Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7451 E. 2022/8416 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7451
KARAR NO : 2022/8416
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.09.2015 tarih ve 2014/512 E. – 2015/642 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında davalıya ait işletmede davacıya ait mamullerin satışı ile ilgili olarak 21/05/2009 tarihli Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığını, davalının cari hesap borcunu zamanında ödemediği gibi sözleşmede kararlaştırılan aylık 100 premiks mamul satışı da gerçekleştirmeden sözleşme ile kararlaştırılan süreyi doldurmadan müvekkili şirketten mal alımını kestiğini ve bu suretle yükümlülüklerini yerine getirmediğini, cari hesaptan kaynaklanan ve aylık satış tutarına aykırılıktan doğan alacaklarının tahsili amacıyla Antalya 13. İcra Müdürlüğünün 2011/11195 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının kısmen itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazlarının haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Özel Şartlar başlıklı 5. maddesine göre 100 premixlik promosyonun verilebilmesi için müvekkilinin tüm hak ve yükümlülüklerine sözleşme süresince kesintisiz ve tamamen uyulması gerektiği ve sözleşmenin hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona ermesi halinde ise müvekkilinin aldığı promosyonları geri ödeyeceğinin yazılı olduğunu, sözleşmenin iddia edildiğinin aksine herhangi bir sebeple süresinden önce sona ermediğini ve taraflarca fesih olunmadığını, 2 yıllık sözleşme süresi dolduktan sonra vermiş olduğu promosyon bedellerini geri istemesinin Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesindeki dürüst davranma ilkesine aykırı olduğunu belirterek, haksız davanın reddi ile davacının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 21/05/2009 tarihli satış noktası sözleşmesinde, davacının icra takibinin dayanağının, cari hesaptan doğan alacak ve davalıya sözleşme gereğince bedelsiz olarak teslimi yapılan 100 koli malın bedelinden kaynaklandığı, davacı tarafça sözleşmenin feshedildiği ileri sürülmemiş, davalının sözleşme ile kararlaştırılan süre dolmadan mal alımını kestiği iddia edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesi hükmü ve sözleşmenin özel şartlar bölümündeki “… Sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde müşterinin tüm avantaj ve imtiyazların ödeme günündeki rayiç değerleri toplamı herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın Pepsi’ye derhal ödeyecektir…” şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında davacının bedelsiz teslim etmiş olduğu ürünlerin bedelini davalıdan talep etmesinin gerek, davacı tarafça sözleşmenin süresi içerisinde fesih edilmemesi gerekse de, sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde bu kısma yönelik alacak talebinin yerinde olmadığı, davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre davalıdan kök raporda açıklandığı üzere 1.505,17 TL tutarında cari hesaptan kaynaklı alacağının bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Antalya 13. İcra Müdürlüğünün 2011/11195 esas sayılı dosyasına yönelik kısmi itirazının 1.350,07 TL üzerinden kısmen iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren talebi aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ödenmediği fatura bedellerinden alacak hakkı bulunmadığı, ancak sözleşmenin feshi nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen promosyon ürünlerin bedelini talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 21.05.2009 tarihli satım sözleşmesinin süresi 2 yıl olarak belirlenmiş olup, davalı vekilinin cevap ve düplik dilekçelerindeki beyanlarında, davalı şirketin işlettiği ve davacıya ait ürünlerin satışının yapılacağı otelin sözleşmenin 2 yıllık süresi dolmadan davalı tarafından dava dışı İnturist Otel … Ltd. Şti. firmasına kiralandığı ifade edildiğine göre, sözleşmesinin süresinden evvel davalı tarafından eylemli olarak feshedildiğinin kabulü gerekir. Davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan yeni sözleşme, davaya konu sözleşmenin devamı olmadığı gibi bu yeni sözleşme davaya konu sözleşmenin davalı tarafından eylemli olarak sona erdirildiği vakıasını değiştirmeyecektir. Taraflar arasındaki sözlemenin özel şartlar bölümdeki ‘’Sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde, Müşteri yukarıda yazılı şartlar doğrultusunda sağladığı tüm avantaj ve imtiyazları ödeme günündeki rayiç değerleri toplamını Pepsi’ye herhangi bir icra takibi, mahkeme kararı, ihtar veya benzeri bir uyarıya gerek kalmaksızın derhal ödeyecektir.‘’ ibaresinden, sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun süresinden önce sona ermesi halinde davacının sözleşme kapsamında promosyon olarak verdiği ürünlerin bedelini talep etme hakkı olduğu anlaşılmakla, bu durumda mahkemece, icra takibine dayanak yapılan promosyon olarak verilen ürün bedelleri yönünden de davacının icra takibi yapmakta haklı olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
2- Ayrıca dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde karar verilen kısım için, likit ve belirlenebilir alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) no.lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile, mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.