YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7485
KARAR NO : 2023/1751
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 17.01.2012 tarihinde metal bantlı kumlama makinesinin satışı konusunda anlaşma yapıldığını, ancak davalının, sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden sonra 58 günlük gecikme ile makineyi müvekkiline teslim ettiğini, sözleşme uyarınca teslimde gecikilen her gün için davalının gecikme bedeli ödeyeceğinin düzenlendiğini, sözleşmeye göre paketleme kısmına 6 metrelik ilave bant yapılacağı şartının da davalı şirket tarafından yerine getirilmediğini, ayrıca davalının sözleşmede yer alan “yüklenici üretim hattı ile ilgili konularda idare tarafından yapılan uyarı ve istekleri 5 iş günü içerisinde yerine getirmek zorundadır.” maddesine uygun hareket etmediğini, bu nedenle müvekkilinin ticari kaybı olduğu gibi menfi ve müspet zararları da olduğunu, makinenin çalıştırılması ve bakımı için de eksik eğitim verildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek davalı şirket tarafından sözleşmede belirtilen şartların yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı ticari kayıp, menfi ve müspet zararlarının tespit edilerek fazlaya dair hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 11.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 95.616,36 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; satım sözleşmenin 8 inci maddesinde ödeme şeklinin belirlendiğini, buna göre sözleşme imzalandığında davacı-alıcının 50.000,00 TL’lik kısmı 17.01.2012 tarihinde müvekkili-satıcının bankadaki hesabına yatırılacağının kalanının ise makine kurulup sistem devreye sokulduktan 15 gün sonra müvekkilinin bankadaki hesabına havale yapılarak tek parça halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacının ödemelerini belirlenen tarihlerde yapmaması nedeniyle müvekkili tarafından da makinenin sipariş edildiği firmaya ödeme yapılamaması sonucu makinenin davacıya teslimatının geciktiğini, paketleme kısmına 6 metrelik ilave bant yapılması şartının yerine getirildiğini, davacının diğer iddialarının da doğru olmadığını ve ispata muhtaç olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 17.01.2017 tarihinde 50.000,00 TL satış bedelini ödemesi gerekirken davalı tarafın kabulüne göre bu paranın 07.02.2012 tarihinde ödendiği, davacıdan kaynaklı olan bu 20 günlük gecikme süresinin davalının gecikme süresine eklenmesi gerektiği, gecikilen sürenin 58 gün olduğu 20 günlük gecikme süresinin düşülmesi neticesinde 38 gün üzerinden gecikme bedelinin talep edilebileceği, sözleşme ayakta olduğu için menfi zararın talep edilemeyeceği, menfi ve müspet zararın aynı anda talep edilemeyeceği, bilirkişi makine mühendisince yapılan değerlendirme sonucunda satılan üründe bir ayıp olmadığının tespit edildiği, 6 metrelik bandın davacının iş yerinde olması nedeniyle bu yönlerden bir talebin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 93.516,48 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; makinenin 58 günlük gecikme ile 12.05.2012 tarihinde teslim edildiğini, dolayısıyla satıcı olan davalı tarafın müvekkiline ödemesi gereken gecikme bedelinin daha yüksek olduğunu, bilirkişilerce 58 günlük gecikme süresinden 20 günlük sürenin indirilmesi suretiyle gecikme bedelinin hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca 30.000,00 TL’lik ödeme için ödeme makbuzunu dosyaya sunduklarını belirterek davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin 8 inci maddesinde davacı şirket tarafından sözleşme imzalandığında 50.000,00 TL’nin satıcının banka hesabına ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen davacının sözleşmenin imzalandığı tarihte yapması gereken ödemeyi yapmadığını, bu nedenle davalının makinenin siparişini belirlenen tarihte veremediğini, dolayısıyla sözleşmeye konu makinenin geç teslim edilmesinin davacı şirketin yapması gereken ödemeyi sözleşmede belirtilen tarihte yapmaması ve bu nedenle davalı şirket tarafından üretici firmaya ödemenin gönderilememesi nedeniyle planlanan tarihte üretime başlanılamaması olduğunu, üretici firmanın verilen siparişi kendi üretim programına göre yeniden planlaması sonucu makinenin üretiminin ancak 10.04.2012 tarihinde tamamlandığını, yine sözleşmenin 8 inci maddesinde belirtilen şekilde makine kurulup sistem devreye alındıktan sonra kalan bakiyenin tek seferde ödenmesi gerekmekte iken davalının bu ödemeyi de sözleşmede belirtilen sürede yapmadığını, bu suretle sözleşme şartlarına uygun şekilde edimini yerine getirmemesine rağmen davacının gecikme bedeli talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının geç ödemede bulunması nedeniyle makinenin tesliminde gecikme meydana gelebileceğinin davacı şirkete bildirdiğini, davacının yapılan teslimi hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin kabul ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8. maddesine göre sözleşmenin imzalandığı 17.01.2012 tarihinde ödenmesi gereken 50.000,00 TL peşinatın gecikmeli olarak 07.02.2012 tarihinde davacı tarafından ödendiği, kalan bedelin de makinenin kurulumundan sonra 15 gün içinde ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen ileri tarihlerde peyderpey ödendiği, son ödeme tarihinin de 10.07.2012 olduğu, makinenin İtalya’daki üretici firma tarafından sipariş üzerine yapıldığı, davacının sözleşme tarihinde ödeme yapmaması, ödemedeki gecikme nedeniyle davalı şirket tarafından üretici firmaya ödeme yapılamadığı bu nedenle üretici firma tarafından belirlenen üretim programının uygulanamadığı, yeni oluşturulan program ve üretici firma tarafından bildirilen teslim tarihinden davacı şirkete bilgi verildiği, davacı şirketin üretici firma tarafından bildirilen teslim tarihini kabul ettiği, davacının makineyi teslim alırken hiçbir kayıt ileri sürmeden makineyi teslim aldığı, satılan malda bir ayıp bulunmadığı, ilave yapılacak bandın yapıldığı ancak davacı tarafından kullanılmadığı, basiretli bir tacir olan davacının edimini ifada gerekli özeni göstermediği, ödemelerin sözleşmede belirtilen tarihlerde yapılmaması nedeniyle teslimde gecikme meydana geldiği ve davacının da bu gecikmeyi kabul ettiği, artık davacının gecikme nedeniyle cezai şart talep edebilmesinin mümkün olmadığı, davacının müspet ve menfi zararlarını da talep ettiği ancak sözleşmenin geç ifa edilmesinden dolayı bu iki zararın aynı anda talep edilemeyeceği, sözleşme ayakta olduğu sürece menfi zarar istenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; montaj raporuna göre makinenin 12.05.2012 tarihinde teslim edilerek devreye alındığını, dolayısıyla 58 günlük gecikme ile teslim edildiğini, bilirkişi raporuyla da geç teslim-geç montajın olduğunun ve davalı tarafın kusurunun bulunduğunun belirlendiğini, davalının ödemeye ilişkin iddialarının sözleşme uyarınca geç teslim açısından bağlayıcılığı olmadığını, davalının kusurunu ortadan kaldırmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen makine satım sözleşmesi gereğince davalının sözleşme şartlarına aykırı davranıp davranmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.