YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7521
KARAR NO : 2022/8147
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 29.06.2021 tarih ve 2021/817 E. – 2021/1175 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ve dava dışı … tarafından tanzim edilen 9 adet, her biri 125.486,51 TL bedelli bonoların davalıya teminat amacıyla verildiğini, davalı şirketin dava dışı …’ a teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini, bu nedenle bonoların bedelsiz kaldığını, ayrıca bonoların üzerinde teminat senedidir ibaresinin yer aldığını ileri sürerek, söz konusu bonolardan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile bu bonolardan bedeli ödenen 29/02/2016, 27/04/2016 ve 27/05/2016 vade tarihli bonoların bedeli ile icra dosyasına ödenen 149.067,91 TL’ nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı …’ ın bankadan çekilen kredilerine davalı tarafça kefil olunması nedeniyle ödendiğini, söz konusu bonoların miktarı ile kredi taksitlerinin miktarı karşılaştırıldığında aynı olduğunun görüleceğini, taraflar arasında beton alım satımına dair herhangi bir alışveriş olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davaya konu bonoların “malen” kayıtlı olduğu, davacının bonoda avalist, dava dışı …’ ın asıl borçlu, davalının ise lehtar olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde bononun kredi borcu nedeniyle alındığı savunmasında bulunmakla, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde ispat yükünü üzerine aldığı, bu doğrultuda davalı tarafın usulüne uygun bir şekilde tutulan ticari defterlerinde dava dışı … adına banka kredisi ödemelerinin görüldüğü, bu ödemelerin her bir taksitinin miktarı ile bonoların miktarının aynı olduğu (125.486,51 TL), davacı tarafın defterlerinde dava dilekçesinde bahsedildiği gibi davalı ile herhangi bir mal alım satımının olmadığının görüldüğü, dolayısıyla davalı tarafın başkaca bir ticari ilişki olmadığına göre savunmasını yazılı delillerle ispat ettiğinin anlaşıldığı, yerel mahkeme kararın doğru görüldüğü ve davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine kararın gerekçesinin değiştirildiği durumlarda HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 07/06/2017 tarih, 2016/583 Esas 2017/551 Karar sayılı kararının HMK 356/2.maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.