YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7519
KARAR NO : 2023/1945
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1264 Esas, 2021/1051 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/491 E., 2020/184 K.
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı 50.000,00 usd bedelli çek bedelinin istirdatı ile 10.000,00 usd karşılığı 26.581,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 usd ‘nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm altına alınan ve davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari USD’nin dava tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış karşılığı TL tutarı ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat …. ile davalı vekili Avukat ….. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 19.08.2014 tarihli satın alma sipariş formu üzerinden mal satımı konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkili tarafından 10.000.00 usd ‘nin avans olarak davalı şirket hesabına gönderildiğini, 50.000,00 usd bedelli çek verildiğini, ancak davalının malı teslim etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile avans olarak gönderilen paranın TL karşılığı olan 26.581,00 TL’nin 17.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin elektronik ortamda yapıldığını, çekin ilgili kişi ……tarafından bankaya ibrazı üzerine ödendiğini, bu sebeple davaya istirdat davası olarak devam ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği akdi ilişkiyi reddettiklerini, davacının sunduğu sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, muteber bir sözleşme sunulsaydı dahi çekin bedelsizliği iddiasının dinlenebilmesi için çekin iddia edilen akdi ilişki sebebiyle verildiğinin ispatlanması gerektiğini, bunun da ancak yazılı delille mümkün olabileceğini, davacının sadece kendi ticari defterlerine dayandığını ve bu şekilde senedin bedelsizliğine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, kambiyo senedinin illetten mücerret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senede karşı bedelsizlik iddiasının yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, davacının bedelsizlik iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamadığı, davacı taraf ticari defterlere dayanmış ise de verilen tüm sürelere rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği gibi, davasını ispatlar mahiyette herhangi bir bilgi ve belge de sunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, davalı şirket ile müvekkili şirketin aralarında daha önce de ticari ilişki bulunduğunu, ancak davalı tarafından dava konusu edilen sözleşmenin inkâr edildiğini, davalının ticari defterlerini sunmadığını, oysa davalının ticari defter ve kayıtlarına da dayandıklarını, banka kanalı ile yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, taraflarınca hazırlanan yemin metni değiştirilerek davalı şirket yetkilisine ifa ettirildiğini, davalı şirket yetkilisi aleyhine yalan yere yemin etme nedeni ile suç duyurusunda bulunulduğunu, dosyanın bekletici mesele yapılmasının talep edildiğini, bu talebin gerekçesiz olarak reddedildiğini ileri sürerek arz edilen ve re’sen nazara alınacak sebeplerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca davacının davalıya mal alımı için avans ödemesi yaptığının usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, aslolanın peşin satış olduğu, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, ödeme aracı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, aksini iddia eden ve çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiği ancak malın teslim edilmediğini iddia eden davacının bu durumu yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, çek yönünden bu iddianın ispatlanamadığı; 10.000,00 usd yönünden ise banka havale dekontunda açıklama olarak avans yazdığı, davalı tarafça gönderilen bedelin avans olmadığına yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu iddia yönünden kabul kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulü ile davacının çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talebinin reddine, 10.000,00 usd alacağın 17.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talebi Türk Lirası olmasına rağmen yabancı para cinsinden hüküm kurulduğunu, havalenin ödeme hükmünde olduğunu ve ödemeyi iddia ettiği sebepten yaptığını davacının usulünce ispatlayamadığını ileri sürerek arz edilen ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasını, aksi kanaatte olunması halinde düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satımdan kaynaklı istirdat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasında sözleşme bulunup bulunmadığı, davacının davalıya verilen çek sebebiyle borçlu olup olmadığı, havale yolu ile gönderilen paranın avans niteliği taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 207 nci, 555 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.