Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7441 E. 2022/8498 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7441
KARAR NO : 2022/8498
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.06.2021 tarih ve 2019/963 E. – 2021/575 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılıp yargılaması yapılan 2009/408 Esas ve 2009/409 Esas sayılı istihkak davalarının sonucunda taleplerinin reddine karar verildiğini, kararı temyiz etmelerine rağmen tehir-i icra kararı için gerekli gideri temin edemediklerinden dolayı davalı tarafın icra takibine devam ettiğini, Yargıtay’ın temyiz incelemesi sonucu davalarının reddine ilişkin olarak verilen kararın bozulduğunu, kendilerinin haklı olduklarının kabul edilmesi üzerine davanın reddine karar verildiğini, temyiz aşamasında davalı tarafın hacze devam etmesi nedeni ile sonradan bozulan kararın oluşturduğu baskı altında davalı ile aralarında istihkak davasına konu makinenin zilyetliğinin devrine ilişkin 16/04/2010 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşmede açıkça zilyetliğin teslimi ile ilgili konunun düzenlendiğini, istihkak iddiasına konu makinenin Başman A.Ş.’nin mülkiyetinde varsayıldığını, haciz işlemlerine devam edilmesinin oluşturduğu baskı ve mahkeme kararının yarattığı dengesiz ve orantısız durum karşısında mali açıdan zor durumda kalan şirketin hukuki sıkıntı altında bu sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, istihkak davasının yapılan yargılamasının sonucu kendilerinin haklı olduğunun ortaya çıktığını, yürütülen haczin düştüğünü, bu durumda davalının sebepsiz olarak makineyi elinde bulundurarak zenginleştiğini, özel nitelikte olan makinenin davacıdan kalmasının nedenlerinin ortadan kalktığını belirtip 16/04/2010 tarihli sözleşmenin hukuki müzayaka altında imzalandığının tespiti ile hükümsüzlüğünün kabulüne, sözleşmeye konu makinenin davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, iade mümkün olmaz ise makine değerinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın her iki tarafının tacir olduğunu, istihkak davasının esastan değil usul eksikliği nedeni ile bozulmasına karar verildiğini, davaya konu edilen sözleşmenin istihkak davasının ne şekilde sonuçlanacağı dikkate alınmaksızın düzenlendiğini, sözleşmenin yapıldığı sırada her iki tarafın vekillerinin de hazır bulunup belgeyi bu halde imzalamış olmaları nedeni ile sözleşmenin ilam hükmünde olduğunu, tarafların bu sözleşme ile aralarında çıkacak uyuşmazlıklar yönünden açıkça birbirlerini ibra ettiklerini, davacı şirketin müzayaka halinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; dava konusu sözleşmenin haciz baskısı altında imzalanmadığı, taraflar arasında görülen istihkak davalarının devam ettiği sırada düzenlendiği, sözleşmenin şarta bağlı bir sözleşme olmadığı dikkate alındığında, tarafların davaya konu makinenin zilyetliğinin davalıya devredilmesi sonucu karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.