Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7555 E. 2023/3134 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7555
KARAR NO : 2023/3134
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/321 Esas, 2021/775 Karar
HÜKÜM : Asıl ve karşı davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul (Kapatılan) 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/113 Esas., 2017/75 Karar

Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi-manevi tazminata ilişkin asıl dava ile karşı davada ve tasarımın hükümsüzlüğü davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine- karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın ve karşı davanın reddine, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır tasarım, üretim ve satış alanında faaliyet gösteren, alanının tanınan ve güvenilir tasarımcılarından olduğunu, müvekkili adına tescilli 2008/01013 no.lu endüstriyel tasarımı olan “Aydınlatma Elemanı-1″i davalıların “KRUSNİNG” olarak, tüm Türkiye ve Dünya mağazalarında teşhir ettiklerini, internet üzerinden yayınladıklarını, üretimini yaptıklarını ve IKEA mağazalarında 29,99 TL’ye sattıklarını ve müşterilerinin müvekkiliyle ticaretini bitirdiklerini ileri sürerek müvekkiline ait 2008/01013 no.lu endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün tespitini ve önlenmesini, ürünün yer aldığı her türlü görsel ve yazılı evrak, broşür, katalog, kartvizit, reklamasyon ürünü, tabela ve diğer ürünlerden, her türlü online ortamdan kaldırılmasına, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin a bendi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili lehine, 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat ile 50.000,00 TL itibar kaybı tazminatının, alacağın belirsiz olması nedeniyle tecavüzün başladığı tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinde, müvekkillerinden Inter Ikea Systems B.V. nin 1983 yılında Hollanda’da kurulduğunu, ev eşyaları, iç dekorasyon, mobilya ve benzer ürünlerin satışına yönelik perakende sistemini geliştirip dünya çapında faaliyet gösterdiğini, diğer müvekkilinin Maya Grubu şirketlerinden olup Türkiye’deki IKEA firmalarını işlettiğini, mağazalarında binlerce çeşit ürünü tüketicilere sunduğunu, “KRUSNING” adlı ürünün de perakende satışının yapıldığını, davacının 2008/ 01013 sayılı endüstriyel tasarımıyla müvekkillerinin Krusning adlı ürününün aynı olmadığından, dava konusu tasarıma tecavüz oluşturmadığını, haksız rekabet teşkil etmediğini, asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı dava olarak; davacının tasarımı ile aynı formda aydınlatma tasarımının davacının tescil başvuru tarihinden önce dünya çapında kamuya sunulduğundan, dava konusu ürünün yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığından, hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının örnek olarak sunduğu Fransa’da tescilli 072413-002 no.lu tasarım ile davacının tescilli 2008/01013 no.lu aydınlatma elemanı tasarımının görsellerinin, kullanılan mataryeller aydınlatma elemanı olması sebebiyle, birbiriyle ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduğu, söz konusu Fransız tasarımının davacı tasarımından önce tescilli olduğu da dikkate alındığında, davacının tasarımının tescil başvuru tarihinde yenilik özelliğinin olmadığı, ayırt edici nitelikte farklılıklarının da olmadığı, benzer niteliklerinin daha çok olduğu, davacı tasarımı için hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle karşı dava yönünden hükümsüzlük talebinin kabulüne, dava konusu davacı tasarımının hükümsüzlüğüne asıl dava yönünden ise iltibas ve tecavüz oluşmayacağı gerekçesiyle davacının tasarıma tecavüz talebinin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dilekçeleri ve dosyada mevcut belge ve dökümanlar incelendiğinde, tasarım fuarı olan, dünya genelinde her ülkeden onlarca tasarımcının katıldığı uluslararası nitelikteki 2011 yılında düzenlenen Bienale müvekkilinin “ İkindi Aydınlatma” adlı tasarımı ile katıldığını ve ürününü sergilediğini, İkea’nın ürün tasarımcısı olan Sigridur Heimisdottir’in de aynı yıl Bienal’e katıldığını, tasarım Bienalinde müvekkilinin tasarladığı aydınlatma elamanını görmemiş olmasının söz konusu olmayacağını, müvekkilinin tasarımını görüp sergilendiği 2011 yılındaki Bienalden dava tarihine kadar herhangi bir girişim ve hukuki yola başvurmamış olmasına rağmen, müvekkiline ait 2008- 01013 sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine ilişkin karşı dava açmış olmalarının haksız ve kötü niyetli, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiş olmalarına rağmen, mahkemece sundukları deliller incelenmeden ve bu durum aydınlatılmadan hüküm kurulduğunu, 072413-002 numara ile tescillendiği iddia edilen KRUSNİNG Aydınlatma Elemanının; tescillendiği tarihten itibaren kullanılıp kullanılmadığı tescilinin geçerli olup olmadığı, görselleri ile sağlıklı bir inceleme yapılıp yapılamayacağı, kamuoyunun görebileceği şekilde sergilenip sergilenmediği araştırılmaksızın hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini, Mahkemece eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, yargılama aşamasında Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, Fransa Fikri Mülkiyet Bürosu’ndan davaya konu gerekli belgelerin istenmesi ve alanında uzman bilirkişiler tarafından tekrar inceleme yapılması gerektiği konusunda talepte bulundukları halde mahkemenin, hiçbir belge aslını değerlendirmeye almadan hüküm kurduğunu, 12.05.2017 tarihli uzman görüşünün tasarım tescili ile ürün karşılaştırılması bölümündeki tespitinden anlaşıldığı üzere, KRUSNİNG aydınlatma elemanının, müvekkilinin tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve koruma kapsamına tecavüz oluşturduğu aşikâr olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme hükmünün 5 inci fıkrasında davalı karşı davacı müvekkili lehine 2.860,00 TL ücreti vekâlete hükmedilmesi gerekirken 15.550,00 TL olarak hükmedildiğinden, maddi hatanın düzeltilmesini, hüküm fıkrasının 6 ncı maddesinde hükümsüzlük davalarının kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafa ait 2008/01013 sayı ile tescilli markanın sicilden terkinine karar verilmediğini belirterek hüküm fıkrasına eklenmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya ait markanın ilk tescil tarihinin 25.02.2008 olduğu, 2013 yılında yenilendiği ve hükümsüzlük davasının, 30.06.2015 tarihinde aynı ve benzer tasarımın rüçhan hakkının daha önce olması sebebine dayanılarak karşı dava olarak açıldığı, tescilin kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği, davalı karşı davacı tarafın, davacı markasına tecavüzün tespiti ve önlenmesi isteğiyle aleyhine dava açılıncaya kadar uzun süre sessiz kaldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin çok sayıdaki kararında; “556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 KHK) 42 nci maddesindeki Paris Konvansiyonuna göre tanınmış sayılan marka sahiplerinin hükümsüzlük davasını tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde açması gerekeceğinin belirtilmesi ve bu hususta dava açma hakkının sınırsız sürede kullanılmasının, yasal düzenlemenin ruhu ve hukuk mantığı ile bağdaşmayacağı dikkate alındığında, bu husustaki yasal boşluğun, açıklanan tanınmış markalar için öngörülen 5 yıllık sürenin, en azından diğer markalar yönünden açılacak davalar içinde uygulanarak doldurulması Dairece yerinde görüldüğü, bu yöndeki uygulamanın istikrarlı şekilde devam ettiği tespitleri ile 5 yıllık sürenin tüm markalar yönünden uygulanacağının kabul edildiği, davacıya ait markanın tescil tarihi olan 25.02.2008 tarihi ile hükümsüzlük davasının açıldığı, 30.06.2015 tarihi arasında 5 yıldan fazla süre geçtiğinden, davalı karşı davacı tarafça tasarımın rüçhan hakkının daha önce olması sebebine dayanılarak karşı dava açıldığından, tescilin kötü niyetli olduğu iddia edilmediğinden, karşı davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı karşı davalı tarafın istinaf sebebinin kabulüne karar verildiği, davalı – karşı davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede davalı karşı davacı vekilinin “hükümsüzlük davalarının kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafa ait 2008/01013 sayı ile tescilli markanın sicilden terkinine karar verilmediğinden, hüküm fıkrasına eklenmesi” talebi maddi hata kapsamında kalmadığı , Mahkemece verilen hükmün genişletilmesi niteliğinde olduğundan, tavzihi düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305 inci maddesi uyarınca mümkün olmadığı, davacı karşı davalı tarafın istinaf sebebi uyarınca hükümsüzlüğe ilişkin kararın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğinden, bu hali ile sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davalı- karşı davacı vekilinin istinaf talebinin reddine İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl davaya yönelik red kararı yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (554 sayılı KHK) hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekirken 556 sayılı KHK hükümlerine göre değerlendirildiğini bu anlamda maddi hata içerdiğini, 554 sayılı KHK’nın 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tasarımın hükümsüzlüğü davasının koruma süresinin devamınca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılacağının belirtildiğini, söz konusu tasarımın tescilinin 24.09.2018 tarihine kadar yenilendiği ve davanın 30.06.2015 tarihinde açıldığı gözetildiğinde dava açma hakkının ortadan kalkmadığını, İlk Derece Mahkemesince dava konusu tasarımın yeni ve ayırtedici nitelikte olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük kararı vermesinin yerinde olduğunu, dava konusu tasarımın başvuru tarihinden çok önce kamuya sunulduğunu, Fransa Mülkiyet Ofisi nezdinde 24.05.2007 tarihinde sunulan tasarım ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğundan yenilik kriterine haiz olmadığını, bilirkişiler tarafından da bu hususun tespit edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince tavzih taleplerinin reddine karar verilmesinin de isabetli olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin karşı davaya yönelik red kararı yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat, karşı dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297/1-c, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı End. Tas. KHK’nın 44 ve 48 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Asıl dava endüstriyel tasarım hakkına tecavüz, karşı dava ise asıl davaya konu tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta olay tarihi itibarıyla mülga 554 sayılı Tas. KHK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

6100 sayılı HMK’nın 297/1-c maddesi uyarınca bir gerekçeli kararda; o davaya konu uyuşmazlıkla ilgili iddia ve savunmaların özeti, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit vakıalar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerekir.

Karşı davalının vaki istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 554 sayılı KHK yerine yazılı şekilde 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanması HMK’nın 297/1-c hükmüne açıkça aykırı olduğu anlaşılmakla bozma sebep ve şekline göre tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle karşı dava yönünden;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleşen dava yönünden BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde taraflara iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.