YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7505
KARAR NO : 2023/1702
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait İstanbul İli …İlçesi … Mahallesinde bulunan 14584 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı banka lehine dava dışı Yiğitler Telekominikasyon firmasının kredisine teminat olmak üzere 200.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, dava dışı şirketin davalı bankaya herhangi bir borcunun ve riskinin kalmadığını, 03.11.2016 tarihinde ipoteğin kaldırılması için davalı bankaya başvurduklarını ancak banka tarafından ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin kullandığı kredilere konu teminat mektuplarının iade edilmesinden sonra ipoteğin fekkini talep eden davacıya fek için gerekli masrafları karşılaması halinde işlem yapılacağının bildirildiğini, davacının toplam 262,50 TL fek masrafını ödeyip işlem başlatma imkanına sahip iken bu miktarı ödemekten kaçındığını, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, fek masrafı yatırılması halinde işlem yapmaya hazır olduklarını, genel kredi sözleşmesinde yazılı hükümler gereği ipoteğin fek edilebilmesinin ipotek fek masrafının ödenmesine bağlı olduğunun ipotek resmi senedin de yer aldığını, ipoteğin kaldırılmaması ile ilgili tüm kusur ve sorumluluğun davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerine davalı bankanın kredi borçlusu Yiğitler firmasının borcuna teminat olmak üzere davalı banka lehine 200.000,00 TL bedelli ipotek şerhi konulduğu, davalıya yazılan yazı cevabı ve davalı vekilinin dilekçelerindeki kabulünden anlaşılacağı üzere ipoteğe dayanak olan kredi konusu teminat mektuplarının bankaya iade edilmiş olduğu, dolayısıyla ipoteğin dayanağının kalmadığı ve fekki koşullarının oluştuğu, bu kapsamda davacı tarafından davalı bankaya 03.11.2016 tarihinde başvuru yapıldığı, davalının ise cevabi olarak 07.11.2016 tarihinde masraf yatırılması halinde işlem yapılacağını belirttiği, ancak davacı tarafından ipotek fek masrafı yatırılmayarak işbu davanın açıldığı, ipotek resmi senedinden anlaşılacağı üzere ipoteğin fekki için gerekli masraflardan davacı sorumlu olduğundan davanın kabulü gerektiği ancak davacının fek masrafını ödeyerek ipoteği kaldırma imkanı olmasına rağmen bunu yapmayarak dava açma yolunu tercih etmesi sonucu davalı dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiği halde müvekkili lehine vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ve harçlara hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına müvekkili bankanın sebebiyet vermediği tespit edilmesine rağmen müvekkili banka lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ve harçla ilgili sorumluluğun yanlış değerlendirildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 03.11.2016 tarihinde ipoteğin kaldırılması için davalı bankaya müracaat edildiği, davacının bu talebine karşılık davalı bankanın 07.11.2016 tarihli yazısı ile ipotek fek masraflarının ipotek veren olarak davacının karşılaması durumunda ipotek fek işlemlerine başlanacağı belirtilmesine rağmen davacı tarafından ipoteğin fekkine ilişkin masraf yatırılmayarak 09.11.2016 tarihinde işbu davanın açıldığı, bu durumda davanın açıldığı tarih itibariyle davalının haklı olduğunun kabulü gerektiğinden davalının karar harcı ile davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı, davacının ise karar harcı ile davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği halde Mahkemece, bu hususlar dikkate alınarak harçtan davacı sorumlu tutularak davalı lehine vekâlet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacı lehine avukatlık ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, davalı lehine nisbi vekâlet ücretine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiği halde lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, gerekçede davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği belirtilmişse de bu hususun ancak davanın konusuz kalması durumunda söz konusu olabileceğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesine göre aleyhine hüküm verilen tarafın kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğini, 492 sayılı Harçlar Kanunu (492 sayılı Kanun) uyarınca harcın tamamının davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerekirken davacı tarafından yatırılan miktarın mahsubu ile bakiye harcın davalıdan tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı fek ücretlerini yatırmaya hazır olduğu halde davalının davacının başvurularına yanıt vermediğinden davanın açıldığını, banka kredi sözleşmelerinin tek taraflı hazırlandığını, fek ücretine ilişkin düzenlemenin haksız şart niteliğinde olduğunu, emsal kararlarda fek ücretinin zorunlu gider olarak kabul edilmediğini, istinaf mahkemesince bu hususların dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı şirket lehine tesis edilen ipoteğin fekki talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 850 ve devamı maddeleri,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 262,50 TL fek bedeli ücretinin davacı tarafından yatırılmamasından kaynaklanmaktadır. Bu durumda dava değerinin 262,50 TL olduğunun kabulü ile davacı aleyhine hükmedilecek harç ve vekâlet ücretinin bu miktar üzerinden hesaplanması gerekirken tüm ipotek bedelinin dava değeri olarak kabulü ile harç ve vekâlet ücretinin buna göre takdiri bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Alınması gereken 13.662,00 TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 1.366,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.295,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına” ibaresi çıkarılarak yerine “Alınması gereken 59,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.366,20 TL’den mahsubu ile fazla yatırılan 1.306,60 TL harcın istek halinde davacıya iadesine”, aynı maddenin yedinci fıkrasında yer alan “Davalı vekili için takdir olunan 22.450,00 TL nisbi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesi” ibaresi çıkarılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 262,50 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
A.H.