müvekkilinin hesabında 5.055,89 TL kaldığını, davacının yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle bu parayı çekemediğini ve sonunda paranın TMSF’ye devredildiğini ileri sürerek, 5.055,89 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, davacıya ait herhangi bir paranın kendilerine devrolunmadığını savunmuştur.
Davalı TCMB vekili, davanın husumet ve zamanaşımı yönünden reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının davasını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, davacı tarafından davalı bankanın mevduat hesabına yatırılan 5.055,89 TL alacağının tahsilini talep ettiği anlaşılmakla davacının mevduatın akidi olan bankadan talep edebilecek olması sebebiyle davalılar TMSF ve T.C. Merkez Bankası yönünden husumet nedeniyle reddine, öte yandan davacı tarafından davalı … Bankasına yönelik açılan eldeki davada davacı tarafından ibraz edilen davalı … Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya ibrazının zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanın banka nezdinde mevduatı ispata elverişli olduğundan itibar edilerek davacının 5.055,89 TL mevduat alacağının olduğu ve en son işlem tarihinin 31/08/1971 tarihi olduğu, davalı … tarafından 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesi uyarınca, banka nezdindeki mevduatın son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredildiğinin Merkez Bankası’nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile ispat edilmediğinden alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine uğramadığı ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olması sebebiyle bilirkişi heyetinin 20/04/2015 tarihli raporuna itibar edilerek davacının mevduat hesabındaki bedeli talep edebileceğinden 5055,89 TL alacağın ispat edildiği, mevduat hesabı açılırken hesaba faiz işletildiği, açılan hesabın vadesiz bir hesap olmadığından davacının son işlem tarihinden avans faizi talep edebileceği, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının 31/08/1971 tarihi itibariyle 5.055,89 TL asıl alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davalılar … ve T.C. Merkez Bankası’na yönelik açılan davanın husumet sebebiyle reddine, davalı …’ye yönelik açılan davanın kabulü ile, 5.055,89 TL’nin 31/08/1971 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankada bulunan 5.055,89 TL mevduatın, fona devredildiği iddiasıyla açılan, son işlem tarihi olan 31/08/1971 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafından ibraz edilen, davalı … Bankasına ait yetkililerin imzasını içeren hesap cüzdanına ait belgenin ve bankadan para çekilirken ya da para yatırılırken hesap cüzdanın bankaya ibrazının zorunlu olması sebebiyle banka hesap cüzdanının banka nezdinde mevduatın varlığını ispata elverişli olduğu, davalı Bankanın 3182 sayılı Bankalar Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca, son işlem tarihinden itibaren 10 yıl dolduktan sonra davacının adresine mektupla bildirilmesi ve mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile banka nezdindeki mevduatın Merkez Bankası’na devredildiğini ispatla yükümlü olduğu Merkez Bankası’nın 01/09/2014 tarihli yazısı ile de bu hususun ispat edildiğinden söz edilemeyeceğinden alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine uğramadığı ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda haklı bir sebep olmadan bankanın elde ettiği zenginleşmeyi iade ile yükümlü olduğu gerekçesiyle 5.055,89 TL’nin 31/08/1971 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı …’den tahsiline karar verilmiştir.
31.01.2004 tarih ve 25363 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Para Birimi Hakkında Kanun’a göre 01.01.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Türk Lirasından altı (6) sıfır atılması nedeniyle, Eski Türk Lirası üzerinden açılan dava değerinin re’sen 5083 sayılı Yasa uyarınca Yeni Türk Lirası’na eşdeğer karşılığı hesaplanarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ….’ye iadesine, 28.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.