Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7589 E. 2022/8257 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7589
KARAR NO : 2022/8257
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2019 tarih ve 2018/892 E. – 2019/128 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı – karşı davalılar vekili, müvekkillerinin davalı – karşı davacı ile satış sözleşmesi adı altında devir sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereğince davalı – karşı davacının işyeri içindeki demirbaş ve eşyaları almadan çıkacağını karşılığında ise davacı – karşı davalıların 80.000.-TL ödeyeceğini ve bu bedelin de taşımazın sahibine ödeneceğini kararlaştırdıklarını, işyeri sahibinin bu paradan haberi olmadığını sonradan öğrendiklerini, dava konusu paranın hava parası niteliğinde olduğunu, devir sırasında davalının bırakmış olduğu eşyaların bedelinin 1.180,00 TL olduğunu, kalan miktar yönünden borçlu olmadığının tespitini ve ödemiş olduğu 38.820,00 TL.nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, kalan ve ödemediği miktar yönünden ise borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı – karşı davacı vekili, davacı-karşı davalılar ile aralarında satış sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince işyeri içerisindeki ofis malzemeleri ve beyaz eşyaların satışı karşılığında 80.000.-TL ödenmesini kararlaştırdıklarını, 40.000.-TL’yi ödemediklerini, sözleşmenin hala geçerli olduğunu, buna ilişkin irade fesadı iddiasının ise zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı – karşı davalılara kalan 40.000.-TL’nin ödenmesi için çekilen ihtarnameden sonra bu davayı açtıklarını, davacı – karşı davalıların açtığı davanın reddi ile 40.000.-TL borçlu olduklarının tespiti ve ihtar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı – karşı davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı – karşı davacının teslim ettiğini iddia ettiği malların kendisine ait olduğunu, bu yönüyle bu mallar ve dükkan üzerinde bir tasarruf hakkının bulunduğunu yasal belgelerle ispat etmesi gerektiği, bunun içinde her şeyden önce teslim edildiği iddia edilen tüm malların alış faturalarının ve bunların yasal defterlerine kayıtlı olduğunu ispat etmesi gerektiği, davalı – karşı davacı vekilinin 11.06.2015 tarihli oturumda, defter ve belge ibraz etmeyeceklerini, fotoğraflar ve internetten teslim edilen malların birkaç tanesinin değerinin ne olabileceğine dair belgelerin dosyaya sunulduğunu belirttiği, ancak dosya içinde yer alan faturanın davalı – karşı davacıya ait olmadığı gibi fotoğraflar ve benzeri belgelerin bu mal ve malzemelerin davalı – karşı davacıya ait olduğunu gösteren yasal nitelikte belge olmadığı, sözleşmede 1315-1316-1317 nolu dükkanların takımları ve ofis malzemeleri, bilgisayarlar, beyaz eşya, mutfak ve yedek parçalarının davacılara teslim edildiği belirtilmiş ise de bunların teslimine ait 213 sayılı Vergi Usül Kanunu’nda yer alan ve bu tür işlemlerde kullanılması zorunlu olan teslimle ilgili fatura ve irsaliye gibi belgelerin dosyaya sunulmadığı, davalı – karşı davacının devredilen dükkanların içindeki malların kendisine ait olduğunu ispat edemediği, faturada yer alan mal ve malzeme bedelleri dışında kalan ödenen kısım dahil, davalı – karşı davacı tarafından talep edilen paranın dava yolu ile talep edilemeyen ve verilmiş ise geri istenemeyen eksik borç niteliğindeki hava parası niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacıların, davalıya faturalandırılmış devredilen mal bedeli olan 1.180.-TL dışında kalan (dava yolu ile geri istenemeyen) 38.820,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, davalı – karşı davacının davasının reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, işletme devri sözleşmesi kapsamında belirtilen bir kısım malların davalıya değil dava dışı üçüncü kişiye ait olduğu iddiasıyla sözleşme kapsamında borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin tahsili istemine, karşı dava ise, işletme devri sözleşmesi kapsamında ödenmeyen bakiye bedelin tahsili istemine ilişkindir.
1-İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, davacının davalıya 38.820,00 TL borçlu olmadığının tespitine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Ancak somut olayda, taraflar arasında yapılan 08/12/2012 tarihli “satış sözleşmesi” başlıklı belge TBK’nın 202. maddesinde düzenlenen işletme devri niteliğindedir. Bu sözleşme uyarınca, davalı kiracı olarak faaliyette bulunduğu işletmesini bir kısım mallarla birlikte davacıya devretmiş ve bedelin bir kısmını tahsil etmiştir. Bu devirden sonra işletmenin bulunduğu taşınmaz dava dışı kiraya veren şahıs tarafından davacılardan …’ya 15.12.2012 tarihinde kiraya verilmiştir. Bu durum mal sahibinin işletmenin devrine muvafakat ettiğini göstermektedir. İşletmeyi devralan sözleşmede belirtilen malzemelerin devredene ait olmayıp, taşınmaz malikine ait olduğunu ileri sürmektedir. Ancak davacıların bu iddiasını ispatlayan delil ibraz etmediği anlaşılmaktadır.
İşletme devri kapsamında devredilen menkul mallar devredenin zilyedliğinde iken, devralana teslim edilmiş olduğu hususu ile devralan tarafından ibraz edilen fatura ve diğer deliller gözetilerek, iddia ve savunma kapsamında bir kısım malların da 3. kişiye ait olduğunun ispatlanması durumunda işletme devrini düzenleyen ve yukarıda belirtilen TBK’nın 202. maddesi değerlendirilerek asıl ve birleşen dava bakımından bir karar verilmesi gerekirken, sözleşmeye yanlış anlam yüklenilerek yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de asıl dava bakımından, davanın kabulü ile davacıların, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, davacıların talebinde olan ödemeler yönünden bir karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı – karşı davacıya iadesine, 23.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.